HDP MYK toplantısından sonra Suruç açıklaması

HDP Eş Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, MYK toplantısı sonrası açıklama yapıyor:
Haber Merkezi
Salı, 21 Temmuz 2015 13:43

Suruç Katliamı sonrası HDP Eş Başkanları basın toplantısı düzenledi.

Demirtaş'ın açıklaması şöyle:

Halen bazı yerlerde bu tecavüz ordusu rahatlıkla kullanabiliyor. Ama bu devrimci öğrencilerin götürdüğü oyuncaklar sınırdan geçemedi. Vermek istedikleri mesaj gitti ama.

Saldırganların arkasındaki güçleri ortaya çıkarmak yarım günlük iş. Katliamları unutmuyoruz. Roboski'de 34 kişinin katili kim, emri veren kim yarım günde bulabilirdiniz.

Gezi Direnişi'nde öldürülenlere ilişkin emri verenleri bulmak hiç zor değildi. Ceylan Önkol, Uğur Kaymaz...

Tek bir suçlu yok ortada. İşin içine devlet bulaşmışsa fail yok ortada. Bir olalım diyenler bir arada olalım da mağdur olan hep halk, hep biz, devleti siz yönetiyorsunuz.

Önce işlediğiniz suçların hesabını verin.

28 arkadaşımızın cenazeleri morgtan alındı, 4 arkadaşımızın kimlikleri henüz tespit edilemedi.

Ülkenin her yerinde cenazeler olacak, vicdanı olan herkesi bu devrimcileri şanına yakışır şekilde uğurlamaya çağırıyorum.

TBMM'yi olağanüstü toplantıya çağırıyoruz. Üç temel gündemle toplantıya çağırıyoruz. Birinci gündem Çözüm Süreci olmalı. İkinci gündem Rojava politikası olmalı. Üçüncü gündem dış politika ve IŞİD olmalı.

Partimizin güvenlik tedbirleriyle ilgili de konuştuk. Genel merkezimiz kurşunlandı, iki binamız havaya uçuruldu, mitingimize saldırı oldu.

Partiye genelge yollayacağız, şüpheli kişilerin üzeri aranmalı. Partiye gelen şüpheli paketler alınmamalı.

İbadethaneler, camiler, cemevleri ya da diğer ibadet yerlerinde güvenlik tedbiri almalı.

Bu tecavüz, barbar ordusunun elini kolunu sallayarak tehdit etmesine izin verilmemeli.

Bizim bu çağrımızı silahlanma çağrısı olarak sunanlar halkın IŞİD'e karşı duyarlı olmasına karşıdır.

Başbakan deklarasyon çağrısı yapıyor. Şunu soruyoruz, Dolmabahçe mutabakatı ne oldu? Biz arkasındayız, sahipleniyoruz. Siz daha o deklarasyona sahip çıkamazken yeni deklarasyon çağrısının bir anlamı yok.

Hafta sonunda IŞİD barbarlığına karşı büyük bir yürüyüş planlanacak. Barış Bloğu tarafından yapılacak bu çağrı, barış sloganı ve barış bayraklarıyla eylem yapılacak.

Kendilerine milliyetçi diyenler bir katliama ilişkin açıklamada bile amasız ancaksız cümle kuramıyor. Tarihlerinde siyasi tek bir açıklama yok, küfürsüz açıklamaları yok. 


Figen Yüksekdağ'ın açıklamaları:

32 genç kardemişiz katledildi. O 32 can ve şu an yaralı olan yaklaşık 150 kardeşimiz Suruç'a Kobani'ye barış götürmek, çocuklara oyuncak götürmek için yola çıkmışlardı. Bu kadar insani, bu kadar soylu bir hareketin kolu olarak yola çıktıklar. 

Ne yazık ki siyasette soysuzlaşma yaşanacak olumsuzlıkların en kötüsüdür. Siyaset insandan koparılıyor.