Erdoğan-Putin-Ruhani zirvesi başladı

​Erdoğan, Putin ve Ruhani'nin Çankaya Köşkü’nde Suriye konulu üçlü zirvesi Ankara'da başladı. Erdoğan dün Çobanbey'deki patlamayı gündeme getirdiği zirve öncesinde İran Cumhurbaşkanı Ruhani Suriye'de yönetimi değiştirme yaklaşımlarının artık geçerliliğini yitirdiğini vurguladı. Putin İdlib'in militanlardan arındırılması için ek adımlar atılması gerektiğini söyledi. Zirvenin gündeminde Anayasa Komitesi'nin oluşturulması da yer alıyor.
soL - Haber Merkezi
Pazartesi, 16 Eylül 2019 19:29

Türkiye, Rusya ve İran cumhurbaşkanlarının Suriye konulu üçlü zirvesi Ankara’da başladı.

Çankaya Köşkü’nde bir araya gelen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin zirve öncesinde basına açıklamalarda bulundu.

ERDOĞAN'DAN FIRAT'IN DOĞUSU MESAJI

Erdoğan yaptığı açıklamada “Suriye'nin siyasi birliği ile toprak bütünlüğünün muhafazası, sahada sükunetin korunması, ihtilafa kalıcı bir siyasi çözüm bulunması noktasında tam bir mutabakat içindeyiz. Ankara Zirvesi'nin Astana sürecine yeni bir soluk kazandıracağına inanıyorum” dedi. Erdoğan şunları kaydetti:

  • “Astana Platformu, Suriye'deki yangının söndürülmesi için etkili çözümler üretebilen ve somut adımlar atabilen yegane girişimdir.
  • Suriye'de barışın sağlanması için daha fazla sorumluluk üstlenmemiz, elimizi taşın altına daha çok koymamız gereken bir dönemdeyiz.
  • Fırat'ın doğusundaki terör bataklığını kurutarak bu yöndeki çabalarımızı birlikte yeni bir merhaleye taşıyacağız.
  • Toplantımızda İdlib başta olmak üzere sahadaki durumu, Fırat'ın doğusunda yaşanan gelişmeleri, siyasi süreçte gelinen aşamayı ve Suriyeli mülteciler meselesini ele alacağız.
  • Çobanbey'deki hastaneyi hedef alan terör saldırısı, bölücü örgütün vahşi yüzünü bir kez daha göstermiştir.”

RUHANİ: SURİYE HÜKÜMETİNİN KONTROLÜ YENİDEN SAĞLAMASI SOÇİ MUTABAKATINI DESTEKLEDİK

İran Cumhurbaşkanı Ruhani de konuşmasında Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunmasına vurgu yaptı ve ABD askerlerinin Suriye’deki varlığının gayrı meşru olduğunu dile getirdi. Ruhani İdlib’de Soçi Mutabakatına Suriye hükümetinin burada yeniden kontrolü sağlaması için destek verdiklerini ancak mutabakatın istenildiği gibi uygulanamadığını belirtti. Ruhani üç ülkenin toplantıda en önemli gündemlerinin “Suriye krizinin barışçıl yöntemlerle çözülmesi, terörizmle mücadele, Anayasa Komitesinin kurulması, mültecilerin geri dönmesi, insani yardımlar ve ülkenin yeniden onarımı çabalarını değerlendirmek” olduğunu söyledi. Ruhani’nin açıklamalarından satır başları şöyle:

'BAZILARININ YÖNETİMİ DEĞİŞTİRME YAKLAŞIMLARI GEÇERLİLİĞİNİ YİTİRDİ'

