Sayfa yolu
Denizbank’ın satışında bölgesel ve diplomatik hesaplar: Yalnızca finansal bir operasyon değil
soL - Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 01.08.2019 , 08:39 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından satışı onaylanan Denizbank’ın Birleşik Arap Emirlikleri merkezli Emirates NBD Bank PJSC’ye devri dün resmen tamamlandı.
Bankanın dördüncü kez el değiştiren hisselerinin devir işleminin tamamlandığını duyuran Genel Müdür Hakan Ateş yaptığı açıklamada "Sberbank, bugün itibarıyla bankamızdaki hisselerini Emirates NBD'ye devretti" dedi.
SBERBANK’IN DENİZBANK OPERASYONU FİNANSAL BİR S-400 ANLAŞMASIYDI
DenizBank hiçbir dönemde hisse satışı yalnızca finansal bir operasyon olarak değerlendirilemeyecek bir banka oldu.
Zorlu'nun hissedarlığı Türkiye sermayesinde ve finansal sistemindeki bir yeniden yapılanmanın çıktısıyken, geçmişte Dexia Grubu'na satışı da Avrupa Birliği ile yakınlaşma yıllarının sonuçlarından birisiydi.
Hisselerin bundan yaklaşık 7 yıl önce Rusya'da ve Doğu Avrupa'nın bir kısmında bir Rus devlet bankası hüviyetindeki Sberbank'a satışı da Türkiye-Rusya ilişkilerindeki bir yeni dönemden ve bölgesel politikalardan ayrı, kendiliğinden bir hisse devri işlemi olmamış, Akkuyu Nükleer Santrali ve ruble bazında işlem hacminin artırılması gibi birbiriyle iç içe geçmiş ekonomik ve politik süreçlerin ürünü olmuştu.
Sberbank'ın DenizBank operasyonu, finansal bir S-400 anlaşması niteliğindeydi. Çünkü Rusya'da bir kamu bankasına Türkiye'nin ekonomik tablosu hakkında değerli bir veri transferi işleminin çok ucuza mal edilmişti.
DİPLOMATİK İLİŞKİLERİN KOPMA NOKTASINDA OLDUĞU BAE’NİN EN KRİTİK HOLDİNGLERİNDEN BİRİ
BAE orjinli Emirates NBD bankasına son devir sürecinde de, Rusya'ya yönelik yaptırımların en önemli hedeflerinden biri haline gelen ikincil ülkelerdeki Sberbank iştiraklerinden en büyüğü olarak DenizBank'ın son iki yıldır neredeyse paralize olması, Sberbank'ın global kararlarının da etkisi belirleyici önemde. Satış anlaşmasının uzamasında ise diplomatik ilişkilerin bitme noktasında olduğu BAE'nin en kritik holdinglerinden birine ait ENBD'ye, makro ve banka özelinde ekonomik, finansal kötüleşme yanısıra bu diplomatik ve bölgesel hesapların olduğu biliniyor.
ÖZLÜK HAKLARINDA İYİLEŞTİRME GÜNDEME BİLE GETİRİLMEDİ: ‘GEREK YOK, PERSONEL ZATEN ALIŞIK’
DenizBank ücretsiz fazla mesailer, düşük ücret ve özlük hakları, yöneticilerin işsizlik tehditleri ve mobbingleriyle sık sık gündeme geliyor.
Sberbank satış sürecinde olduğu gibi banka çalışanlarının maaş, prim seviyesi ve çalışma saati, mesai gibi özlük haklarında iyileştirme gibi yakıcı gündemlerine bu el değiştirmede de gerek duyulmadı. Bu durumda Sberbank satışında da yaşandığı gibi, ENBD yöneticilerine verilen "bu tip iyileştirmelere gerek duyulmaması" ya da "personelin zaten bu düzenlemelere alışık olmaması" türü güvencelerinin etkisi oldu.
SATIŞ SÜRECİNDE BANKANIN EN BÜYÜK KOZU: DÜŞÜK ÜCRETLE ÇALIŞAN EMEKÇİLER
Satış gündeme geldiğinden bugüne kadar yaklaşık 1000 emekçinin işinden edilmesi bunun en büyük kanıtı olarak görülebilir. İşinden edilenlerin yerlerine stajyer kadroların şişirilmesi, kamu bütçesinden karşılanan işsiz istihdamı gibi İŞKUR orijinli "yaratıcı" çözümlerle işten çıkarma rakamlarını gizlemeye çalışan bankanın satış sürecinde en büyük kozu aslında "Türkiye ekonomisine duyulan güven" değil, yine düşük ücretle ve özlük haklarıyla geçinmeye çalışan DenizBank emekçileri oldu.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.




