Çelik'ten Erdoğan'ın 'diplomasi trafiği'ne övgü: Uluslarası siyasete damga vurdu

AKP Sözcüsü Ömer Çelik partisinin MYK toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada Erdoğan’ın Rusya ve ABD ile ‘yürüttüğü faaliyetler’in son dönemde gündemin ilk sırasında yer aldığını söyledi. Çelik EYT'lilerle ilgili de Erdoğan'ın son sözü söylediğini kaydetti.
Pazartesi, 18 Kasım 2019 19:03

AKP Sözcüsü Ömer Çelik partisinin MYK toplantısı sonrası yaptığı açıklamada AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Rusya ve ABD ile “diplomasi trafiği”ni övdü ve “Sayın Cumhurbaşkanımızın diplomasi trafiği uluslararası siyasete damga vuruyor. Son zamanlarda ilk gündem sayın Cumhurbaşkanımızın Rusya ve ABD ile yürüttüğü faaliyetlerdir” dedi.

Çelik “Türkiye açısından DEAŞ ve PKK'yla aynı ilkelerle mücadele edilmesi meselesi müttefiklerimize altını çizdiğimiz hususlardır. Burada sayın Cumhurbaşkanımızın doğrudan Rusya Devlet Başkanı ve ABD Başkanı ile doğrudan muhatap olmasıyla aşama aşama önemli basamakları geçmemizi sağlamıştır. Önemli kazanımlardan bir tanesi Ermeni tasarısının senatoda oylanmasının bloke edilmesidir” dedi.

Çelik’in konuşmasından satırbaşları şöyle:

- (Kıbrıs'ta bayrak yakma olayı) "Bu hadsiz ve hudutsuz saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Birkaç provokatörün işi değil sistematik bir faaliyet."

- (ABD ziyareti) "Yaptırım meselesi olarak gündeme gelen hususlar gündemden kalkmıştır. Konuşma dili müttefikler arasında yaptırım dili olmamalıdır."

- (Suriye harekatı) "Birtakım propoganda merkezleri tarafından Türkiye'nin terörle mücadelesinin bölgedeki demografiyi değiştirmek peşinde koşmak gibisinden damgalanmaya çalışıldığını görüyoruz. Net bir şekilde demografiyi değiştirenlerin terör örgütleri olduğu, insani meselenin ötesinde petrol meselesine odaklananlar olduğu en güçlü şekilde anlatılmaya devam edilmektedir."

- "Trump'ın gönderdiği mektup iade edilmiştir."

- "Cumhurbaşkanımız istenmediği yerde bulunuyor gibisinden başkalarının diliyle konuşan birtakım yayınlara ülkemizde rastlamamız üzüntü vericidir. Sahada olduğu kadar masada, masada olduğu kadar sahada olmaktan taviz verilmeyecektir."

- (Doğu Akdeniz) "Koskoca Avrupa Birliği, Rum kesiminin marjinal tezlerinin peşine takılmış durumdadır. Türkiye ve KKTC 2004'ten bugüne kadar Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon kaynaklarının adil bir şekilde paylaşılması için karşı tarafa mekanizma önermiştir. İki halkın yararına olacak şekilde bu kaynakları çıkaralım demiştir. Rum kesimi her zaman olduğu gibi gri alanı ve muğlaklığı tercih etmiştir."

- "Doğu Akdeniz'de AB pozitif bir ajandanın sahibi değildir. Gerginlik üreten taraf haline gelen bir odak haline gelmiştir. Bu AB açısından büyük bir kırılmadır. Bundan sonraki süreçte AB'nin birçok faaliyetinde sözlerinin dikkate alınmaması gibi bir sonuç doğuracaktır. "

- (İsrail’in Gazze’ye saldırısı) "Bu yapılanları bir kere daha şiddetle kınıyoruz. Uluslararası toplumu söz değil, eylem üretmeye çağırıyoruz. 52 yıldır süren işgal, modern zamanların en uzun işgalidir. Uluslararası toplum sessiz kaldıkça, bu zulmün şiddeti daha da artmaktadır."

- (Irak’taki protestolar) "Protestolarda yaşanan can kayıpları dolayısıyla kardeş Irak halkına bir kez daha taziye ve başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz. Irak'taki hükümetin halkın beklentilerin karşılanması için atması gereken adımların ve diyalog sürecinin sürdürülmesini talep ediyoruz."

- "Irak'ta pek çok devlet pek çok şekilde müdahil ve etki sahibi. Herkes Irak hükümetinin reform çizgisini devam ettirebilmesi için destek vermesidir. Irak'ın uydu ülke olması için bir politika izlendiğini takip ediyoruz."

- (Karaköy’deki olay) Başörtülü hanımlara dönük sistematik saldırının birkaç yerde üst üste gelmesi bizim de kaygılanmamızı, konuyu yakından takip etmemizi gerektirmektedir. Kim olursa olsun, hangi kimlikten olursa olsun bütün provokatörlere karşı ortak tutum geliştirmeliyiz.

- "Ferhat Abdi Şahin'in Bağdadi'den bir farkı yoktur. Aynı şekilde bir teröristtir. Bizim için DEAŞ'ın kurtardığı bir paçavrayla PYD'nin kullandığı paçavra aynı şeydir. Rusya'nın terör örgütüyle böyle bir görüntü vermesi yanlış bir harekettir."

EYT: 'ERDOĞAN SON SÖZÜ SÖYLEDİ'

- (EYT'lilerle ilgili Erdoğan'ın sözleri) "Herhangi bir noktada aşırı popülist bir uygulamaya gidildiğinde zarar verildiği yaşanmış bir şeydir. EYT'lilerle karşı karşıyayız gibi bir yaklaşım sergileniyor. Böyle bir şey söz konusu değil, söylediklerini dinliyoruz. Bahsedilen politikaları uygulamanın bir maliyeti vardır. Altından kalkılabilecek gibi değildir, Cumhurbaşkanı'mız son sözü söylemiştir. Bazılarının yaptığı gibi bile bile gerçek saptırılmamıştır, vatandaşlarımızın duygularıyla oynama gibi bir yaklaşıma girilmemiştir. Dürüst şekilde Türkiye'nin gerçekleri dillendirilmiştir.

- (Şehir hastanelerinin zarar etmesi) "Bahsedilen rakamlar bende yok, ihtiyaç duyulduğu takdirde Sağlık Bakanımız tarafından açıklanır. Sağlık hizmetindeki politikamız kararlı bir şekilde sürecektir."