Gülistan Doku’yu arama çalışmalarıyla ilgili rapor yayımlandı

Dersim'de 5 Ocak'tan bu yana kayıp olan Gülistan Doku’ya hâlâ ulaşılamadı. Bölgede incelemelerde bulunan Diyarbakır Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Ağı heyetinin yayımladığı raporda önemli tespitler yapıldı.
Salı, 21 Ocak 2020 14:43

5 Ocak’tan bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun arama çalışmaları sürerken Diyarbakır Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Ağı, bölgede incelemelerde bulundu.

Pirha'nın haberine göre, Doku ailesi, Dersim Barosu, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı ve birçok kurumla görüşen heyet, olaya ilişkin hazırladığı rapora dair Diyarbakır’da Tahir Elçi Toplantı ve Konferans Salonu’nda açıklama yaptı.

'ETKİN BİR SORUŞTURMA YÜRÜTÜLMEDİĞİNE DAİR ŞAİBELER VAR'

Heyetin izlenimleri ile tespitlerinin yer aldığı rapordan öne çıkanlar şöyle:

  • Soruşturma işlemlerinin, soruşturma dosyasının birincil şüphelilerinden Zainal Abarokov’un babasının görev yaptığı Asayiş Şube tarafından yürütülüyor olması, etkin bir soruşturma yürütülmediğine ilişkin şaibelere neden olmaktadır.
  • Soruşturma dosyasında toplanması elzem olan bazı delillerin toplanmamış olması (örneğin Zainal Abarokov’un anne ve babasının çelişkili beyanlarının aydınlatılmaması, ev-araç içlerinde parmak izi, kan, saç kılı, tırnak gibi biyolojik deliller ile şüphe arz edecek eşya ve tüm materyallerin araştırma-incelemesinin yapılmaması) soruşturmanın sıhhatli biçimde ilerlemesini engellemektedir.
  • Zainal Abarokov’un telefonu ve teknik cihazlarında arama ve el koyma işlemi yapılmamış olması, aralarında geçen konuşmalara dair sadece kişinin kendi rızası ile vermiş olduğu WhatsApp yazışmalarının dosyada bulunması bu soruşturmanın esas olarak intihar ekseninde yoğunlaşmasının başat faktörüdür. Oysa intihara yönlendirme suçu açısından bir değerlendirmenin yapılabilmesi için telefon ve teknik cihazlardan elde edilebilecek deliller hayati bir öneme sahiptir.
  • Soruşturma dosyasının içeriğine göre bir şahıs, sosyal medya üzerinden, Gülistan’ın zorla arabaya bindirilmeye çalıştığını gördüğünü ve emniyeti aradığını bildirmiştir. Dosya içeriğinde böyle bir emniyet kaydının olup olmadığına yönelik bilgi istenildiğine dair bir müzekkere bulunmamaktadır. Oysa böyle bir ihbar söz konusu ise vakit kaybetmeden 155 kayıtlarının istenilmesi ve belki de soruşturmanın başka bir minvalde sürdürülmesi gerekmektedir.
  • Aramaların çoğunluğunun suda yapılıyor olması, olayın daha çok intihar ekseninde soruşturulduğunu göstermektedir. Kara aramalarının su aramalarına kıyasen sınırlı oluşu, her iki arama açısından da ekip ve teçhizatın eksikliği hatta bu sebeple suda aramanın sadece günde 4 saat yapılması yeterince etkili bir arama çalışmasının yapılamadığını göstermektedir.
  • Munzur Üniversitesi’nin Sarısaltuk Viyadüğü'nü (Dinar Köprüsü) ve 1.900 metrelik kamerasız alanı gören bütün kameralarının ve kamera kayıt sisteminin "TEKNİK BİR BİLİRKİŞİ HEYETİ" aracılığı ile incelenmesi ve Gülistan Doku ile Zainel Abarokov’un 05/01/2020 günü 11.00 sularında bir kafenin önünde konuştuğu görülen görüntülerinin iyileştirilip, dudak okuma yöntemi ile konuşmaların çözümünün yapılması gerekmektedir.
  • Arama Kurtarma ekiplerinin insan gücü ve teknik teçhizat açısından artırılması ve arama çalışmalarının hem su hem karada paralel olarak devam etmesi gerekmektedir. 
  • Heyet ayrıca, Gülistan açısından kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunun da söz konusu olabileceğini ve Gülistan’ın yaşıyor olma ihtimalinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtmiş ve soruşturmanın bu kapsamda genişletilmediğine dikkat çekti.

