Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Muhalif avukata ruhsat yok: Ruhsatlara el konulması da gündeme gelecek

'Derdest kovuşturmalarımız olması ya da KHK ile ihraç edilmiş olmamız gibi keyfi ve hukuka aykırı nedenlerle avukatlık stajımıza başlatılmıyoruz. Stajımızı bitirince ruhsat alamıyoruz, hatta avukatlık ruhsatımızı almış olsak bile ruhsatımız iptal ediliyor. Bu haksızlığa maruz bırakılmamızın temel nedeni aslında AKP’ye muhalif olmamız...'

Ali Ufuk Arikan

Yayın Tarihi: 07.03.2019 , 12:01 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:11

Avukatlık stajını tamamlayan ve ruhsat başvurusu yapan Ulaşcan Kurt ve Barış Barışık'ın talepleri Adalet Bakanlığı tarafından reddedildi.

Bakanlığın kararı sonrası gözler Barolar Birliği'ne çevrilirken, avukatlar Ulaşcan Kurt ve Barış Barışık soL'a açıklamada bulundu.

Haklarında başlatılan kovuşturmalar gerekçe gösterilerek atılan bu adıma tepki gösteren Kurt, Ruhsat vermeme meselesinin bununla sınırlı kalacağını ummak gerçekçi olmayan bir iyimserlikten ibaret olacaktır. Bu duruma karşı güçlü bir ses çıkarılmazsa mevcut muhalif avukatların ruhsatlarına da el konulması da gündeme gelecektir. Hatta bu sürecin sonunda meslek örgütümüz olan Baroların tamamen AKP’nin kendi siyasal kurumları haline gelmesinin de önü açılacaktır" derken, Barışık ise, "Adalet Bakanlığının vermiş olduğu kararı mesleğe yönelik bir saldırı olarak değerlendirilmelidir. Avukatlar Adalet Bakanlığı’nın memuru değildir. Türkiye Barolar Birliği’nin avukatlık mesleğine ve meslektaşlarına sahip çıkarak Adalet Bakanlığı’nın kararına direnmelidir" ifadelerini kullandı.

İki avukatın soL'un sorularına verdiği yanıtlar şöyle:

BAKANLIK DAVALARI GEREKÇE GÖSTERDİ, ONAY VERMEDİ

Avukatlık ruhsat başvurunuz reddedildi, gerekçesi ne oldu bu adımın?

Ulaşcan Kurt: Durumu en başından kısaca özetlemek gerekirse; Adalet Bakanlığı hakkınızda devam eden kovuşturmalar varsa Avukatlık Kanunu 5/3'ü gerekçe göstererek avukatlık ruhsatı almanızı uygun görmüyor. Sonrasında dosyanız Türkiye Barolar Birliği’nin önüne gidiyor ve TBB ya önceki kararında direnip size ruhsatınızı veriyor ya da Bakanlık görüşüne uyup bekletme veya ret kararı veriyor. TBB’nin direndiği koşulda ise Bakanlık ruhsat iptal davası açıp ruhsatınızı çok kısa bir sürede elinizden alıyor. Yani Bakanlığın avukatlığa uygun görmediği kişiler neredeyse hiçbir koşulda avukatlık yapamıyor.

Benim durumum da bundan ibaret aslında; hakkımda devam eden kovuşturmalar gerekçe gösterilerek ruhsat başvurumun mevcut kovuşturmalar sonlanana kadar bekletilmesine karar verildi. 

Barış Barışık: Adalet Bakanlığı tarafından avukatlık ruhsat başvurum onaylanmayarak Türkiye Barolar Birliği’ne geri gönderildi. Ruhsatımın onaylamamasının nedeni hakkımda devam eden davalar gerekçe gösterildi. Ayrıca hakkımda dava olması sebebiyle ruhsat verilmemesi, masumiyet karinesi ilkesine aykırılık teşkil ediyor. Daha davalar sonuçlanmadan, hüküm alınmadan ‘suçlusun’ diyorlar. Önümüzdeki günlerde TBB yönetim kurulu ruhsat başvurum hakkında nihai kararı verecek. 

