O hastanede bir 'hayalet' dolaşıyor: Bahçeli'nin 'Ecevit tarifesi' korkusu

AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başdanışmanlarından Yiğit Bulut'un açıklamaları üzerine ateşlenen tartışma Bahçeli'nin sağlık durumuyla ilgili yapılan spekülasyonları da artırdı. Haberal'ın hastanesi güvenilir mi? Bahçeli hastaneden çıkarıldı mı? Aslında Yiğit Bulut'un mesajlarının arkasında Erdoğan mı var?
soL-Yavuz Karamahmutoğlu
Salı, 08 Ekim 2019 11:28

Orhan Gökdemir yıllar önce Ecevit'in görevden alınması için atılan adımlara dair şunları yazmıştı "Ecevit hükümetinin devrilmesinin en ateşli savunucularından biri Hasan Cemal’di. Daha Ecevit Hükümeti ayaktayken, Anadolu yollarına düşmüş DSP’nin başına kim gelmeli araştırmasına çıkmıştı. Şimdi yandaştır. Ardından büyük basın ve sermayenin, yüksek komutanların ağır baskısı geldi. Ecevit hastanede rehin tutuldu, yerine gıyabında tayin yapıldı ve Ecevit hükümeti bitirildi. Ecevit gidecek, yerine kim gelirse gelsin Irak müdahalesinde Türkiye’nin ABD’nin yanında yer almasını sağlayacaktı. Darbe budur." 

Bülent Ecevit'in hastanede yanlış tedavi gördüğü iddiaları işte o günlerde başladı. Ecevit'in uzun süre koruma müdürlüğünü yapan, sonra da DSP'den milletvekili olan Recai Birgün, Silivri mahkemesinde, Mehmet Haberal aleyhine iddialarda bulunmuştu. Haberal'ın Ecevit hakkında "İş yapamaz" raporu vererek, onu, görevden uzaklaştırmayı planladığını ileri sürmüştü. Sağlık sorunlarının farkına varan bazı çevrelerin Ecevit'ten kurtularak yerine Hüsamettin Özkan'ı getirmek istediği de o dönem iddialar arasındaydı. Ayrıca Ecevit'in, Haberal'ın hastanesinden, eşi Rahşan Ecevit'le birlikte kaçarcasına çıktığı da, o dönem gazetecilerin birbirlerine fısıldadıkları bir haberdi.

"Ecevit'i iyileştiren isim" olarak bilinen Doktor Mücahit Pehlivan, Ergenekon davasının 10 Temmuz 2012 tarihli duruşmasında tanık olarak dinlenirken, Mehmet Haberal'ın Başbakan Ecevit'e uyguladığı 'kortizon tedavisi'ni kendisinin sonlandırdığını ve Ecevit'in birdenbire iyileştiğini söylemişti. Ve devamında Başbakanlık'ta gizlice tedavi ettiğini, Kortizona devam edilseydi, yürürken kemiklerinin kırılıp felç olabileceğini iddia etmişti.

Haberal, "45 yıllık meslek hayatımda belgesiz, raporsuz tedavi görmedim" diye konuşmuştu. 

Ecevit'in tasfiye edilme süreci, 3 Kasım 2002'de Türkiye'nin 2 partili döneminin de kapılarını araladı. 

Haberal'ın hastanesi bir kez daha benzer bir tartışmayla gündeme geldi. AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başdanışmanlarından bir dönem Türkiye Varlık Fonu'nun da yönetiminde yer alan Yiğit Bulut, Bahçeli'nin sağlık durumuyla ilgili Haberal'ın hastenesini işaret eden açıklamalar yaptı. 

Bulut, Başkent Hastanesi kurucusu Prof. Dr. Mehmet Haberal hakkında "O adama hayatım boyunca güvenmedim" dedi: “Bir noktanın da altını çizmeliyim; 2001 krizi ve Mehmet Haberal’ın hastanesine teslim edilen Ecevit! Ve sonrası yaşananlar! Bu Haberal denilen adama hayat boyu güvenmedim, güvenmem… Eğer sayın Bahçeli hala ordaysa acilen başka hastaneye nakil edilmeli! Bunu bu konuda çok şey bilen, bizzat yaşayan bir Türk vatandaşı ve bir Türk milliyetçisi olarak söylüyorum! Bu Haberal denen adam Türk milletine asla iyilik yapmaz! Yapamaz!”

Tepkiler yükselince "değerli büyüğüm Semih Yalçın'ın ricası üzerine tweetlerimi sildim" açıklaması yapan Bulut'a Erkan Haberal ve MHP Milletvekili Cemal Enginyurt,  "ayyaş" diyerek tepki göstermişti.

Bu gelişmeler yaşanırken Odatv'de Sabahattin Önkibar bugünkü yazısında "Ankara’da kiminle konuştuysam şunu söylüyor" diyor ve ekliyor: “Bahçeli, iki dönemdir  partisinden milletvekili listesine koyduğu ve çok sevdiği bir isim olan Erkan Haberal’ın babası Mehmet Haberal’ın hastanesinden vazgeçip  aniden devlet  hastanesine gidiyorsa bu ancak en yukarının telkini ve tavsiyesi ile olur…” 

Bahçeli'nin sağlık durumu belirsizliğini korurken, hastane değişikliği işaretleri Erdoğan'da toplanmış oldu. Başkent Hastanesi polemiği Ankara'da devam edeceğe benziyor.