Barış Terkoğlu Kavala kararını yazdı: Adalet Bakanı'nı değiştirmek istiyorlar

Gezi davasında beraat eden ve tahliyesine karar verilen Osman Kavala tahliye işlemi gerçekleşmeden yeniden tutuklandı. Gazeteci Barış Terkoğlu Kavala konusunun AKP içindeki kavganın uzantısı olduğunu yazdı.
soL - Haber Merkezi
Perşembe, 20 Şubat 2020 09:46

Gezi davasının ikincisi de tüm sanıkların beraati ile sonuçlandı. Tutuklu tek sanık olan Osman Kavala, kararın ardından tahliye edilmesi beklenirken, bu kez de 15 Temmuz darbe girişimi soruşturması kapsamında yeniden tutuklandı.

Kendisi de daha önce ODATV davası kapsamında tutuklanan Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu, hakkında tahliye kararı verilen Kavala'nın 6.5 saat boyunca gerçekleşmeyen tahliye işleminin perde arkasını yazdı. 

Terkoğlu, AKP içinde Adalet Bakanı Abdülhamit Gül'ün değiştirilmesini isteyen çevreleri Kavala davası ile ilişkilendirdi. Terkoğlu'nun "Osman Kavala’nın 6 buçuk saati" başlıklı yazısının ilgili bölümü şu şekilde;

İşte o 6 buçuk saatlik tuhaf olaylar bundan sonra başladı. 

6 buçuk saatte hazırlanan çözüm

Anlatılan odur ki, kimi savcıların telefonlarının pilleri bitti. Tahliye edeceklere “bekleyin” telefonları edildi. Karar çıktı ama “nasıl içeride tutarız” müzakereleri yapıldı.

Çok da düşünmeye gerek kalmadı. Tek bir çözüm bulundu.

Osman Kavala hakkında 2017 yılında açılmış ama iddianamesi hazırlanmamış bir soruşturma daha vardı. Kavala o soruşturmada da daha önce, 1 Kasım 2017’de tutuklanmıştı. Soruşturma gizli yürüdüğü için içeriğini bilmiyoruz. Ancak 11 Ekim 2019 tarihinde savcı Yakup Ali Kahveci bir karar verdi. “Tutuklama tedbirinin devamının artık ölçülü olmayacağı değerlendirildiğinden, tutuklama tedbirine gerek bulunmadığı anlaşıldığından” diyerek mahkemeye bile çıkarmadan, hakkında resen tahliye kararı yazdı.

İşte 4 ay önce bizzat soruşturma savcısının serbest bıraktığı Kavala, Gezi davasından beraat edince hakkında bu dosyadan gözaltı kararı verilmesi kararlaştırıldı.

Birkaç saatte yeni delil mi bulunmuştu? Bir eylem hazırlığı mı vardı? Elbette ki hayır.

Yargının kimi mensupları, “hukuka nasıl ulaşırız” formülünün peşinde değildi. Bir şahsı nasıl tutuklar da “yukarıdan eli sırtımızda olanları” memnun ederiz diye düşünüyorlardı. Tablo “biz bu filmi bir yerde görmüştük” dedirtiyordu.

Adalet Bakanı’nı değiştirmek istiyorlar

Öyle görünüyor ki bu olaydan sonra birilerinin cebindeki “yeni Adalet Bakanı” kartları yeniden karıştırılmaya başlanacak. Biri Saray’da, biri önemli davalarda, biri partide olan hukukçuların kulakları çınlatılacak.