'AVUKATLIK ADALET BAKANLIĞI'NIN MEMURLUĞUNA İNDİRGENİYOR'

Stajınızı tamamlayıp hukuk mücadelesine başlamadan hemen önce karşı karşıya kaldığınız bu hukuksuzluğa ilişkin neler söylemek istersiniz?

Ulaşcan Kurt: Masumiyet karinesi ihlal edilerek çalışma hakkımız engelleniyor. Avukatlık, Adalet Bakanlığı'nın memurluğuna indirgenmeye çalışılıyor. Mesleğimizi icra edip edemeyeceğimize kendi rızamız dışında karar veriliyor.

Derdest kovuşturmalarımız olması ya da KHK ile ihraç edilmiş olmamız gibi keyfi ve hukuka aykırı nedenlerle avukatlık stajımıza başlatılmıyoruz. Stajımızı bitirince ruhsat alamıyoruz, hatta avukatlık ruhsatımızı almış olsak bile ruhsatımız iptal ediliyor.

Aslında gerekçe olarak gösterilen Avukatlık Kanunu ve söz konusu maddeleri yıllardır mevcut olmasına rağmen Türkiye Barolar Birliği ve Adalet Bakanlığı’nın bu gerekçelere dayanarak ruhsat istemini reddetmesi veya bekletme kararı vermesi kuşkusuz bu durumun yalnızca hukuki değil asıl olarak siyasi bir karar olduğunu kanıtlar nitelikte.

Bu haksızlığa maruz bırakılmamızın temel nedeni aslında AKP’ye muhalif olmamız. Zaten hakkımda derdest olan kovuşturmaların hepsi sosyalist olmam nedeniyle tarafıma açılan davalardan ibaret. Hiçbir hukuki dayanağı olmayan tamamen siyasi yargılamalar yani.

Ulaşcan Kurt

Barış Barışık: Adalet Bakanlığı’nın vermiş olduğu karar açıkçası şaşırmadım. Bugün siyasal iktidar –tek adam rejimi- hayatımızı tamamen kuşatmakta; yargısıyla polisiyle kendisi gibi düşünmeyen ve itaat etmeyen insanlara yaşama imkanı vermemekte. Bu sebeple asılsız isnatlarla hakkımda birçok davalar ve soruşturmalar açıldı. Şu anda da çalışmama ve mesleğimi icra etmeme engel oluyorlar. Ruhsatı alayım veya almayayım elimden geldiğince her zaman itiraz etmeye devam edeceğim. 

Barış Barışık

AVUKATLARIN İKTİDARA İTAAT ETMESİNİ İSTİYORLAR

Bugün sizi hedef alan bu adım daha sonra hukuk fakültesinde okuyan ve AKP’ye muhalif olan herkesi hedef alabilecek bir adım, buna ilişkin değerlendirmeleriniz nedir?

Ulaşcan Kurt: Bu ruhsat verilmemesi durumunun aslında çok yönlü bir planın parçası olduğunu görmek gerekiyor. Bir yandan OHAL ile birlikte ortaya çıkan güvenlik soruşturması bahanesiyle neredeyse hukuk alanı da dahil bütün çalışma yaşamında muhalif olan hiç kimseye yaşam hakkı tanınmazken bir yandan da avukatlığa yapılan bu saldırının bir başka boyutu daha var. 

Avukatlık; yargının üç sac ayağından biri olan savunmayı temsil ediyor. Şu an zaten Türkiye’de yargıya olan güvensizlik zirveye ulaşmış durumda. Yargılama ve iddia makamlarının artık neredeyse tamamen AKP iktidarının güdümünde olduğunu söylemek mümkün. Diğer sac ayağı olan savunma makamı ise halen mevcut muhalifliğini koruyabilme potansiyeline sahip. 

