Devlet doğum kontrolü hizmetlerinden çekildi, AKP Anayasal suç işliyor

Bilim ve Aydınlanma Akademisi Toplum Sağlığını Geliştirme ve Koruma Bilim Alanı doğum kontrolüyle ilgili açıklama yaptı ve devletin bu alandan çekildiğini söyledi. AKP'nin bu politikasıyla suç işlediği belirtilen BAA açıklamasında, aile sağlığı merkezlerinin tekrardan açılması ve konuya müdahale edilmesi gerektiği ifade edildi.
soL - Bilim ve Aydınlanma
Cuma, 13 Aralık 2019 11:18

Bilim ve Aydınlanma Akademisi Toplum Sağlığını Geliştirme ve Koruma Bilim Alanı yaptığı açıklamada, AKP'nin doğum kontrolüne karşı olduğunu ancak bu yaklaşımın anayasal suç teşkil ettiğini belirtti. Kamu sağlık kurumlarının artık modern yöntem sunmadığının ifade edildiği açıklamada AKP'nin toplum mühendisliği kapsamında halk sağlığını tehdit ettiği vurgulandı. 

Bilim ve Aydınlanma Akademisi'nin açıklaması şu şekilde:

AKP doğum kontrolüne karşı

Anayasanın 41. maddesi “Devlet.. aile planlamasının öğretimi ve uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar” der. Buna karşılık AKP iktidarı, başından beri doğum kontrolünü engelleyici bir tavır içindedir. Bu tavır bizzat Erdoğan’ın şu tür sözleriyle açığa vurulmuş durumdadır: “Nüfus planlamasıymış, doğum kontrolüymüş, hiçbir Müslüman aile böyle bir anlayış içinde olamaz.” (1)

Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Merkezleri kapatılıyor

Bu anlayış iktidarın ve devletin doğum kontrolü konusundaki politikasını belirler durumdadır. Doğum kontrolü hizmetlerinin sunulması ve bu hizmeti sunacak personelin eğitilmesi bakımından son derece önemli bir yeri olan Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Merkezleri AKP döneminde kapatılmaya başlanmış; 2002’de 298 olan sayı, 2017’de 177’ye düşmüştür (2). Birinci basamak sağlık hizmeti sunan aile sağlığı merkezlerine doğum kontrolü için yeterli malzemenin gönderilmediği ve bu kurumlarda rahim içi araç uygulayacak yeterli personelin bulunmadığı da bilinmektedir.

Kamu sağlık kurumları artık modern yöntem sunmuyor

Anayasa’nın 41. maddesinde devletin bu alanda tanımlanmış görevlerine rağmen kamu kurumları artık modern doğum kontrolü yöntemi sunmaktan vazgeçmiş görünmektedir. Bu politikanın sonucu olarak vatandaşlar modern yönteme ulaşabilmek için eczanelere, özel sağlık kurumlarına para ödemek zorunda kalmaktadır. Kadınların %22,4’ü modern yöntemi eczanelerden, %10,1’i de market ve dükkanlardan temin etmektedir (3). Modern yöntem sağlamada kamunun payı 1998’de %56 iken, 2018’de %52’ye; rahim içi araç uygulamasında kamu birinci basamak kurumlarının payı ise 1993’te %49 iken, 2018’de %14,5’e gerilemiştir (4).

Modern doğum kontrolü yöntemi kullanan kadın oranı yerinde sayıyor

2013 yılında %47,4 olan modern yöntem kullanan kadınların oranı, 2018’de ihmal edilebilir bir artışla ancak %48,9’a ulaşabilmiştir. Oysa bu oran Avrupa bölgesinde %75,1, dünyada ise %77,4’tür (5).

Üstelik bu bakımdan sosyoekonomik gruplar arasında önemli eşitsizlikler vardır: Modern yöntem kullanma oranı kentte %49,9, kırda %45,2; Batı’da %49,7, Doğu’da %43,0; lise ve üzeri eğitimli kadınlarda %51,9, ilk okuldan daha düşük eğitimli ve eğitimsiz kadınlarda %39,5; yüksek gelirlilerde %58,0, düşük gelirlilerde %39,2 (6).

AKP’nin ne olursa olsun doğurganlığı artırmayı hedefleyen akıl dışı yaklaşımı emekçi sınıfların alt tabakalarını daha çok etkilemektedir, oysa bu hizmete daha çok ihtiyacı olanlar bunlardır.

Modern doğum kontrolü yöntemi kullanan 15-49 yaş arasındaki kadın oranı

AKP kendi toplum mühendisliği projesi doğrultusunda halk sağlığını tehdit ediyor

AKP kendi İslamcı, laikliği yok eden siyasi vizyonu doğrultusunda doğurganlığı artırmayı hedeflemektedir. Bunu da, ilgili kurumları kapatarak, birinci basamak sağlık kurumlarına gereken malzemeyi göndermeyerek, kadınların hap ve rahim içi araç gibi etkili yöntemlere ulaşmasını engelleyerek gerçekleştirmektedir.

Bütün bunlara rağmen modern yöntem kullanan kadın oranındaki sınırlı da olsa artış, doğum kontrolü hizmetlerine olan gereksinimin göstergesidir. Vatandaşlar bu gereksinimi para ödeyerek karşılamak zorunda bırakılmaktadır.

AKP halkın sağlığını tehdit, sağlık hakkını gasp etmekte, beğenmediğimiz 1982 Anayasasını bile çiğnemektedir.

Bilim ve Aydınlanma Akademisi

Toplum Sağlığını Geliştirme ve Koruma Bilim Alanı


1) Erdoğan'a göre Müslüman aile doğum kontrolü yapamaz.  (30 Mayıs 2016). Cumhuriyet
2)Sağlık Bakanlığı (2018) Sağlık İstatistikleri Yıllığı, Ankara, s: 139
3)HÜNEE (2019) Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması 2018, Ankara, s: 98
4)Age, s: 95
5)DSÖ veri tabanı, http://apps.who.int/gho/data/view.main.1610?lang=en
6)HÜNEE (2019) Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması 2018, Ankara, s: 96