Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

İlhan Çomak ve Rüzgar Çetin... 22 yıldır işlemeyen adaletin fotoğrafı!

Tam 22 yıldır hukuksuz biçimde cezaevinde tutulan İlhan Çomak hakkında tahliye beklenirken skandal bir kararla müebbet hapis cezası verildi. Karar sonrası babasının "adaletiniz batsın" isyanı ve Rüzgar Çetin'in tahliye fotoğrafı günün en çok konuşulan görüntüleri oldu. Çomak davasını ve yaşananları İlhan Çomak'ın abisi Nazım Çomak'la konuştuk.

Ali Ufuk Arikan

Yayın Tarihi: 07.10.2016 , 10:27 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:11

Rüzgar Çetin kan parasıyla hızlıca tahliye olurken 22 yıldır cezaevinde olan İlhan Çomak'a müebbet verilmesine tepkiler sürüyor.

Sinan Çetin'in oğlu Rüzgar Çetin alkollü halde ve aşırı hızla kullandığı araçla bir polisin ölümüne, bir polisin ise ağır yaralanmasına yol açarken, Çetin kaza sonrası polisin ailesine ödendiği ileri sürülen 3 milyon liralık kan parası sonrası tahliye edildi. Bu karardan sadece bir gün sonra görülen duruşmada ise 22 yıldır tutuklu olan İlhan Çomak hakkında uzun süredir devam eden özgürlük kampanyası sonucu tahliye kararı bekleniyordu.

Buna karşın mahkeme, yıllar önce işkenceyle alınan bir ifadeye dayanıp, tek bir delil göstermeden İlhan Çomak hakkında müebbet hapis cezası kararı verdi.

Dava sonrası İlhan Çomak'ın babasının "adaletiniz batsın" isyanı ve Rüzgar Çetin'in babasıyla tahliye sonrası çektirdiği fotoğraf günün en çok konuşulan görüntüleri oldu.

Mahkemenin müebbet kararını ve bundan sonraki süreci İlhan Çomak'ın abisi Nazım Çomak'la konuştuk. Çomak, yaşananları şöyle özetliyor:

"Rüzgar Çetin, tanınmış iktidara yakın Sinan Çetin’in oğlu ve işin içinde ölüm olduğu halde babası ona sarılabildi. İlhan ise işçi emeklisi, solcu, Kürt ve Alevi Cebrail Çomak’ın oğlu olduğu için babası ona tam kavuşacakken bir daha yitirdiği oğlunun resimlerine sarılarak mahkeme salonlarında ve cezaevlerinde dolaşmaya devam edecek, sarılamayacak. Bunu Türkiye kamuoyunun vicdanına bırakıyorum."

Tam 22 yıl oldu İlhan Çomak'ın tutukluluğunun üzerinden geçen süre. Alınan kararı nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Mahkeme heyetinin baştan beri İlhan’ı tutuksuz yargılamak yerine hukuksuz tutuklamayı 22 yıldır inatla sürdürdüğü ortada. Biliyorsunuz, yasalara göre tutukluluk üst sınırı 5 yıl. Buna rağmen tam 22 yıldır "delilleri karartabileceği şüphesiyle" tutuklulukta ısrar edildi. Dosyaya yüzeysel bir biçimde bakılması ve yargılamanın yenilenmesi yerine yargılamayı tekrarlama isteği, avukatların buna defalarca itirazlarına rağmen bu tutumda inat edilmesi aslında sonucu belli olan bir karşılaşmaya çıkmak gibi oldu.

Heyet bir an önce sonuca gidip eski kararı güncelleştirmek istiyordu. Dava dosyasının özüne bu nedenle hiç dokunmadan İlhan’ın daha önce beraat ettiği olaylar üzerinde yargılama yürüttü.

İlhan’ın ceza almasına neden olan olayın araştırılma talebi kabul etmedi. İstenen yazışmalar reddedildi, istenilen sanıkların dinlenmesi reddedildi. Yine 22 yıl önce İlhan'a işkence yapan polis memurlarının dinlenmesi, bunların olayı hatırlamamasına karşın heyetin polisleri yönlendirmesinden sonra polislerden biri "İlhan kendi özgür iradesiyle ifade verdi" derken, diğeri "hatırlamıyorum" dedi. Oysa, İlhan işkenceci polisi sesinden tanıyıp "bu polis bana işkence ederken küçük kız çocuğuna çorap aldığını anlatıyordu" demesine rağmen polisin beyanı zabıtlara geçildi. 

