Bugün Nefret Suçu Mağduru Transları Anma Günü

Bugün 20 Kasım, Nefret Suçu Mağduru Transları Anma Günü. Nefret cinayetlerinde ilk sıralarda olan ülkemizde böylesi günler, yalnızca bir anma vesilesi değil mücadeleyi büyütme günü olarak bakıldığında anlam kazanıyor.
soL - Haber Merkezi
Çarşamba, 20 Kasım 2019 17:28

20 Kasım, 1963 doğumlu Afroamerikan kadın Rita Hester'in yaşamının, 35 yaşında iken, bir cinayet sonucu son bulduğu gün.

Kendisi de bir aktivist olan Rita Hester'in ve nefret saldırısına uğrayan tüm transların anısına, Rita'nın dostları ve yaşadığı Boston eyaletindeki aktivistler tarafından 13-20 Kasım Haftası Uluslararası Transları Anma Haftası olarak ilan edildi. 

TÜRKİYE NEFRET CİNAYETLERİNDE İLK SIRALARDA 

Nefret cinayetlerinde ayrımcılığın, homofobi ve transfobinin rol oynadığı biliniyor. Şiddet kültürünün ve islamcı yaşam biçiminin yaygınlaştırılmaya çalışıldığı Türkiye'de onlarca nefret cinayeti kayda geçti. 

Dolayısıyla ülkemizde böylesi günler, yalnızca bir anma vesilesi değil mücadeleyi büyütme günü olarak bakıldığında anlam kazanıyor.

Bu yıl dördüncü baskısı yayımlanan "Komünist LGBT'ler Neyi Savunuyor?" adlı broşürde Türkiye’de trans birey olmanın zorluklarının çok boyutlu olduğuna, ilk göze çarpan zorluğun maruz kaldıkları toplumsal baskı, ayrımcılık olduğuna dikkat çekiliyor.

Trans bireylerin cinsiyet geçiş sürecinde başvurdukları hukuk ve sağlık makamlarında karşılaştıkları pek çok zorluğun da sözkonusu olduğu biliniyor.

Gericilik transların hayatını kuşatmaya devam ederken, kapitalist düzen içindeki eşitsizlik transların hayatında daha derin hissediliyor.

Kent merkezlerinden sürülen, evsiz ve işsiz bırakılan trans kadınlar, hayatta kalabilmek için fuhuş sektörüne girmekten başka bir seçenek bulamıyor, fuhuş çetelerinin insafına terk ediliyorlar. Transların eğitim ve istihdam süreçlerinden dışlanması, uygulanan neo-liberal politikalar, esnek ve güvencesiz çalışmanın yaygınlaşması, translar için bu tablonun bir tercihin ürünü olmadığını, bir insanlık suçu ve şiddet türü olan fuhuşa itilmelerinin son derece nesnel dayanakları olduğunu gösteriyor. 

Komünist LGBT’ler transların eğitim ve istihdam süreçlerinden dışlanmalarının karşısında duruyor, eşit yurttaşlık ve güvenceli iş taleplerini yükseltiyor. Ayrımcılık ve sömürü üreten kapitalizmin karşısına, ayrımcılığın ve işsizliğin yasaklandığı bir düzen olan sosyalizmle çıkıyor.