Yargılama makamlarının bağımlılaştırılmasının karşısında savunma makamı bir şekilde dik durabiliyor. Savunma makamının tarihsel özelliği zaten yargılamanın tarafsız ve adil bir şekilde yapılmasını sağlamak. Eğer savunma makamı, yargılama makamı karşısında görece özerkliği sağlayamazsa avukatlık ya da savunma makamının kendisi de yok olmaya doğru gidecektir, konunun bu yönüyle de düşünülmesi gerekiyor. Yani bir çeşit engizisyon yargısına dönüşün kapısı aralanıyor ve bu çok tehlikeli bir durum.

Barış Barışık: Bugün AKP’ye muhalif olan mücadele eden birçok insan gözaltılara ve tutuklamalara maruz kalıyor. Bunların yanında AKP bugün insanların çalışmasını engellemeye çalışıyor. Binlerce ihraç, güvenlik soruşturmaları vb. sebeplerle insanlar mesleklerini yapamıyor. Yani insanlar bugün açlıkla baskı altına alınmaya çalışılıyor. Yargının üç saçağından biri olan savunmayı yok etmek için kendine itaat eden avukatlar istiyorlar. Avukatlık mesleğini, savunmayı yok eden, iktidara bağımlı hale getiren, avukatları korkutarak, ruhsatlarıyla tehdit ederek kontrol altına almaya çalışıyorlar. 

MUHALİF AVUKATLARIN RUHSATLARINA EL KONULMASI DA GÜNDEME GELECEK

Bundan sonraki sürece ilişkin neler söylemek istersiniz? Baro’ya bir çağrınız var mı?

Ulaşcan Kurt: Bundan sürece ilişkin söylenecek fazlasıyla şey var ancak birkaç tanesini söylemek elzem görünüyor. Öncelikle ruhsat vermeme meselesinin bununla sınırlı kalacağını ummak gerçekçi olmayan bir iyimserlikten ibaret olacaktır. Bu duruma karşı güçlü bir ses çıkarılmazsa mevcut muhalif avukatların ruhsatlarına da el konulması da gündeme gelecektir. Hatta bu sürecin sonunda meslek örgütümüz olan Baroların tamamen AKP’nin kendi siyasal kurumları haline gelmesinin de önü açılacaktır.

Çeşitli illerde benimle aynı durumda olan ya da başka nedenlerle avukatlık yapamayan birçok arkadaşımız var. Tabii bunlar bildiklerimiz, bir de bilmediklerimiz var. Sonraki sürece ilişkin yapılması gereken en temel şey sanırım bu durumun duyurulmasını sağlamak olacaktır. Ben kendimize “Ruhsatsızlar” demeyi ve bu isimle örgütlenmeyi önümüze koymamız gerektiğini düşünüyorum. En fazla ihtiyacımız olan şey dayanışma ve birlikte mücadele zeminleri yaratma aslında.

Bizden hakkımız olanı elimizden alıp susmamızı ve itaat etmemizi istiyorlar. Ancak biz Saray’ın değil işçilerin, yoksulların, kadınların yani toplumun bütün ezilen kesimlerinin avukatlığına talibiz. O yüzden uslu çocuk olmaya niyetimiz yok, bu da mücadelenin bir parçası ve hakkımız olanı alana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz.

Son olarak; bu zor dönemde bizimle dayanışma gösterip sesimizi daha geniş kitlelere duyurmamıza yardımcı olduğunuz için size sonsuz teşekkür ederim.

Hep birlikte mücadele etmeye devam, dayanışmayla…

Barış Barışık: Adalet Bakanlığının vermiş olduğu kararı mesleğe yönelik bir saldırı olarak değerlendirilmelidir. Avukatlar Adalet Bakanlığı’nın memuru değildir. Türkiye Barolar Birliği’nin avukatlık mesleğine ve meslektaşlarına sahip çıkarak Adalet Bakanlığı’nın kararına direnmelidir.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.