TTB: Genç bir meslektaşımız daha sessiz bir çığlık atarak aramızdan ayrıldı

Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Yakutiye Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Servisi’nde görev yapan Dr. Emre Bakırlı, 10 Eylül 2019 tarihinde nöbette yüksek dozda ilaç alarak yaşamına son verirken, Türk Tabipleri Birliği konuya ilişkin açıklama yaptı.
soL - Haber Merkezi
Salı, 17 Eylül 2019 11:03

Dr. Emre Bakırlı'nın yaşamına son vermesi sonrası Türk Tabipleri Birliği (TTB) bir açıklama yaparak çalışma koşullarının ağırlığına dikkat çekti.

"İş yoğunluğu nedeniyle bayramlarda izin alamayan, en son 1 yıl önce memleketine gelebilen Bakırlı’nın, ailesinin kendisini ziyaret etmesiyle özlem giderebildiği öğrenilmiş, Bakanlığın konu bile etmediği iş yoğunluğu, insani çalışma koşulları gibi sorunlar cenaze cemaatinde dile getirilmiştir" denilen açıklamada, sağlık emekçilerinin insanca koşullarda çalışmayı talep ettiği vurgulandı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Yakutiye Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Servisi’nde görev yapmakta olan Dr. Emre Bakırlı, 10 Eylül 2019 tarihinde nöbette yüksek dozda ilaç alarak yaşamına son verdi. Meslektaşımız Atatürk Üniversitesi’nde yapılan törenin ardından memleketi Balıkesir İvrindi Karaçepiş Köyü’nde toprağa verildi. Bakırlı’nın cenaze törenine Türk Tabipleri Birliği (TTB) adına Merkez Konseyi üyesi Dr. Mübeccel İlhan ve Balıkesir Tabip Odası Yönetim Kurulu Dr. Ersan Çıvga katıldılar.

TTB Merkez Konseyi olarak, Bakırlı’nın vefatından duyduğumuz büyük üzüntüyü bir kez daha dile getiriyor, ailesi ve yakınlarına başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz.  

İş yoğunluğu nedeniyle bayramlarda izin alamayan, en son 1 yıl önce memleketine gelebilen Bakırlı’nın, ailesinin kendisini ziyaret etmesiyle özlem giderebildiği öğrenilmiş, Bakanlığın konu bile etmediği iş yoğunluğu, insani çalışma koşulları gibi sorunlar cenaze cemaatinde dile getirilmiştir.

Yoğun ve ağır uzmanlık eğitim süreci; performans sistemiyle birlikte angaryaya dönüşmüş, hastanelerde “hazır” asistan emeği, “az gider çok gelir” zihniyeti sonucu kölelik uygulamalarını aratmayacak hale gelmiştir. 12 saate varan mesai süreleri, ayda ortalama 10 olan (7'nin üzerinde ücretsiz olan) nöbetler, azalan asistan sayısı, artan hasta sayıları genç hekimleri tükenme noktasına hızla taşımaktadır.

Bu özverili emeğe karşılık hizmet kalitesi düşen, çıkmaza giren sağlık sistemine dur demelidir Bakanlık!

Asistan hekimlerin çalışma koşulları yeniden düzenlenmeli, eğitim ve uygulama bilimsel yaklaşımla dengelenmeli, gençlerimizin, ailelerin, devletin emek verdiği bu değerleri korumalıdır Bakanlık!

Geceyi ayrı, gündüzü ayrı görmek istiyoruz!

İnsan gibi çalışmak istiyoruz!