Erdoğan: O topraklar Suriye'nin, biz işgal ordusu değiliz

AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya dönüşü Kobani'nin durumuna ilişkin sorulan soruya, 'Tabi Ayn el-Arab (Kobani) konusunu da konuştuk. Şu anda biliyorsunuz özellikle Tel Abyad-Resulayn arasında yeni bir durum var. Bu bizim için şu anda adeta kazanılmış hak gibidir. Bu demek değil ki orada kalıcıyız. Böyle bir şey yok. Buraların gerçek sahibi Suriye. Biz bir işgal ordusu değiliz' dedi.
Çarşamba, 23 Ekim 2019 13:03

Rusya ziyareti sonrası uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan Kobani'ye ilişkin açıklamada bulundu.

'RUSYA İSTEDİ, ABD İSTEMEDİ'

Erdoğan kendisine yöneltilen "PKK’nın sözde kanton ilan ettiği Ayn el-Arab ele alındı mı? PKK-YPG’den nasıl temizlenecek? Bununla birlikte Sayın Putin’in çok uluslu Suriye tanımı içinde Kürtler vurgusu vardı. Suriye Milli Ordusu’nun temsil ettiği kitleye bir vurgu yapılmadı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna şu yanıtı verdi:

Aslında Rusya’nın bizim Ayn el-Arab’a girmemiz konusunda her zaman bazı davetleri olmuştur. Fakat ABD’nin de tam tersine oraya girmememiz istikametinde yaklaşımı olmuştur. Bu yaklaşım aslında Obama döneminde de böyleydi. Ki biliyorsunuz Obama uçaklarla Kobani’ye silah, mühimmat, her türlü şeyi indirdi ve oradan adeta bizim ülkemize onlar bir huruç harekatı başlattılar. Bugün eğer 350 bin Kobanili ülkemizdeyse bunun müsebbibi birinci derecede Obama’dır ve şu anda bunlar bizde. “Türkiye’de Suriye’nin kuzeyinden hiç Kürt yok” diyenler yalan söylüyor. Bunun dışında tabi sayıları 3 milyon 600 bine ulaşan Suriyelilere baktığımız zaman ağırlıklı Arap. Onun dışında Ezidi vesaire de var. Biz burada gerek Ruslara gerekse Amerikalılara hepsini anlattık. Bunlardan sonra zaten bu neticeye vardık.

Şu an itibarıyla özellikle ısrarla bir şey kullanılıyor; devamlı “Kürtler aşağı Kürtler yukarı.” Bizim oradaki Kürtlerle bir sorunumuz yok. Bizim derdimiz buradaki teröristlerdir ama bunlar öyle anlatıyorlar ki olayı… “Kürtler…” Amerikalılardan da böyle dinliyoruz, maalesef Ruslardan da… Herkes… Dün akşam onu da söyledim “Bunu bu şekilde kullanmanız Kürt kardeşlerimize saygısızlıktır. Bu saygısızlığı yapıyorsunuz. Lütfen böyle kullanmayın, bizim mücadele ettiğimiz PKK’dır, YPG’dir, yani teröristlerdir. Teröristin hangi ırktan, hangi dinden geldiğinin ne önemi var. Terörist teröristtir. Mesela DEAŞ… DEAŞ’ın içinde İngilizi var, Almanı var, Fransızı var, Hollandalısı var vesaire… Az da olsa Türk de var. Şimdi biz DEAŞ’ı tanımlarken hangi ırkı öne çıkaracağız? Olmaz! Bu işi bir etnik mücadelenin içine sokmamak lazım. Eğer böyle yaparsak yarın biz başka faturalarla karşı karşıya kalırız. Bunlara dikkat etmemiz lazım. Tabi biz yazılı kayıtlara girerken asla bunu Kürtler diye girmiyoruz. Tamamen terör örgütü olarak giriyoruz. Buradaki olayı da bu şekilde kayda girmiş olduk.