  • "Suriye krizinin sadece siyasi yolla çözülebileceği, bunun da yapıcı işbirliği ve suriyedeki tüm halk kesimlerinin katılımıyla gerçekleştirilebileceğine inanıyoruz.
  • İran Suriye krizinin başından beri askeri çözüm yolunun başarılı olmayacağını vurguladı. Bazılarının peşinde olduğu, yönetimi değiştirme yaklaşımlarının bu süreçte elde edilen tecrübeler ışığında artık geçerliliğini yitirdiğine inanıyoruz.
  • Terörizmle mücadele DAİŞ ve El Kaide tamamen yok olana dek sürmeli, ama bu mücadele sivil halkı tehlikeye atmamalı.
  • Soçi mutabakatı: Biz de teröristlerin bu bölgeden çıkarılması ve Suriye hükümetinin teröristlerin kontrol ettiği bölgelerde tekrar hakim olması için bu sürece destek verdik. Bu mutabakatın uygulanmasının hedeflerinden biri de büyük bir insani krizi önlemekti. Ama bu mutabakat istenildiği gibi uygulanmadı. Bu bölgede teröristler azalmadığı gibi inanılmaz bir şekilde artış gösterdi.
  • Yabancı güçler bugün ya da yarın bölgeyi terk edecek fakat bizler komşular olarak hep burada olacağız. Adana mutabakatının hayata geçirilmesi iki tarafın endişelerini ortadan kaldıracak bir başlangıç noktası olabilir. 
  • Astana süreci başka süreçlere ve inisiyatiflere karşı planlanmamıştır.

'ABD'NİN VARLIĞI GAYRI MEŞRU'

  • ABD’nin Suriye topraklarında gayrı meşru olarak güç bulundurması BM’nin tanıdığı Suriye’nin egemenliğini tehlikeye atmıştır. ABD Başkanı geçen sene Suriye’den çekileceğini söyledi ancak bu sözlerin akıbeti de diğer sözleri gibi oldu. ABD güçlerinin bir an önce bölgeyi terk etmesi ve Suriye hükümetinin Fırat’ın doğusu ve kuzeyinde de egemenliğini sağlaması sağlanmalıdır. 
  • Suriyelilerin tekrar ülkelerine dönmesi ev sahibi olan ülkeler için hayırlara vesile olacaktır. Bunun siyasi çekincelere bağlanması Suriye halkının daha çok zarar görmesine neden olacaktır.
  • Suriye’nin mevcut anayasasının gözden geçirilerek bu ülke halkının isteği doğrultusunda yeniden hazırlanması çözüm olabilir. Suriye hükümetinin bu konudaki yapıcı işbirliğinin takdir edilmesi gerekiyor.
  • Siyonist rejim son aylarda Suriye topraklarına saldırıları artırmıştır. Benzer saldırılarını Irak ve İran’a da taşımıştır. Bu saldırılar provokatif girişimlerin benzer birer örneğidir. Bölge ülkeleri meşru müdafaa hakkına sahiptir. 

PUTİN: ANAYASA KOMİTESİ HIZLA FAALİYETE BAŞLAMALI

Rusya Devlet Başkanı Putin de Astana sürecinin "Suriye’de çözüme en etkin katkıyı sağlayan mekanizma" olduğunu belirterek şunları söyledi:

  • "Ortak çabalarımızla Suriye topraklarında istikrar sağlanmıştır ve şiddet seviyesi düşürülmüştür. Ama önemli olan kalıcı çözüm. 
  • 2018 yılında Soçi’de Suriye ulusal diyalog kongresi sonucunda Anayasa Komitesi oluşturma kararı alındı. Bugün artık komite hızlı bir şekilde faaliyete başlamalı.

'İDLİB'DE EK ADIM ATMALIYIZ'

  • Suriye’deki aşırı gruplarla mücadele önemli bir konu. İdlib’de durum endişe vericidir. Bu bölge teröristlere bir sığınak olmamalıdır. Bu bölgeden gelen terörist tehditi tamamen yok etmek için ek adım atmalıyız.
  • Suriye’nin kuzeydoğusunda durum endişe verici. Oradaki güvenlik, sadece Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunması kapsamında olmalıdır. 
  • İnsani yardım oluşturulması konusunda da çalışıyoruz.
  • 2018 Temmuz’dan itibaren 390 bin Suriyeli mülteci Suriye’ye döndü. 1,3 milyon yerlerinden edilen insan evlerine döndü.
  • Uluslararası toplulukların ülkenin yeniden restore edilmesi konusunda önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz.
  • Eminim ki bugün yaptığımız görüşmeler etkili olacaktır, Suriye’de kalıcı çözüme katkı sağlayacaktır. Suriye’nin toprak bütünlüğünü korumaya ve istikrara kavuşturulmasına katkı sağlayacaktır.