Kızıl Meydan'da bir kadın Dengbêj: Bizim Sûsik

Sovyetlerde resmi olarak tanınan ilk Kürt sanatçı Sûsika Simo karanlığı yırtıp atan, geleceğe umut olan kadınlar içerisinde başı çeker. Toplumun geçmişte barındırdığı tabuları yırtıp atarak, mücadelesini sanatla taçlandırır. 1977’de Erivan’da yaşamını yitiren sanatçının yaşam öyküsünü ilginize sunuyoruz.
soL - Birol Korkmaz
Pazar, 19 Ocak 2020 15:14

Sûsika Simo, 1925 yılında Elegez’e bölgesinde Ahbaran’a bağlı Mîrek köyünde, Êzidî bir ailede gözlerini açar dünyaya. Sûsika Simo doğduktan kısa süre sonra ailesi Ermenistan’ın Türkiye sınırındaki Gümrü’ye göç eder. Sovyetler de doğup büyüyen Sûsika Simo, eğitimine Gümrü de başlar. Erivan Üniversitesi’nde tıp eğitimini tamamlar. Üniversite yıllarında sosyalist düşünceyle tanışır ve sosyalizm üzerine kesintisiz okumalar yapar. 

Daha o yıllarda keskin, inançlı bir sosyalist olarak kadın aydınlanmasına yönelir. Birkaç yıl bir hastanede doktor olarak çalıştıktan sonra kendi isteğiyle aydınlanma hareketine girmek üzere hastaneden ayrılır ve Kürt halkının arasına katılır. İçindeki asiliğin hastanenin duvarlarına sığmayacağını çok erken yaşta anladığı için Ekim Devrim’in rüzgârına kanat açar. Çünkü yüreğinin sesi sanki ona gelecekten ezgiler fısıldıyordur. 

KÜRTLER'İN İLK KADIN DENGBEJİ

İş yaşamında zorluklarla karşılaşmamıştı ama hep kendini eksik hissetmişti. O eksikliğini hissettiği şey klamlardan, stranlardan gelip onu bulmuştu. Sosyalist mücadeleye katkı koymanın yollarını arıyordu. Yüreğindeki sesi dinlemişti ama toplum gerçeği ile yüzleşmesi kavga etmesi gerekiyordu. Dengbêjlik genel olarak erkekler ile bilinen, erkekler arasında yaygın bir beceriydi. Bu kavgasında, mücadelesinde onu sosyalizm mücadelesi ve Sovyetler Birliği dışında destekleyen başka bir şey yoktu. Ülke topraklarında var olan Sovyet yönetimi, kadın ve erkeğin eğitime ve tüm sosyal ve kültürel haklara eşit erişimini, toplumsal eşitliği esas aldığından kadınlar, aşiret ve feodal düzene karşı güçlenmişti. Sosyalizmin yarattığı bu ortamda Sûsika Simo karanlığı yırtıp atan, geleceğe umut olan kadınlar içerisinde başı çeker. Yaşadığı coğrafyada bir ilke imza atar. Toplumun geçmişte barındırdığı tabuları yırtıp atar. Mücadelesini sanatla taçlandırır.

1946 yılında 21 yaşındayken ilk kez sahneye çıkar ve Kürtçe , Ermenice ezgiler seslendirir. Sovyet Sosyalizm’in Kürt Halkına ve bölge halklarına büyük armağanı olan Erivan Radyosu’nda ezgilerini seslendirmeye, programlar yapmaya başlar. Sovyetlerde resmi olarak tanınan ilk Kürt sanatçı olur, Kürtlerin ilk Kadın Dengbeji. Sesiyle geleceğe umut saçan bu kadın tarihe, Kürt kültür ve sanat tarihinde tabuları yıkan bir isim olarak geçer. Kavalın Miri Egîdê Cimo ve Erivan’ın  bülbülü Karapetê Xaço’nun sesi çoğu zaman onun yürek sesine eşlik eder, Erivan Radyosu’nda. Sanat icrasını dengbêjlikle sınırlı tutmaz, iki grup kurarak opera ve bale tarzında sanatını icra eder. Aynı şekilde Elegez’de tiyatro gruplarıyla tiyatrodan önce veya sonra sahne alarak Anonim Kürt Halk şarkılarını seslendirir. Şarkı seslendirmek kadar halay ve folklora da meraklıdır Simo, halay gruplarına da hocalık eder.

Sûsika Simo, Ermeni Kulya Neftalyan ile tanışır ve bir süre sonra evlenirler. Sûsika Simo Êzidî bir kadındır ve inanışlarına göre bir Ermeni’yle evlenmesi sakıncalıdır. Bu yüzden bu evlilik çevresini rahatsız eder. Ancak Sûsika Simo, bilgisiyle, sesiyle kendini Kürt halkına kabul ettirmiştir. Sadece Ermenistan’da değil, aynı zamanda Gürcistan ve genel olarak Sovyet ülkelerinin çoğunda yıldızı parlamıştır. Sovyet Halklarına Kürt kültürünü tanıtmayı, sevdirmeyi başarmıştır. O, sahneye çıkmış ve ezgilerini, şarkılarını Ermenice ve Kürtçe seslendirmiştir. Eşi Kulya Neftelyan ise bu mücadelesindeki en kıymetli destekçilerden olmuştur.

KIZIL MEYDAN KONSERİ

Sovyet topraklarında tanınması ve sevilmesi sağlayan Kızıl Meydan’da verdiği büyük konserlerdi. Kızıl Meydan’da ilk kez konser vermeden önce Wezîrê Eşo, "Riya Teze" gazetesinde "Bizim Susık" başlığıyla bir yazı yayımlamıştı. Yazıda, “Onu geleneksel bir kadın gibi hayal etmeyin. Sahnelerde gösterdiği artistik performans büyük bir hayranlık uyandırırdı. Yani müzik kulağı ve parça seçiciliği muhteşem bir sahne performansı ile birleşince sadece Erivan radyosunda değil kısa sürede Kafkaslarda üne kavuştu" diye yazmıştır.

Sûsika Simo 1977’de Erivan’da yaşamını yitirir. Geriye insanın yüreğini okşayan sesini, mücadeleci ruhunu ve Ekim Devrim’in öncüsü Lenin’e yazdığı eserleri bırakır.

En bilineni Leninê Mezin (Büyük Lenin) eseridir.

Gelê Sovyetê tevda bira ne

Emrê teze re bi eşqû xûşane

Leninê  mezin tim li bîravane...

 

Niha ji emrê xwe em nakin gazîn

Edlaya dinê hemû dixwazin

Çawa  qîz û xort

Wîsa jî mezin

Em ji partîya xwe

Gellêk razî ne

Karê partîyê ji mere mizgîne

Xer û xweşîyê ji mere tîne

 

BÜYÜK LENİN

Sovyet halkları hepsi kardeştir

Genç ömürlere aşk ve sevgi ile doludur

Büyük Lenin

Her daim akıllarındadır

 

Şimdi şikayetimiz yok yaşantımızdan

Hepimiz adil bir dünya istiyoruz

Genç kızlar ve erkekler gibi

Yetişkinlerin de istediği  budur

 

Biz partimizden çok memnunuz

Yaptığı bütün işler müjdedir bize

Güzelliği ve aydınlığı getirir bize

Söz: Sûsika Simo

Çeviri: Fidel Ferit