TEK 'DELİL' İŞKENCEYLE İMZALATILAN İFADE

İlhan’ın bunca yıl içeride olmasının tek sebebi 18 gün kaldığı gözaltında işkenceyle imzalatılan ifadeler. İlhan'ın savcılık ve mahkemede bu ifadeleri reddetmesi kendisi açısından bir şey değiştirmedi. DGM'nin gerekçeli kararında bile "sanığın bu bölgelerde silahlı çatışmaya girip girmediği kesinlikle kanıtlanmamıştır" tespiti var. Dosyanın en önemli yeri ve bu adaletsizliğin de temeli bu. Anlayacağınız İlhan'a olmayan olaylardan dolayı ceza verildi. 

İlhan’ın yeniden yargılanma nedeni, AİHM'in adil yargılanmadığı kararı ve yeniden yargılamaya hükmetmesiydi. Yapılan bu yargılama da adil olmadı. Heyet her defasında "AİHM kararı askeri hakimin olmasını kapsıyor " gerekçesiyle avukatların adil yargılama talebini reddetti. 

Son dönemde alınan kimi yargı kararları çok tartışılıyor. Sinan Çetin'in oğlu alkollü araç kullanıp bir polisin ölümüne neden oluyor ve "kan parası" ödeyerek serbest kalıyor. Kardeşiniz ise hukuksuz biçimde tam 22 yıldır cezaevinde. Buna ilişkin neler söylemek istersiniz? 

Son günlerde Rüzgar Çetin’in olayı aslında adalet çarkının nasıl döndüğü, yargının kişinin kimliğine ve nüfusuna göre nasıl farklı kararlar alabildiğini bir kez daha gösterdi. Rüzgar Çetin kazada polis memurunun ölümüne yol açmıştı ama 9 ay sonra serbest bırakıldı. İlhan'da ise hiçbir ölüm, yaralama, çalma, çırpma yok. Üstelik 22 yıllık cezaevi sonrası beklediğimiz beraat yerine müebbet hapis cezası verildi.

SİNAN ÇETİN'İN OĞLU OLSAYDI...

Rüzgar Çetin, tanınmış iktidara yakın Sinan Çetin’in oğlu ve işin içinde ölüm olduğu halde babası ona sarılabildi. İlhan ise işçi emeklisi, solcu, Kürt ve Alevi Cebrail Çomak’ın oğlu olduğu için babası ona tam kavuşacakken bir daha yitirdiği oğlunun resimlerine sarılarak mahkeme salonlarında ve cezaevlerinde dolaşmaya devam edecek, sarılamayacak.

Bunu Türkiye kamuoyunun vicdanına bırakıyorum.  

Geçtiğimiz yıl yaptığımız görüşmede "İlhan’ın bu sürece bakışı çok umutlu değil. Şu anda gidişat çok iyi olmadığı için bize de “umutlanmayın” diyor… Ama biz umudumuzu güçlü tutuyoruz" demiştiniz. Şimdi gelinen noktada bu konuda sizin ve İlhan Çomak'ın düşünceleri nedir? 

Umut ve umutsuzluk konusu...  Keşke yanılmış olsaydı İlhan... Tabii benim bu şekilde umutlu olmam, bir kötülüğün bu derecede sürmeyeceği ve İlhan’ın adil bir yargılama ile suçsuzluğu ortaya çıkacağı çerçevesindeydi. Mahkeme sadece DGM sürecini aklamakla yetindi. Bir de süreç çok kötü gidiyor. Her gün insanlar ölüyor her gün toplumsal barıştan daha da uzaklaşıyoruz, yargı da devletin kodlarına göre hareket ediyor.

İlhan, devleti kendi yaşam pratiğiyle tanıyor. İşkence gördü, ömrümün yarısından fazlasını cezaevinde geçirdi doğal olarak daha iyi tahlil edebiliyor. İkinci bir durum ise İlhan'ın yaşadığı adaletsizliği yeterince kamuoyuna yansıtamadık. Özgür basın dışında İlhan’ın durumunu işleyen yok gibiydi. Ana akım medya ve iktidar yanlısı basın yer vermedi. 

CNN Türk'te Şirin Payzın avukatla bir program yaptı, bunun dışında Ardan Zentürk Star gazetesinde bir köşe yazısı yazdı. Önemli ama yeterli olmadı. Bize destek veren özgür basın ve aydınlara sonsuz teşekkürlerimi aracılığınızla iletiyorum. Maalesef uzak duran aydınlar, siyasetçiler ve hukukçuların olduğunu da belirtmeliyim. 

Süreç bundan sonra nasıl ilerleyecek?

Bundan sonra avukatlar karara itiraz edecekler. Dosya AYM'ye götürülecek ve nihayet Yargıtay süreci var. Bunlardan da sonuç alamazsak yine AİHM'e götüreceğiz. İlhan’ı alıncaya, bu hukuksuzluğu giderinceye kadar mücadelemiz devam edecek. Son olarak hükümetin bu konuda bir adım atmasını ve bu adaletsizliği giderecek bir düzenleme yapmasını talep ediyorum. 

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.