RÖPORTAJ | Kürt mahallesinde uyuşturucu ve siyaset

Azad, Mersin'in Yeni Pazar mahallesi 'sakinlerinden.' Yakılan köylerini ve ölçüsüz yoksulluklarını geride bırakarak Mersin'e göçmüş Kürt emekçilerinin yoğunlaştığı mahallelerden biri Yeni Pazar. Azad'la kurtulma çabasında olduğu uyuşturucuyu, uyuşturucu çevresinde oluşan küçük ekonomiyi ve politikayı konuştuk.
soL - Özkan Öztaş / Umut Araz
Pazartesi, 04 Kasım 2019 14:12

Mersin'in Yeni Pazar mahallesi "sakinlerinden" Azad. Siirtli. Şu efsane (!) 90'lı yıllarda köy yakmaların ve yoksulluğun Mersin'e sürdüğü Kürt emekçileri yoğunlukla yaşıyor Yeni Pazar'da. 

Azad eski bir uyuşturucu müptelası. Memleketin her yerinde hızla yayılan iptilanın esiri olmuş bir dönem. 

Şimdi kurtulma çabasında. Uzun süre madde bağımlılığı için tedavi gören Azad'la konuştuk.

KULLANAN VE SATAN İNSANLARDAN BİR ÇEVRE...

Azad, uyuşturucu ile tanışmasını şu şekilde anlatıyor: “On dört ya da on beş yaşındaydım herhalde. Çalıştığım bir yerde ustamı içerken görüp merak etmiştim. Usta bu ne deyip tadına bakmıştım. İlk kez o zaman kullandım. Birkaç sene sonra girdiğim arkadaş ortamlarında daha fazla görmeye başladım. Tek tük birkaç kullanımdan sonra sinirlendiğim, canımın sıkıldığı, mutlu olduğum anlarda kullanmaya başladım. Daha sonra kullanan ve satan insanlardan bir çevrem oluşmaya başladı. O çevreyle daha fazla içli dışlı oldukça kullanma sıklığım arttı.”

Önce esrar ile başladığını söylüyor. İlerleyen zamanlarda kimyasal olan pek çok türü denediğini ekliyor sözlerine. Esrarın "kimyasal" sayılmadığını, hap ve türlerinin kimyasal sayıldığını anlatıyor ve bu vesile ile bu tanımlamaların aslında esrar kullanımı için bir normalleştirme çabası olduğunu söylüyor. “Konu güzel güzel esrar içen gençlerin yoldan çıkıp kimyasal uyuşturuculara bulaşması değil, esrar gibi doğal lanse edilen şeyin bu sürecin ilk basamağı olması” diyor.

'CEBİMDE TOMAR TOMAR PARAYLA GEZDİM O SIRA'

İşsizliğin, çürümenin ve toplumsal hayatın dışına itilmişliğin zemin hazırladığı başlıklardan biri olan uyuşturucu bağımlılığı tam da Yeni Pazar gibi, yoksul emekçi mahallelerinde yaygınlık kazanıyor. Elbette sadece buralarda yaygın değil ama bu mahallelerde emniyet güçleri tarafından da sıkı bir denetimden geçmediği anlaşılıyor, üzerine biraz konuşulunca"Ben tam olarak torbacılık yapmadım. Taşımacılık, aracılık yaptığım oldu. Fakat tam anlamıyla gün boyu köşe başında durup satıcılık yapmadım. O işlerden bana düşen bile yevmiyemin onlarca katıydı. Cebimde tomar tomar parayla gezdim ara sıra. Torbacılık yapmak kolay para kazanabilmenin bir yolu olarak gösteriliyor insanlara. İstediğin yemeği yemek, lüks arabalara binmek, istediğin kadar uyuşturucu kullanmak… Bir yerde 12 saat çalışarak kazanacağım paranın üç dört katını birkaç saatte kazanabiliyordum” diyor Azad.

Yeni Pazar gibi bir sürü mahalle var Adana ve Mersin'de. Sakinlerinin önemli bir çoğunluğu 90'lı yıllarda Kürt illerinde yaşananlar sonrası gelip yerleşmişler mahallelerine.

"Uyuşturucu kullanımı ben çocukken (2000'li yılları kastediyor) buralarda yaygın değildi. İçen çok nadir insan vardı. Onlar da marjinal örneklerdi, popüler bir mevzu değildi. Zaten benim sürekli kullanımım mahallenin dışında başlamıştı. 2006 - 2007 gibi bizim mahallede de yaygınlaşmaya başladı. 2010 gibi bir tarihte mahalle uyuşturucunun merkezi olmuştu. Yılbaşlarında torbacıların önünde araba kuyruklarının olduğu, evlerin içinde baskınlarda kaçabilmek için tünellerin olduğu zamanlardı o zamanlar. Mersin’de Çay, Çilek, Demirtaş, Yeni Pazar uyuşturucunun döndüğü yerler haline geldi."

 Yeni Pazar Mahallesi'nin google haritalardaki görünümünden bir bölüm. Mavi yollar, sokak görüntülerini işaret ediyor. Yeni Pazar'ın her bir köşesi fotoğraflanmış yani! Bu bir tesadüf olabilir mi? Olabilir elbette... Olmayabilir de!

'SİYASETLE UĞRAŞMAYIN GERİSİNİ HALLEDERİZ'

Azad’ın bahsettiği bu semtlerin hepsi de esasında gençlerin hızlı politikleştiği, siyasetle haşır neşir olduğu semtler. Bu semtlerde solcuların aldığı nefesten haberinin olduğunu söyleyerek övünen emniyet mensuplarının uyuşturucu ticaretinden habersiz olmaları mümkün değil. Azad ise “herkes bilir burada, uyuşturucu bu mahallelere gençler politikleşmesin diye devletin bir müdahale unsuru olarak geldi” diyor. Politikleşen gençlere yıllarca ceza verilirken sabah göz altına alınan torbacılar akşam olmadan serbest bırakılıyormuş. Bu da doğal olarak uyuşturucu kullanımının meşru bir hal almasına vesile oluyor. Tabi sohbetimiz uyuşturucu kullanımı üzerine ilerliyor ancak konu uyuşturucuyu da içeriyor hırsızlığı da. Polisler açıktan "siyasetle uğraşmayın gerisini hallederiz" diyerek açık çek veriyor gençlere.

"Zaten en başlarda böyle değildi. Mahallede siyaset güçlüyken yavaş yavaş sokuldu uyuşturucu. Siyaset zayıfladıkça da yaygınlaştı. Politik insanlar uyuşturucu kullanmaz hem hepsi karşıdır zaten niye kullansınlar ki. Mahallenin siyasi gençlerinin hepsi cezaevlerine girdi. Sonra ortalık sahipsiz kalınca her yerde yaygınlaştı. Devletin de işline geliyordu herhalde. Çünkü uzun zaman göz yumuldu. Göstermelik baskınlar yapılıyordu ama herkes önceden biliyordu baskınların olacağını, önlemler alınıyordu. O yıllarda (2010 sonrası) her sokağın köşesinde torbacılar açıkta duruyordu artık."

O zamanlar konu basına yansıyınca operasyonların kıvamı değişiyormuş. 2016 yılındaki bir operasyonda mahallede ciddi bir temizlik yapılmış. Azad bunu, “isteyince ortadan kaldırabiliyorlar” diye özetliyor. “Gördük ki devletin uyuşturucu kullanımını bitirme gücü varmış” diye ekliyor.
 

*Röportaj yapılan kişinin güvenliği gözetildiği için ismi müstear olarak yer almaktadır.