Heyet buna ek olarak soruşturma işlemlerinin, şüphelinin babası olan kolluk görevlisinin çalıştığı Asayiş Şube tarafından yapılmasının şaibeli bir duruma sebebiyet verdiğini belirtti.

OKULDA TACİZ VE MOBBİNG İDDİALARI

Ayrıca heyet tarafından Munzur Üniversitesi Rektörü Ubeyde İpek ile yapılan görüşmede, Gülistan Doku’nun bir öğretim görevlisi tarafından maruz bırakıldığı mobbinge dair sorular sorulduğu öğrenildi. 

Raporda Rektör Ubeyde İpek'in ise "Gülistan Doku’nun vermiş olduğu dilekçenin işleme alındığını ve Cayize isimli öğretim görevlisi hakkında soruşturmanın devam ettiğini belirttiği" ifadeleri yer aldı. Munzur Üniversitesi'nde yaşanan ve yine üniversitede çalışan kişiler tarafından gerçekleştiği iddia edilen "cinsel taciz" iddiaları da sorulurken, rektörün "bu konuda ön inceleme yapıldığını fakat herhangi bir şikâyet olmadığından soruşturma açılmadığını belirttiği" öğrenildi.

'DOSYANIN BİR KISMI KARANLIK'

Dersim Barosu ile yapılan görüşmede; Baro Başkanı Av. Kenan Çetin, Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmaya dair heyete şu ifadelerde bulundu:

“Dosyada Gülistan’ın arkadaşlarının, 3 tane görgü tanığının, erkek arkadaşı ve ailesinin ifadeleri mevcut. Ayrıca HTS kayıtları var. Savcılık görüşmelerine göre evdeki tartışmalarının günü ve saati basında geçtiği şekilde. Tartışmanın yaşandığı akşam öğretmenine gittiği doğru. Ertesi sabah Zainal ile buluşuyor. Görüntüler en son görüntüler. Cumartesi ve pazar günü okulun aktif olmadığını unutmayalım. Tarafımızca Savcılığa Zainal’ın neden ayrıntılı beyanı yok diye soruldu. Bu soru aynı zamanda Savcılığa yazılı biçimde de sunuldu.

Aile, üniversite kamerasının görüntülerini izlemiş. Arabalar falan oldukça küçük görünüyor. Kameranın açısı Gülistan’ın durduğu söylenen yeri net göstermiyor. Şoför ise beyanında bana sorulan kişiyi hatırlamıyorum, nerede indiğini yanında kimin olup olmadığını bilmiyorum, demiş. Bu aracın içinde olan kişilerin eşkâli varmış, bu kişilerle ilgili kimlik tespiti yapılmasını istedik. Bu inen kişiler kim? Dosyanın bu kısmı karanlık. Dinar Köprüsünde gördüğünü iddia eden kişiler, yeşil montlu, zayıf yapılı bir kadın olduğunu dile getirmiş. Aile, arabanın bir buçuk kilometreyi 3 dakikada geçtiğini söylüyor o yüzden bu beyanlara pek güvenmiyor, inanmıyor."

'KORKUYORUM; ÇOK KÖTÜ BİR ŞEY OLDU'

Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi'nden hukukçular tarafından da soruşturmanın eksik yönlerine dikkat çekerek, “Soruşturma tek yönlü gitmemeli. Zainal’ın çelişkili ifadesi var. Olaydan bir gün öce ‘Korkuyorum, çok kötü bir şey oldu…’ içerikli yazışmaları var. Böyle bir mesaj atıyor arkadaşlarına. Bu konu irdelenmedi. Polis ifadesinde bunların hiçbirinin sorulmaması, sorgulanmaması çok ciddi eksikler barındırmaktadır” denildi.