Şule Çet davası öncesi Komünist Kadınlar'dan açıklama: Asla boyun eğmeyeceğiz!

Ankara’da patronu ve patronunun arkadaşı tarafından öldürülen 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Şule Çet davasının bugünkü duruşması öncesi Ankara Adliyesi önünde bir araya gelen Komünist Kadınlar, 'Şiddete ve sömürüye asla boyun eğmeyeceğiz' dedi.
soL - Ankara
Çarşamba, 16 Ekim 2019 10:10

Şule Çet davasının bugün görülecek duruşması öncesi Ankara Adliyesi önünde Komünist Kadınlar tarafından bir açıklama yapıldı.

"Üniversitede okurken çalışmak zorunda kalan, patronun işyerindeki şiddeti yetmiyormuş gibi, elleriyle ölüme ittiği Şule Çet, 22 yaşında bu düzenin en kirli yüzünü gördü. Şule Çet’in, dün değilse bugün, şimdi, adaleti hak ettiğine inanan bizler ise, her celsede cani eylemlerine başka bir kılıf bulmaya çalışan sanıklarda patron sınıfının iğrenç ve aciz yüzüne tanık oluyoruz" denilen açıklamada, "Kuracağımız düzende, bu sömürü çarkının bizden aldığı tüm kadınlar, Şule Çet, Emine Bulut, Nadira Kadirova, Ceren Damar ve daha niceleri, en güzel resimleriyle yer alacak; bize her gün kapitalizmin ne demek olduğunu hatırlatacaklar. İşte o onurlu gün gelene dek; şiddete ve sömürüye asla boyun eğmeyeceğiz!" ifadesi kullanıldı.

Açıklama şu şekilde:

Şiddete ve sömürüye asla boyun eğmeyeceğiz!

Şule Çet davasının dördüncü duruşmasından önce, patronların oynayacakları türlü oyunlar işledikleri cinayeti örtmesin diye yine Ankara Adliyesi önündeyiz.

Duruşmanın kapalı görülmesini ve yayın yasağı getirilmesini isteyen, parayla bilirkişi raporları satın almaya çalışan, savunma diye yaptıkları konuşmalarda Şule Çet’i suçlayanların karşısında durmak için inatla ve ısrarla buradayız.

Üniversitede okurken çalışmak zorunda kalan, patronun işyerindeki şiddeti yetmiyormuş gibi, elleriyle ölüme ittiği Şule Çet, 22 yaşında bu düzenin en kirli yüzünü gördü. Şule Çet’in, dün değilse bugün, şimdi, adaleti hak ettiğine inanan bizler ise, her celsede cani eylemlerine başka bir kılıf bulmaya çalışan sanıklarda patron sınıfının iğrenç ve aciz yüzüne tanık oluyoruz.    

Bizi buraya, hem de dördüncü kez getiren bu düzen, Şule Çet’in, Emine Bulut’un, Nadira Kadirova’nın, Ceren Damar’ın ve ismini sayamadığımız diğer kadınların ölümünden sorumludur. Bizi buraya dördüncü kez getiren bu düzen, artık herkesin bildiği gerçeğin bile çarpıtılmasına göz yumabilecek kadar adaletsizdir. Bizi dördüncü kez buraya getiren bu düzen, Nadira’nın ölümünden sorumlu olanlardan hesap sordurmayacak kadar patron sevicidir. İşte bu düzen, Emine Bulut’un ölümünden sonra bu şiddete dur diyemeyecek kadar eşitsizdir.

Bu düzene rağmen bizi buraya getiren ise “böyle gitmez” diyebilen irademizdir. Kadına şiddete, sömürüye, bu eşitsizliğe, patron düzenine “hayır” demekte ısrar edecek, her geçen gün “hayır” diyenlerle daha da büyüyeceğiz. Bu adaletsiz ve eşitsiz düzeni ve onu sürdürmeye çalışanları yenecek, şiddeti ve sömürüyü beslemeyen bir düzen kurmak için büyüyeceğiz. Kuracağımız düzende, bu sömürü çarkının bizden aldığı tüm kadınlar, Şule Çet, Emine Bulut, Nadira Kadirova, Ceren Damar ve daha niceleri, en güzel resimleriyle yer alacak; bize her gün kapitalizmin ne demek olduğunu hatırlatacaklar. İşte o onurlu gün gelene dek; şiddete ve sömürüye asla boyun eğmeyeceğiz!