Fehmi Koru: İstanbul'u kazanan Türkiye'yi kazanır, CHP hariç

Yazar Fehmi Koru, İstanbul seçimlerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, CHP'nin seçimi yine adayının kimliği sayesinde kazanabileceğini, İmamoğlu'nun tipik bir CHP'li olmadığını belirtirken, 'İstanbul’u kazansa ve Türkiye’de iktidar olabilmek için umutlansa bile CHP’nin günümüz şartlarında o başarıyı gösterebilmesi hayli zor. Neredeyse imkansız' dedi.
Pazartesi, 13 Mayıs 2019 09:22

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e yakın isimlerden olan yazarı Fehmi Koru, kişisel blogunda kaleme aldığı yazısında CHP'ye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

"İstanbul’u kazanan Türkiye’yi de kazanır’ deniyor. CHP de umutlu. Boşa çıkabilir o umut…" başlıklı yazısında CHP'nin ülkede iktidar olmanın yolunun İstanbul'u kazanmaktan geçtiğini düşündüğünü belirten Koru, "Hepimiz biliyoruz: CHP 31 Mart’ta adayı sayesinde ipi göğüsleyebildi; aynı durum 23 Haziran’da da tekrarlanabilirse bunu sağlayan yine adayının kimliği olacak… Ancak yine hepimiz, Ekrem İmamoğlu’nun ‘tipik bir CHP’li’ olmadığını biliyoruz. Bilmesek de, siyaseti yakından izlemeye çalışanlara öyle bir izlenim veriyor CHP adayı…" ifadesini kullandı.

Koru, "İstanbul’u kazansa ve Türkiye’de iktidar olabilmek için umutlansa bile CHP’nin günümüz şartlarında o başarıyı gösterebilmesi hayli zor. Neredeyse imkansız" dedi.

Koru, yazısında yer alan, İmamoğlu'nun  "tipik bir CHP'li olmadığı" vurgusu ile birlikte CHP'ye başarı koşulu olarak "özeleştiri vermesini" koydu. CHP'nin geçmişinden örneklerle gerekçelendirmeye çalıştığı bu önermesini Ecevit'in Mavi Dalga dönemi ile de ilişkilendiren Koru, 1977 yılında CHP'nin aldığı yüzde 41 oyla gelen başarının "Ecevit'in ‘özeleştiri’ anlamına gelecek bir söylemle halkın karşısına çıkmasına" bağlı olduğunu iddia etti.

AKP karşısında oluşan "genişletilmiş" muhalefet cephesinin, orta vadede AKP kökenli siyasetçilerin ya da AKP'nin fabrika ayarlarına döndürülmesini savunanların önünü açacağı iddialar uzun süredir dile getiriliyor. Koru'nun bu değerlendirmeleri de CHP'nin politik söylemine dönük bir yönlendirme olarak okunabileceği gibi, bunları Merkez sağ siyasetçilerin, solun solda, Koru gibilerin merkez solda gördüğü CHP'ye düzen siyasetinin asıl sahibini hatırlatması olarak okumak mümkün.