Afetlerle mücadelede Küba örneği: Çözüm örgütlü halk

İzmir’de José Martí Küba Dostluk Derneği’nin düzenlediği etkinlikte konuşan Küba Büyükelçisi Amoros Núñez, dünyada doğal afetlerin giderek arttığına dikkat çekerek, 'Can ve mal kaybının önüne geçmenin esası, halkın örgütlü ve hazırlıklı olması' dedi.
soL - İzmir
Cuma, 21 Şubat 2020 21:41

José Martí Küba Dostluk Derneği, dün akşam İzmir Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nde Küba Cumhuriyeti Büyükelçisi Luis Alberto Amoros Núñez'in katılımıyla bir söyleşi gerçekleştirdi. "Doğal Afetlerde Mücadelede Küba Örneği" başlıklı söyleşide Küba'nın karşı karşıya olduğu afet riskleri, afetlerle mücadeleye yaklaşımı ve mücadele stratejileri üzerine konuşuldu.

Amoros Núñez, ilk olarak iklim değişikliğinin tüm dünyadaki olumsuz etkilerinin giderek ağırlaştığını ve daha fazla hissedilir olduğunu belirtti. Büyükelçi, Küba Meclisi’nden çıkan “Yaşam Görevi” programı kapsamında yapılan ilk çalışmalar sonucunda, suların yükselme hızıyla orta vadede sular altında kalacak 14 yerleşim yeri belirlendiğini, bunların adım adım boşaltılarak daha yüksek yerlere taşınmaya başlandığını ifade etti.

Küba, bir deprem ülkesi olan Türkiye’den farklı olarak, bir kasırga ülkesi. “Normalde, alıştığımız, on yılda bir defa ülkemizi büyük bir kasırganın vurmasıydı. 2002’den bu yana 9 büyük kasırga yaşadık” diyen Amoros Núñez, iklim değişikliğinin yarattığı yıkıma işaret etti.

Bu durumun bir diğer işareti, geçtiğimiz yıl Ocak ayında Havana’yı vuran ve büyük yıkım yaratan hortum. Küba’da Kasım-Mayıs arası kuru mevsim, yılın kalan kısmıysa yağış mevsimi. Kasırgalar da her zaman yağış mevsiminde yaşanıyor. Geçen yıl Ocak ayında görülen hortum, Küba’da hiç beklenmeyen ve nadir bir felaketti. Büyükelçi, “Yağış mevsiminde yağış miktarı azalıyor, kuru mevsimde yağış alıyoruz. Bu hem son yıllarda sık sık kuraklığa, hem de tarım ürünlerinin kötü etkilenmesine yol açıyor” dedi.

KÜBA NASIL HAZIRLANIYOR?

Kasırgaları diğer komşu ülkelerle kıyaslandığında çok daha az can kaybıyla atlatan Küba’nın doğal afetler karşısındaki en büyük silahı, Amoros Núñez’e göre, halkın örgütlülüğü. “Kasırgaların önceden belirlenebilmesi için radar sistemleri ve diğer tekniklere çok önem veriyoruz. Kasırga vuracağında, tüm halk ne yapması gerektiğini biliyor ve devlet kurumları, kitle örgütleri ve halk hep birlikte gerekli adımları atıyor.”

“Yaşam Görevi” programı kapsamında Küba, su altında kalacak yerleşim yerlerini başka bölgelere taşımaya başlamanın yanı sıra, risk altındaki bölgelerde bulunan binaların yıkımı, aynı bölgelerde yeni imar izni verilmemesi, kumsalları korumak için bitkilendirme gibi adımlar atıyor. 

İzleyiciler arasında yer alan Dokuz Eylül Üniversitesi Afet Yönetimi doktora öğrencilerinin, afetlerle mücadelenin eğitim sisteminde yer alıp almadığı yönündeki sorusu üzerine Büyükelçi, kendi oğlundan örnek verdi: “Bu yıl ilkokul beşinci sınıfta. Üçüncü sınıfta, bizde iklim değişikliği dahil tüm bu konuların anlatıldığı ‘İçinde Yaşadığımız Dünya’ dersini aldıktan sonra eve gelip, kasırga sırasında yapılacak dört etabı tek tek anlatırdı: ‘Biir, halkı bilgilendirmek, ikii, erken tespit, üüüç…’”

Küba Büyükelçisi, izleyicilerin Türkiye’deki duruma dair örnekler vermesi üzerine, “Bizim en büyük avantajımız, nerede ne inşaatı yapılacağı, nasıl yapılacağı, şehirlerin nasıl planlanacağı gibi konularda şirketlerin, holdinglerin, tekellerin, zenginlerin sözünün geçmemesi” yorumunda bulundu.

Núñez, “Dünyada bir avuç zengin kendi çıkarlarından başka hiçbir şeyi, kimseyi düşünmeden hareket etmeye devam ettiği sürece, bu bencillik devam ettiği sürece, iklim değişikliğiyle başa çıkabilmemizin olanağı yok. Biz Küba olarak kendi ülkemizde elimizden geleni yapıyoruz, ancak tüm uluslararası platformlarda da ısrarla bu düzeni, bu durumu kınıyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.