Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Metin Oktay’ı anmak

'Metin Oktay tüm bu saldırılara karşı bir duruşu temsil ediyor, bir sembol olmaya devam ediyor tribünlerde ve yeşil zeminlerde...'

İsmail Sarp Aykurt

Yayın Tarihi: 13.09.2015 , 09:47 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 04:48

Tribün emekçilerinin baskılanıp, tribünlerden izole edildiği, yeşil zeminlerin sermayeye aralıksız servis edildiği bir spor düzeninde ‘Metin olmanın’ değeri gün geçtikçe artıyor.

Tribünlere ve ilk onbirlere yerleştirilen ‘bindirilmiş kıtaların’, Rabia işaretleri yapıp, dinci sloganlarla takımı ‘coşturmaya’ yeltendiği, passolig fişlemeleri, Osmanlı figürleri ve envai çeşit gerici araç ile tribün ve yeşil sahaların esir alınmaya çalışıldığı bir spor ortamında Metin Oktay’ı anmak yetmiyor, yetersiz kalıyor.

Metin Oktay tüm bu saldırılara karşı bir duruşu temsil ediyor, bir sembol olmaya devam ediyor tribünlerde ve yeşil zeminlerde...

O, bir futbol yıldızı iken düzenin borusunu öttürenlere, düzen partilerine ağzının payını verebiliyor.

Yakasını ilikleyip, saygı duruşuna geçecek kadar düşmüyor bazıları gibi, hiç alçalmıyor. 

“İkinizin de teklifine hayır diyorum beyler. Benim sahada yaptığım ayak oyunlarının ne değeri olur, ne sözü olur, mecliste sizlerin arasında?”

Sözünü ya da düşündüklerini de hiç saklamıyor...

Türkiye İşçi Partisi’ne oy verdiğini, Denizlerin idamına karşı imza topladığını dillendirebiliyor.

“Metin Oktay sosyalistti. Oyunu Türkiye İşçi Partisi’ne verdiğini açıklayan ilk futbolcuydu. Bir tren seyahatinde Çetin Altan’a ‘Bizi sosyalist yaptın, ama sen aramızdan çekip gittin’ diyen de oydu”. (Hikmet Çetin)

İşte Metin, o yüzden emekçi halkın gözünde “kral”oluyor, soytarılık ise başkalarına kalıyor...

Metin Oktay’ı farklı  yapan tüm bu özellikler karakteri, düşüncesi ve davranışlarında somutlanıyor. Yoksa atılan goller, gol krallıkları ya da güzellemeler geçiyor, mazi oluyor...

Metin Oktay gibi iz bırakanlar ise unutulmuyor, aranıyor...

Ağları delen golünü attığında “O gol, bugün bile hatırlanıyor ise bu Fenerbahçe’nin büyüklüğündendir” diyecek kadar naif, mütevazi ve sportmen olabiliyor.

“Fenerbahçe’ye attığı çok ünlü bir gol vardır. ‘Uçan Manda’ olarak anılan Özcan’ın beklediği kalenin ağlarını yırttı. Ayıp olmasın diye ve rakip takıma bir cemile olarak şemsiyesiyle örttü orayı. Şemsiyesinin hâlâ orada olduğu söylenir” (Cemal Süreya)

Milyon dolarların havada uçuştuğu günümüzde, paraları elinin tersi ile itmesi ve sadakatiyle hala bazılarını utandırabiliyor.

“Metin Oktay’ın bir özelliği de hiçbir zaman şımarmamış olması. O rolü yanında oynayan diğer futbolculara bıraktı” (Cemal Süreya, 2000’e Doğru, 5-11 Haziran 1988).

Işte o yüzden ‘taçsızdır’ Metin...

Makine işçisi babası ile ev hanımı annesinin 9. çocuğudur. Sekiz kardeşinin beşi yaşamını yitirmiş, üç kız kardeşi ile büyümüştür.

Yoksulluk çekmiş, yoksullukla büyümüştür. 

Yaptıkları ve gösterdiği tutumlarıyla ise hiç alçalmamış, hiç ödün vermemiştir. 

O yüzden Metin Oktay, Metin Kurt, Baba Hakkı, Lefter gibi isimler yaşamayı ve yol göstermeyi sürdürüyorlar. 

Onlar gönüllerde ‘taçsız’ yaşarken, bazıları ise çürümeye ve çürütmeye devam ediyor...

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.