Yusuf Bekmezci hakkında ağırlaştırılmış müebbet istemi

İzmir'de gözaltına alındıktan sonra 23 Ocak'ta tutuklanan ve Fethullah Gülen’e en yakın isimlerden olduğu belirtilen Yusuf Bekmezci hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle iddianame hazırlandı.
Salı, 18 Şubat 2020 15:49

Fethullah Gülen’e en yakın isimlerden olduğu ve defalarca ABD’ye giderek Gülen’e kuryelik yaptığı belirtilen Yusuf Bekmezci hakkında ağırlaştırılmış müebbet istemiyle hazırlanan iddianame mahkeme tarafından kabul edildi. 

İzmir’de gözaltına alındıktan sonra çıkarıldığı mahkemece 23 Ocak’ta tutuklanan Bekmezci hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede "Bekmezci'nin, FETÖ'nün bizzat Gülen'e bağlı birkaç kişiden oluşan 'ilk mütevelli' grubunda yer aldığı, örgütün hücre tipi yapılanmasının kuruluşunu, oluşumunu ve devamını sağladığı, kurucularından ve en üst düzey yöneticilerinden olduğu silahlı terör örgütünün 15 Temmuz 2016'daki silahlı darbe girişiminden de sorumlu olduğu anlaşılmaktadır” denildi.

Bekmezci hakkında “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan hazırlanan iddianame, İzmir 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Bekmezci'nin, “FETÖ” içinde “kadim abi, irşatçı” gibi ifadelerle anıldığı belirtilen iddianamede, Bekmezci'nin, “örgüt yapılanmasında il-bölge-ülke imamlarının dahi üstünde manevi bir konumda olduğu, polis kayıtlarına göre 'Ege Bölgesi Alevi yapılanması sorumlusu' olarak bilindiği, ayrıca örgütle iltisaklı olan Türkiye'deki tüm vakıfların sorumlusu olduğuna dair bilgiler bulunduğu” kaydedildi.

İddianamede Bekmezci'nin, Gülen tarafından "Bekmezci'yi üzen beni üzmüş kadar olur" şeklinde sözlerle anıldığı ve örgüt içerisinde Gülen'in "hayır" demediği tek kişi olarak bilindiği belirtildi.

İddianamede, “FETÖ”nün ilk kurumsallaşma hareketlerinden olan Akyazılı Orta ve Yüksek Eğitim Vakfı'nın kurucuları arasında yer aldığı belirtilen Bekmezci'nin, Türkiye'nin çeşitli illerinden gelen “örgütsel bilgi, belge ve dökümanlarını” topladığı, “örgütte 'canlı kurye' olarak tabir edilen bir sıfatla ABD'ye gittiği”, “örgüt adına himmet parası topladığı, toplanan paralar arasında kendine 'özel pay' ayrılan kıdemli yönetici olduğu”, “TSK'daki öğrencilere mahrem imamlık da yaptığı” iddiaları yer aldı.