TBB olağanüstü genel kurul çağrısını reddetti

Türkiye Barolar Birliği yönetimi, 12 baronun olağanüstü genel kurul çağrısını oy çokluğuyla reddetti. TBB yönetimi daha önce usul gerekçesiyle reddettiği çağrıyı bu kez 'olağanüstü genel kurulun seçimli yapılabilmesi, sadece başkanlık makamının boşalması durumunda olabilir' diyerek reddetti.
soL - Haber Merkezi
Cuma, 08 Kasım 2019 18:11

Türkiye Barolar Birliği (TBB), 12 baro tarafından yapılan olağanüstü genel kurul çağrısını, oy çokluğuyla reddettiğini duyurdu. 

TBB'den yapılan açıklamada karar, "8 Kasım 2019 tarihinde toplanan Barolar Birliği Yönetim Kurulu katılanların oy çokluğuyla, onu seçimli, ikisi seçimsiz olağanüstü genel kurul taleplerini hukuka aykırı bularak reddetmiştir" denildi. Söz konusu karar, "Her ne kadar sayıya ilişkin şekil şartı gerçekleşmiş olsa da, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’na ve yerleşik içtihatlara göre, olağanüstü genel kurulun seçimli yapılabilmesi, sadece başkanlık makamının boşalması durumunda olabilir. Dolayısıyla seçim talepleri hukuka aykırıdır" sözleriyle gerekçelendirildi.

'TBB HERHANGİ BİR PARTİNİN TEMSİLCİSİ OLMAMIŞTIR'

"Türkiye Barolar Birliği Başkanı ve Yönetimi, Türkiye Cumhuriyeti’nin yetkili makam ve mercileriyle kurduğu etkili diyaloglarla vatandaşlarımıza ve meslektaşlarımıza çok önemli kazançlar sağlayan Yargı Reformu’nun şekillenmesinde son derece etkili olmuştur" denilen açıklamanın bir bölümü şöyle:

Bu yol, hukuka aykırı olarak bir kez açılacak olur ise sadece Türkiye Barolar Birliği değil, her Baromuz bu tür hukuka aykırı taleplerle sürekli seçimli olağanüstü genel kurullara sürüklenme sonucunda görev yapamaz hale getirilir. Kanun koyucunun olağanüstü genel kurula ilişkin düzenlemesinde hiç kuşkusuz böyle bir amaç güdülmemiştir. Baroların ve TBB’nin organları kanunda belirlenmiş sürelerin sonuna kadar görev yaparlar. 

Olağanüstü genel kurul talebinde bulunan baro yönetim kurullarının gerekçeleri incelendiğinde, bu gerekçelerin TBB Genel Kurulu’nun yetki alanına giren somut bir hususu görüşmek amacı taşımadığı görülmektedir. Talepler; ağırlıklı olarak TBB Başkanı’nın Adli Yıl Açılış Töreni’ne katılmasına, Yargı Reformu sürecinde Cumhurbaşkanlığı ve Adalet Bakanlığı başta olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yetkili makam ve mercileri ile iletişim kurmasına ilişkindir. Bazı Baro Yönetim Kurulları ise TBB Başkanı’nın Barış Pınarı Harekâtı’na ilişki açıklamalarını da, olağanüstü genel kurul isteyen ilave kararlarında gerekçe olarak göstermişlerdir.

Barolarımızın büyük bir çoğunluğu olağanüstü genel kurul yapılmasının şartlarının oluşmadığı ve böyle bir toplantının Barolar arasında telafisi mümkün olmayacak ayrışmalara yol açacağını basın açıklamaları yoluyla kamuoyu ile paylaşmışlardır. Türkiye Barolar Birliği ve Barolarımız, kamu kurumu niteliğinde meslek örgütleridir. Siyasi parti siyaseti yapamazlar. Meslek siyaseti yapabilirler. Hukuk devletinin ve insan haklarının korunması ve geliştirilmesi de bu meslek siyaseti tanımı içerisinde Barolara ve Türkiye Barolar Birliği’ne verilmiş bir görevdir. Türkiye Barolar Birliği yönetimi herhangi siyasi bir ideolojinin veya siyasi bir partinin temsilcisi olmamıştır, olmamalıdır. 

'BARO YÖNETİMLERİ SİYASİ İDEOLOJİLERİNİ DAYATIYOR'

Olağanüstü genel kurul talep eden Baro Yönetim Kurullarının Türkiye Barolar Birliği Başkanı’nın söylemlerine ilişkin gerekçeleri, her birey gibi Anayasa’daki düşüncesini açıklama özgürlüğünden yararlanan TBB Başkanı’nın bu özgürlüğünü yok sayar niteliktedir.

Unutulmamalıdır ki, Barolar ile Türkiye Barolar Birliği ayrı tüzel kişiliklerdir. Ancak üzülerek izliyoruz ki, olağanüstü genel kurul talep eden Baro yönetimleri, Türkiye Barolar Birliği’ne kendi siyasi ideolojilerini dayatma ya da kabul ettirme yetkisini kendilerinde görebilmektedirler. Bunun kanuni bir dayanağı yoktur. 

Avukatlık Kanunu sistematiği içinde gerçekleştirilen Baro Başkanları Toplantıları ve mahalli toplantılarda her konunun görüşülme imkânı olduğu, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde sorular sorulup cevaplar verildiği halde, olağanüstü genel kurulun toplanmasının istenmesi kamu yararına da aykırıdır.