Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Ankara'dan bir rant vurgunu hikayesi: Güneşimize bile göz diktiler...

Ankara’da başrolünde yine Melih Gökçek’in olduğu ve CHP’li Çankaya Belediyesi’nin de sessiz kaldığı büyük bir rant vurgunu yapılıyor. 4 kat sınırı olan mahallede, üstelik sosyal-kültürel alan olarak belirlenen bölgeye, 17 katlı bloklar yapılacak. Mahalleli rant projesine oldukça tepkili ve durdurmaya kararlı.

Ali Ufuk Arikan

Yayın Tarihi: 31.07.2017 , 08:16 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:11

Ankara Dikmen Harbiye Mahallesi sakinleri, Büyükşehir Belediyesi’nin büyük bir rant vurgunu girişimiyle karşı karşıya kaldı. Dikmen’de 4 kat sınırı olan bölgede, sosyal ve kültürel alan olarak belirlenen Şehit Alaatin Yakupoğlu Sokak'taki boş alan, Belediye’nin girişimiyle konut alanına çevrildi, üstelik yasal olarak kat sınırı bulunan bölgedeki kat sınırı da kaldırılarak… CHP’li Çankaya Belediyesi de sessiz kalınca ortaya çıkan rant projesi mahalleliyi isyan ettirdi.

BİRİ ‘İSTEDİĞİMİ YAPARIM’ DEDİ, DİĞERİ SUSTU…

Konuya ilişkin Büyükşehir Belediyesi’ne bir yazı yazan ve hukuksuz biçimde kat sınırının kaldırılmasına ve sosyal kültürel alanın konut alanına çevrilmesine tepki gösteren yurttaşlar, “Alan bizim tasarrufumuzda, istediğimiz kararı alırız” yanıtı aldı. Konunun diğer muhatabı Çankaya Belediyesi ise yurttaşların görüşme taleplerine henüz bir yanıt vermiş değil.

Konuya ilişkin soL’a açıklamalarda bulunan mahalle sakinleri hem oldukça tepkili hem de bu projeyi durdurmak için kararlı. Yıllardır Dikmen’de oturan Melahat Kızıltepe, “Yıllarca çalıştık, bir göz ev aldık. Şimdi evimizin önüne hukuksuz şekilde 17 katlı bloklar dikiyorlar. Her şey bitti de sıra bizim güneşimize mi geldi? Bunca yıl çalıştık, şimdi güneş bile çok mu görülüyor” diyor. 

İşte mahallelinin soL’a yaptığı açıklamalar:

ÇOCUKLARIN OYUN OYNAYACAĞI YER YOK…

Tamer: 30 yıldır bu semtte oturuyorum. Bu arsa ASKİ’ye aitti, 2013’te belediye kararıyla önce sosyal-kültürel alana, daha sonra da hukuksuz bir şekilde çok katlı alana çevrildi. Öncelikle burası Ankara kent merkezine çok yakın bir yer. Bu yol şu haliyle trafik yoğunluğunu kaldıramaz halde. Burada yapılan bu çok katlı konutlar mahallenin felaketi olacak. Oturacak yer yok, insanların vakit geçireceği yer yok, görüyorsunuz çocukların oyun oynayacağı yer yok. Bu kadar yoğun betonlaşmanın içinde insanların nefes almaya ihtiyacı var. Konut yapılacaksa bile 4 katlı yapılabilir ancak, 17 katlı ikisi bitişik üç duvarı burada düşünürseniz Çin Seddi gibi. Sokaklar zaten iki şerit park yeri olarak görünüyor. Çağdaş belediyecilik, orada yaşayanların hakkında hukukuna saygı göstermektir. Çoğu yerde insanların görüşü alınıyor, oysa burada bununla karşılaştık. Burada rant var, insanların hukuku hiçe sayılıyor. 17 kat yukarı çıkıldığında buradaki evlerin güneş görme ihtimali yok, biraz empati aynı şekilde, kararı alan büyükşehir belediye meclis üyelerine bu evlerde oturma ve yaşama zorunluluğu getirilse bakalım ne yaparlar.

‘İÇİM DOLU, AĞLATMA’

Melahat Kızıltepe: Ben burada 36 yıldır esnafım, 36 sene kuaförlük yaptım. Burayı alana kadar birçok hastalık yaşadım, koah hastasıyım, şeker hastasıyım… Benim üzerime 17 kat bina diktikten sonra güneş dahi göremeyeceğim. Çankaya Belediye Başkanı’nın babasına, dedesine, ailesine hizmet ettim. Bir türlü randevu alamadım. İçim dolu, ağlatma beni başkanım. Her yer bitti de buraya mı göz diktiler. Bak burada öğretmen arkadaşımız var 52 senelik, nefes almaya ihtiyacı var, hepimizin ihtiyacı var. Bir bura mı kaldı yiyecek. Yapacaksa burada yeşil alan yapsınlar, nefes alalım. 

