Avukat Başar Yaltı infaz düzenlemesini soL'a değerlendirdi: Büyük bir garabet...

Avukat Dr. Başar Yaltı, AKP’nin infaz düzenlemesi hazırlığının ne anlama geldiğine ilişkin soL’a değerlendirmelerde bulundu. Yaltı, düzenlemede büyük bir garabet olduğuna işaret ederken, 'Garabet nerede? Düzenleme tutuklularla ilgili hiçbir hüküm içermiyor. Bu asla kabul edilebilir değil' dedi.
soL - Haber Merkezi
Perşembe, 02 Nisan 2020 10:02

Yeni koronavirüs salgını ülke genelinde yayılmaya devam ederken, cezaevlerindeki risk de büyüyor. Virüs gündemi sonrası raftan yeniden indirilen infaz düzenlemesinin ayrıntılarını soL’a değerlendiren Avukat Dr. Başar Yaltı, düzenlemenin iki önemli yönüne dikkat çekti.

Sözlerine koronavirüs salgını öncesinde de infaz düzenlemesinin gündeme geldiğini, o dönem Alaattin Çakıcı ve belli suçları işleyen isimlerin tahliyesinin tartışıldığını hatırlatarak başlayan Yaltı, AKP ve MHP’nin içerik konusunda anlaşamaması dolayısıyla bu düzenlemenin o dönem rafa kalktığını dile getirdi.

YAŞAM HAKKI ANAYASAL GÜVENCE ALTINDA

Şu an gündeme gelen infaz düzenlemesinin iki gerekçeye dayandığını belirten Yaltı, öncelikle salgın durumunun cezaevlerinde yaşam hakkını tehdit eden bir ciddiyet kazandığına ve ilk gerekçenin bu olduğuna işaret etti.

Yaşam hakkının Anayasa’nın 17. maddesine göre herkes için uygulanması gereken bir hak olduğuna vurgu yapan Yaltı, bu durumun tüm tutuklu ve hükümlüler için geçerli olduğunu söyledi.

HÜKÜMET CEZAEVLERİNDE SALGIN OLURSA ÖNLEMEYECEĞİNİ BİLİYOR

Cezaevlerinde kamuoyuna açıklanmasa da salgın durumunun örnekleri olduğunu belirten Yaltı, “Hükümet de cezaevlerinde yayılması durumunda salgının önlemeyeceğini biliyor ve cezaevlerini boşaltmak istiyor. Çünkü şu anda 355 cezaevinde kapasitenin çok üzerinde 290 binden çok tutuklu ve hükümlü bulunuyor. Eğer salgın cezaevlerinde yayılırsa bunu kontrol etmek mümkün değil. Hastanelerdeki durum bile kontrol edilemezken, cezaevlerindeki tablo son derece açık” değerlendirmesinde bulundu.

Birçok ülkenin salgın nedeniyle cezaevlerini kısmen boşatlama yolunu da seçtiğini hatırlatan Yaltı, Türkiye’de yapılan düzenlemenin de hayata geçer geçmez açık cezaevindekiler ve denetimli serbestlik hakkı kazananlar için serbest kalmanın yolunu açacağını dile getirdi.

Burada infaz düzenlemesindeki ikinci ana unsura dikkat çekmek istediğini söyleyen Avukat Yaltı, “İkinci mesele AKP ile MHP arasındaki sorunun çözümüdür. Bu düzenlemeyle birlikte belirli isimlerin serbest kalması sağlanmış olacaktır” dedi.

DÜZENLEMENİN BÜYÜK GARABETİ

Düzenlemenin belli suçlar kapsam dışı bırakılarak koşullu salıvermeyi, infaz süresinin kısaltılmasını ve denetimli serbestlik süresinin uzatılmasını içerdiğini belirten Yaltı, bu düzenlemeden 90 bin kişinin yararlanmasının sağlanacağına işaret etti.

Düzenlemenin bir de büyük garabet taşıdığını ifade eden Yaltı, şöyle konuştu:

Garabet nerede? Düzenleme tutuklularla ilgili hiçbir hüküm içermiyor. Bu asla kabul edilebilir değil.

Yaşam hakkı herkes için geçerlidir. Hükümlüyü serbest bırakıyorsun, hakkında hüküm verilmemiş tutukluyu kapsamın dışında bırakıyorsun. Bunu akılla, mantıkla, adaletle açıklayamazsın. Benim görüşüm 40 bin tutuklunun derhal serbest bırakılması yönünde. Bu konuda TBMM’de bir düzenleme yapılması gerektiğini ve tutukluların adli kontroller önlemleri uygulanarak derhal serbest bırakılması gerektiğini düşünüyorum. Bir kez daha hatırlamak gerekirse, tutukluluk bir cezalandırma yöntemi değil, bir önlemdir. Oysa tutukluluk Türkiye’de önceden infaz için kullanılıyor, cezalandırma için kullanılıyor. Bu kabul edilebilir değildir. Kimler için uygulanıyor bu tutum, Barış'lar için uygulanıyor, Murat Ağırel için uygulanıyor, ÇHD avukatları için, Selçuk Kozağaçlı için uygulanıyor. Kısacası muhalif isimler için uygulanıyor. Dolayısıyla tutukluları kapsamayan bir düzenlemenin mantıkla, hukukla izah edilebilir bir tarafının olmadığı kanısındayım. Ayrıca kimse, tutuklular için yapılacak böyle bir düzenlemeye Anayasanın 138. Maddesinin engel olacağını ileri sürmesin.

Bunun dışında cezaevinde kalanlar için mutlaka koşullar düzeltilmeli, salgına karşı önlemler tüm yönleriyle alınmalıdır.