Eskişehir halkı termik santral istemiyor: Enerji tekellerini değil yaşamı savunuyoruz

Eskişehir halkı termik santral projesini tartışıyor. Pek çok başlıkta endişeli olan yöre halkı, enerji tekellerinin kârını ve rantını değil, yaşamı savunduklarını söylüyor.
Mehmet Güven
Çarşamba, 20 Aralık 2017 15:37

Eskişehir'in Tepebaşı ve Alpu ilçelerinde kurulması planlanan kömürlü termik santral, kentte bir süredir tartışmalara neden oluyor.

Santralin adı, kurucu şirket tarafından her ne kadar “Alpu Termik Santrali, B Sektörü Yeraltı İşletmesi ve Kül Düzenli Depolama Tesisi” olarak belirtilse de, santral sahasının büyük bir kısmı merkezdeki Tepebaşı ilçesi Kozlubel, Gündüzler, Beyazaltın köyleri mevkileri içerisinde kalıyor. Tepebaşı ilçesine kuş uçuşu 25 kilometre mesafede olan santralin isminin Alpu olarak seçilmesinin, Eskişehir kamuoyunu yanıltma amacı taşıdığı öne sürülüyor.

GÜNDE 18 BİN TON KÖMÜR YAKILACAK!

Hazırlanan ÇED başvuru dosyasına göre yaklaşık 1.8 milyar dolar proje bedeli öngörülen santralin kurulu gücünün yaklaşık 1080 MW olması, yılda 6,5 milyon ton kömür yakması planlanıyor. Günde 18 bin ton kömür yakılması anlamına gelen bu rakam, yaklaşık 2 milyon konutun yılda 3 ton kömür yakmasına denk düşüyor.

Kurulması planlanan santral, Elbistan’daki santrallerin her birine eşdeğer güçte. Bu da Türkiye’deki mevcut santrallere göre ortalamanın üstünde bir santral kurulacağı anlamına geliyor.

Alandaki linyit yataklarının zenginliği düşünüldüğünde ek santraller kurulması da gündeme gelebilir. Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı’nın Eskişehir’de yaptığı söyleşide santralde 25 bin kişinin çalışacağı belirtilirken, hazırlanan ÇED ön raporuna göreyse 2 bin 500 kişinin santralde çalışması planlanmakta, bu da ilgili vakfın kamuoyunu ikna etmek için böyle bir rakam verdiği anlamına geliyor.

ESKİŞEHİRLİLER SANTRALE NEDEN KARŞI ÇIKIYOR?

Santralin kurulmasını engellemek için kentteki sendikalar, demokratik kitle örgütleri ve duyarlı yurttaşlar, Eskişehir Çevre ve Yaşam Platformu bünyesinde bir araya geldiler.

Şu ana kadar birçok köyde ve kent merkezinde santralle ilgili bilgilendirme toplantıları yapıldı. Platform bu süreçte afiş, el ilanı ve toplantılar ile şehir merkezinde ve köylerde santralin neden kurulmaması gerektiğine ilişkin yoğun bir çalışma yürütüyor.

TARIM ARAZİLERİNİ VE LÜLETAŞINI TEHDİT EDİYOR

Platform ve Eskişehir halkı santrale birçok nedenle karşı çıkıyor. İlk olarak santral daha önce Büyük Ova kapsamına giren Alpu Ovası'nda yer alıyor. Bu ova Eskişehir'in en önemli tarımsal merkezi ve santralin kurulması planlanan hemen hemen tüm alanlar gelişkin tarım arazisi vasfında. Santralin Eskişehir’e olan mesafesi, hava ve çevre kirliliği riskini de artırıyor. Doğalgaza geçmeden önceki Eskişehir’de hava kirliliği halk için çok ciddi bir sorundu, santral ile birlikte o günler tekrar akıllara geliyor. Kentin en önemli el sanatı olan lületaşının çıkarıldığı yerler de, mevcut raporlara göre kül depolama sahalarının altında kalıyor. Bu da lületaşı yapımının ölmesi anlamına geliyor. Kısacası santralin Eskişehir’e herhangi bir katkısı olmayacağı gibi kentten götüreceği de çok şey var.

İlgili bakanlıklar ve Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı aracılığıyla maden patronları, "santrale karşı çıkanların yerli kaynaklarla enerji üretimini istemediği" algısını yaratmaya çalışırken, aynı bakanlığın 2000’lerin başında tamamen ithal bir kaynak olan doğalgaz santralleri için de "karanlıkta kalmak istemiyoruz propagandası" yaptığı biliniyor.

Yapılacak santralin bir kamu yatırımı olmayacağı da ortadayken, enerji tekellerinin çıkarlarını savunmak ile santrali savunmak aynı anlama geliyor. Eskişehir halkına ise yaşamı savunmak düşüyor.