Doğan Taşdelen elinde bir zeytini aldı kahve kahve gezdi. “Çok zamlı yiyorsunuz, oyunuzu rica ediyoruz” dedi. Biz oyumuzu böyle verdik, oğlu gelsin ziyan etsin diye vermedik oyumuzu. Biz havadan sudan gelen suyla ev sahibi olmadık, ben tırnağımla kazanarak aldım bu evi… Emmimiz, dayımız yok. Biz de insanız, güneşimizi çalmasınlar, yaşama hakkımızı çalmasınlar.

Rant için yapıyorlar. Yeşil alan yapsınlar. İnsanların oturacağı yeşil alan yok koskoca Dikmen bölgesinde.

Bülent: Şimdi bu işlem kağıt üstünde kamu erkini temsil eden insanların kamu adına yaptığı bir işlem. Bunun belli yönetmelikleri var, kanunları var. Burada hiçbirine uyulmadığı görülüyor. Plan değişikliği yapılırken sosyal donatılar gözetilerek yapılmalı. Yani halk yararı gözetilmeli. Burada bununla ilgili en ufak bir şey yok. Var olan bir sosyal donatıyı alıyorlar, konut ihtiyacı var diyerek plan değişikliği yapıyorlar. Biz yönetmeliklerin üzerindeyiz diyorlar. Diyecek bir şey yok. Bu ülkede hukuk var, hakkımızı sonuna dek arayacağız.

‘AĞAÇLAR AĞLAR MI?’

Rıza Taştan: Ağaçlar ağlar mı? Şimdi şu alandaki ağaçlara bakın. Herkesin bir canı var, onun da bir canı var. Bir atasözü var; yaş kesen, baş keser. İnsanların güneşini, rüzgârını kesiyorsun. Bu insana, doğaya saygısızlık. Yarın bir yangın olsa, deprem olsa şu mahallelinin toplanacağı tek bir alan yok.

Alp: Bizim en büyük itirazımız kamu alanının imara açılması, buna itiraz ediyoruz. En büyük şaşkınlığımız bu projeye hem Büyükşehir’in hem de Çankaya Belediyesi’nin nasıl olup da izin verdiği. İmza kampanyası yapıyoruz, Belediyeyle iletişim kurmaya çalışıyoruz. Elimizden geldiğince hukuk çerçevesinde mücadele etmeye devam edeceğiz.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Özhaseki, imar yolsuzluklarını, “Belediyelerin imar uygulamaları açısından ayrıca denetlenmesi lazım. Belediyelerin üçüncü bir denetime ihtiyacı var. En büyük hırsızlıklar, kötülükler, belalar imardan geliyor" sözleriyle itiraf etmişti.

‘İKİ SANİYE AYIRAMAZ MI?’

Rıza Taştan: Bir arkadaşımızla birlikte Çankaya Belediyesi’ne gittik, başkanla görüşmek için. Yarın gelin dediler. Ertesi gün gittik, toplantıda dediler... Başkan bize iki saniye zaman ayıramaz mıydı? Oy zamanı gelince kapı kapı dolaşıyorlar. İnsanları niye kandırıyorlar?

‘MAHALLENİN İHTİYACI YEŞİL ALAN’

Şibay Tuğsavul: Burada Dikmen Harbiye Mahallesi sakinlerinin ihtiyacı sosyal kültürel tesis alanı ve yeşil alan. Burada yapılan bu hukuksuzluk 2 yıl gizli tutulmuş, Mayıs ayında bu değişiklikten haberimiz oldu. Üstelik kat serbest bırakılarak yapılan bir proje, Ayrıntıları da gördük, burada tüm binalar 4 kattır, burada 17 katlı bir proje söz konusu. Burada yasal olarak 25 metre arka bahçe mesafesi olması gerekirken, bunu 5 metreye düşürmüşler. Bu tamamen imar talanı ve cinayetidir. Bizim ihtiyacımız yeşil alan ve sosyal kültürel tesis. Biz buranın yeniden sosyal kültürel tesise dönüştürülmesini talep ediyoruz. Ranta hizmet eden, halkın güneşle ilişkisini kesecek projeden vazgeçilmesini istiyoruz. Yürütmeyi durdurma davası açtık. Bu süreçte mahallelinin bir arada durması çok önemli. Burada mahalleli olarak soruna çözüm bulmaya çalışıyoruz.

Arzu Taştan: Çankaya Belediyesi bize yardımcı olacak, daha bizden oy istemesin. Onlar için bundan sonra gezmem artık. Partim de olsa bize sahip çıkacak. Şimdiye kadar bir şey istemiş miyiz, istememişiz. Sadece bunu istiyoruz. Burası yeşil alan kalmalı.

 

 

 

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.