Gazeteci örgütleri 'Tek Tip Gazeteciliğe Karşı Gazetecilik' için toplandı

Gazeteci meslek örgütlerinin ortaklaşa düzenlediği "Tek Tip Gazeteciliğe Karşı Gazetecilik" konulu basın toplantısında konuşan TGS Başkanı Uğur Güç, AKP iktidarının gazetecilik mesleğine saldırdığını söyledi. TGC Başkanı Turgay Olcayto ülkede etik gazetecilik yerine tetik gazeteciliği yapıldığını ifade ederken, ÇGD Başkanı Abakay ise medyanın yüzde 80'inin devletleştiğini vurguladı.
Çarşamba, 16 Eylül 2015 15:38

Türkiye Gazeteciler Derneği (TGC), Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) ve DİSK Basın -İş Sendikası, Türkiye'de iktidarın tek tip gazetecilik anlayışını yerleştirmek için yaptığı uygulamalara karşı "Tek Tip Gazeteciliğe Karşı Gazetecilik" başlıklı basın toplantısı düzenledi.

TGC'deki Gazeteciler Lokali'nde düzenlenen toplantıya TGC avukatı Gökhan Küçük, ÇGD Genel Başkanı Ahmey Abakay, TGC Genel Başkanı Turgay Olcayto, TGS Genel Başkanı Uğur Güç, Disk Basın-İş Sendikası Genel Sekreteri Özge Yurttaş ve gazeteci-yazar Ragıp Duran katıldı.

"ETİK GAZETECİLİK YERİNE TETİK GAZETECİLİĞİ YAPILIYOR"

Toplantıda ilk olarak söz alan TGC Başkanı Turgay Olcayto, gazetecilik mesleğinin birbirini ihbar eden bir mesleğe dönüştüğünü söyledi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti olarak, meslek etiklerini sık sık deklare ettiklerini belirten Olcayto, "Ama etik gazetecilik yerine tetikçi gazetecilik var artık" dedi. "Tetikçi gazetecilik" anlayışında iktidarların payı olduğunu söyleyen Olcayto, gazetecilerin de dayanışma mücadelesinde yetersiz kaldığını vurguladı. Gazetecilerin örgütlü ve sendikal mücadele vermesi gerektiğini ifade eden Olcayto, "Ana akım medyada çok sayıda arkadaşımız işsiz. Ama iktidarın baskılarından ne çekiniyoruz ne de korkuyoruz. Bir doğru habercilik, gazetecilik yapmaya devam edeceğiz. Mücadelemizi sürdüreceğiz" diye konuştu. 

"AKP İTİDARI GAZETECİLİK MESLEĞİNE SALDIRIYOR"
Ardından konuşan TGS Genel Başkanı Uğur Güç, AKP'nin bölgede yaşanan olayların saklı kalması için gazetecilik mesleğine saldırıldığını belirtti. Gazetecilerin AKP iktidarı döneminde sıkça gözaltına alındığını belirten Güç, Nokta Dergisi'nin kapak fotoğrafında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eleştirilmesine tahammül edilemeyerek çalışanlarının gözaltına alındığını hatırlattı. Güç, Güneş gazetesinin bugünkü kapağında "Aydın Doğan hesap verecek" başlığı ile gazetecilerin birbirini hedef göstermesinin somut bir örneği olduğunu kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaretten birçok gazeteciye de dava açıldığını da hatırlatan Güç, düşünce özgürlüğünün hiçe sayıldığını dile getirerek, "Savcılar, yargılamadan önce kendilerine neyin suç neyin suç olmadığını sormalı" dedi. 

"BASKI FITRATLARINDA VAR"
ÇGD Başkanı Ahmet Abakay, Türkiye'nin basın tarihinde tek tip gazeteciliğin olduğunu ifade ederek, "Türkiye'de basın tarihin döneklerin tarihidir" dedi. Gazetecilik mesleğinin potansiyel suçlu durumuna getirildiğini kaydeden Abakay, "Muhabirlik eşittir suç işlemek oldu. Kürt medyasında da baskılar iki kat fazla. Basına baskı Abdülhamit döneminden kalma. Baskı fıtratlarında var" ifadelerini kullandı. Medya iktidarın gölgesinde kaldığını dile getiren Abakay, medyanın yüzde 80'ninin devletleştiğini söyledi. 

"BASKI VE SANSÜRE KARŞI DAYANIŞMAYA"
AKP iktidarı döneminde medyaya karşı doğrudan bir taarruz başlatıldığını söyleyen Disk Basın-İş Sendikası Özge Yurttaş ise, Disk Basın- İş Sendikası'nın sansüre karşı hazırladıkları basın ihlalleri raporunda 40 gün içerisinde 103 haber sitesinin kapatıldığı bilgisini verdi. Yurttaş, başta Milliyet Gazetesi'nde olmak üzere 20 gazetecinin işten çıkarıldığını, 21 gazeteciye de "terör" gerekçesiyle soruşturma açıldığını hatırlatarak, baskı ve sansüre karşı basın meslek örgütlerinin dayanışma mücadelesi vermesi gerektiğinin altını çizdi. 

"MEDYA ÖZEL MÜLKİYET OLMAKTAN ÇIKMALI"
Gazeteci-yazar Ragıp Duran da, Türkiye'de gazetecilerin devletin tahakkümünden çıkamadıklarını ifade ederek, "Biz çok devletçi bir toplumuz. Devlet gibi bir baskı mekanizmasına devlet ana diyoruz. Basın birçok şeyi şimdiye kadar devletten beklemiş. Basın kartları dahi devlet tarafından veriliyor. Fransa, Hollanda gibi ülkelerde gazetecilikte devletin ne gibi müdahalesi olmuyor" diye konuştu. "Özerk gazetecilik" olgusuna dikkat çeken Duran, gazetecilik mesleğinin devletle organik bir bağı olmaması gerektiğini belirterek "Medya mülkiyet olmaktan çıkmalı" dedi. Son olarak konuşan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Avukat Gökhan Küçük, gazetecilik mesleğinin hukuki düzenlemelerle araçsallaştırıldığını ifade etti.