'TEL ABYAD-RESULAYN KAZANILMIŞ HAK GİBİDİR'

Erdoğan, "Ayn el-Arap gündeme geldi mi?" sorusuna ise şu yanıtı verdi:

Tabi Ayn el-Arab konusunu da konuştuk. Şu anda biliyorsunuz özellikle Tel Abyad-Resulayn arasında yeni bir durum var. Bu bizim için şu anda adeta kazanılmış hak gibidir. Bu demek değil ki orada kalıcıyız. Böyle bir şey yok. Buraların gerçek sahibi Suriye. Biz bir işgal ordusu değiliz. Böyle bir özelliğimiz yok. Buranın gerçek sahipleri şu anda bizdeki 3 milyon 650 bin mülteci ve onlar gönüllülük esasına göre eğer buralara dönecek olurlarsa orada kendi topraklarında hayatlarını sürdürebilirler.

Bunun dışında bir durum daha var, o da şu, biliyorsunuz bizim hazırlamış olduğumuz bir plan, proje var. Uluslararası donörler toplantısı yapmak kaydıyla belli imkanlar sağlanırsa istiyoruz ki buralarda yapacağımız yerleşim alanlarındaki konutlar, sağlık tesisleri, okullar vesaire ile gelsin Suriyeliler, buraların sahipleri buralara yerleşsin. Hedefimiz bu. Kobani de aynı şekilde bunların içerisinde ve Kobani ile ilgili süreci de Ruslarla beraber yine aynı şekilde yürüteceğiz.

KAMIŞLI'DA RUSYA'YLA KARŞI KARŞIYA GELMEK İSTEMEDİK

Erdoğan'ın açıklaması şu şekilde:
Kamışlı’nın özelliği şu; Kamışlı şu an itibarıyla Rus askerleri ile rejim güçlerinin bulunduğu bir yer. Dolayısıyla orada bizimle karşı karşıya gelmek gibi bir şeyi arzu etmiyorlar. Biz de zaten böyle bir şeyi arzu etmedik ve başından itibaren Kamışlı tarafında böyle bir şeye girmedik.

ABD’ye gidecek misiniz? 13 Kasım’da Sayın Trump ile görüşme olacak mı?
Şu an öyle gözüküyor.

‘İMARA BAŞLAMAK İÇİN MADDİ KAYNAK KONUSUNDA OLUMLU YANIT ALAMADIK’

Erdoğan, “Eğer bu mutabakat başarılı olursa Barış Pınarı Harekatı'ndan sonra teşkil edilen yerde hemen imar çalışmasına başlama arzusunda mısınız?” sorusunaysa “Biz o arzudayız da fakat şu anda kime teklif ettiysek hepsi ‘gayet güzel gerçekten çok hoş’ dese de ‘hadi maddi kaynak’ dediğiniz zaman ‘işte biz o kaynağı Lübnan’a verdik, işte biz onu Ürdün’e verdik’ deyip hep topu taça atıyorlar. Hiçbirisinden şu anda olumlu bir cevap alamadık. Olumlu cevap gelmeyince de geriye tek bir şey kalıyor. O da uluslararası donörler toplantısı için BM’yi devreye sokmak. Bundan bir netice alır mıyız alamaz mıyız bilemem.” cevabını verdi.

BORİS JOHNSON ARADI, ‘MERKEL, MACRON, BEN VE SİZ DÖRTLÜ OLARAK BİR ARAYA GELSEK’ DEDİ

İki gün önce İngiltere Başbakanı Boris Johnson’ın kendisini aradığını ve “Merkel, Macron, ben ve siz dörtlü olarak bir araya gelsek” dediğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onlar Londra’yı teklif ettiler. Ben de ‘Londra olmaz ancak İstanbul olabilir. Ya da sınıra yakın illerimiz Gaziantep veya Şanlıurfa olabilir. Buralarda yapabiliriz. Tarih olarak siz aranızda görüşün ve o adımı atalım’ dedim. ‘Bunlar da olmaz diyorsanız o zaman 3-4 Aralık’ta malum Londra’da NATO Liderler Zirvesi var. Bu NATO Liderler Zirvesi'nin öncesinde veya akabinde orada yapabiliriz’” dediğini aktardı.