BEDAŞ: 4 kardeşin ölü bulunduğu daireye yeniden elektrik verildi

İstanbul Fatih'te 4 kardeşin ölü bulunduğu evin elektriğinin kesilmesiyle ilgili BEDAŞ'tan açıklama geldi. Dairenin elektriğinin kesilmesini 'acı bir tesadüf' olarak nitelendiren BEDAŞ, ekiplerin durumdan habersiz olduğunu söyledi.
Çarşamba, 06 Kasım 2019 16:45

Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. (BEDAŞ), İstanbul Fatih'te aynı evde yaşayan 4 kardeşin ölü bulunduğu evin elektriğinin kesilmesiyle ilgili açıklama yaptı.

BEDAŞ, ekiplerin durumdan habersiz olduğunu, dairenin elektriğinin kesilmesinin "acı bir tesadüf" olduğunu ve 3 adet ödenmemiş faturası bulunan aboneliğin olayda hayatını kaybedenler adına olmadığını belirtti.

'BORCUN ÖDENEBİLMESİ İÇİN ESNEKLİK SAĞLANDI'

Boğaziçi Elektrik, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne göre borcunu ödemeyen elektrik abonelerine en az 10 günlük süre tanındığını belirtti. "Söz konusu konutla ilgili olarak kurumumuz tarafından borucun ödenmesi için 1 aya ulaşan bir esneklik de sağlanmış bulunmaktadır" diyen BEDAŞ, daireye yeniden elektrik verildiğini söyledi.

Açıklamada "Gece yaşanan gelişmelerle ilgili herhangi bir bilgisi olmayan ekiplerimiz, sabah erken saatlerde yasal prosedürler çerçevesinde görevini yaparak binadan ayrılmıştır. Ancak olayın öğrenilmesinin hemen ardından bu süreçte herhangi bir mağduriyet yaşanmaması adına kesme işlemi iptal edilmiş olup, daireye yeniden elektrik verilmiştir" denildi. 

'KARDEŞLERDE SİYANÜRE RASTLANDI'

Öte yandan NTV'nin haberine göre ise otopsi çalışmaları sırasında kardeşlerin kanında siyanüre rastlandı.

Dün gece saatlerinde, komşuların ihbarı üzerine Fatih'e giden polisler, "Dikkat siyanür var, polisi arayın, içeri girmeyin" notu asılmış kilitli kapıyı açıp içeri girdiğinde, Cüneyt (48), Oya (54), Kamuran (60) ve Yaşar Y. (56) isimli 4 kardeşin hayatını kaybettiğini belirlemiş, evde yaklaşık 2,5 saat inceleme yapılmıştı. 

Olayın ardından kardeşlerin alışveriş yaptığı bakkalın sahibi Yusuf Deniz, "Ben 15 senedir tanıyorum onları. Maddi sıkıntıları vardı. Başka kimseleri yoktu. Kardeşlerden biri müzik öğretmeniydi, diğeri kuryelik yapıyordu, diğerleri de evde oturuyorlardı. En son Cumartesi alışveriş yapmaya geldiğinde bana 'Maaşıma haciz koydular' dedi" diye konuşmuştu.