Koronavirüsün futbola darbesi

Koronavirüs pandemisi sporun belini kırmışa benziyor. En çok takip edilen spor dalı olan futbolda ise işler hiç iyiye gitmiyor. Özellikle son dönemde ertelenen ve geleceği belirsiz olan ligler ve kulüplerin zaten iç açıcı olmayan mali durumları futbolun genel ekonomisini de işlemez hâle getirdi.
soL - İsmail Sarp Aykurt
Cumartesi, 04 Nisan 2020 12:20

Ticari ilişkilerin egemen olduğu spor dünyasında zamansız gelen virüsün etkisi son derece yıkıcı boyutlara ulaştı. Maçların ertelenmesinden doğan parasal yükün kulüpler tarafından nasıl aşılacağı gündemi belirlerken bütçe daraltma haberleri ardı ardına geliyor. Çok daha öncesinden büyük bir ekonomik açmazla karşı karşıya olunduğu ve durumun virüs öncesi dönemde ağır aksak ilerletildiği ortaya çıkan ve bunun şimdiki çözüm yolunun plansız bir futbolcu maaşlarında kesinti ve fedakârlık kampanyalarıyla sürdürüldüğü gözlemlenen kulüplerde tek bir soru hâkim: Virüs sonrasında ne olacak?

ZAMANSIZ GELEN VİRÜS FUTBOL DÜZENİNİ AŞINDIRIYOR 

Daha öncesinde Avrupa takımları arasında başlayan salgın indirimleri kampanyası Türkiye’de de karşılık bulmuş görünüyor. Özellikle Barcelona’nın başlattığı kampanyadan sonra Beşiktaş’ın da salgın nedeniyle futbolcu maaşlarından yüzde 70’lik indirime gitmesi sonrası öngörü, bu kampanyanın da bir salgın gibi yayılacağı yönünde. Belirli miktarlarda maaşlarından feragat etmesi istenen futbolcular ile başlayan bu süreç, kimi futbolcuların kendi yaptırdığı hastane, malzeme bağışı vb gibi yöntemlerle sürse de, futbol piyasasının içerisinde bulunduğu durum bütçelerin fazlasıyla daraldığını ve endüstriyel futbol ekonomisinin hiç olmadığı kadar büyük bir sıkışma yaşadığını kanıtlayan cinsten. Futbolun son dönem içerisinde bulunduğu ekonomik durumun bu salgını göğüslemeyecek kadar kırılgan olduğu da ortaya çıkmış durumda. Özellikle futbol pastasından daha az pay alan takımların durumunun kritik eşiğe ulaştığı da iddialar arasındaydı. Denizlispor başkanı Ali Çetin’in koronavirüs nedeniyle ertelenen maçlar hakkında konuşurken “Takımlarımız ciddi maddi kayıplar yaşıyor. Federasyondan henüz para alamadık. Ödemelerin ertelenmesi ve futbolcu ücretlerinin düşürülmesi gerekiyor” ifadesi durumun vahametini gözler önüne seriyor.

Son göstergelere göre futbol ekonomisinin 50 milyar doları aşmış olduğu, Avrupa’nın ise bu gelirlerin önemli bir kısmını karşıladığı ve koronavirüsten etkilenen insan sayısının da bu kıtada yoğunlukta olduğu hesaba katıldığında ortaya karanlık bir tablo çıkıyor. Süper Lig’in değerinin 615 milyon Euro düzeyinde olduğu ve son dönem araştırmalara göre süper lig kulüplerinin banka anlaşmalarından reklam ve sponsorluk gelirlerine kadar geniş bir şekilde ele alınırsa toplam mali yüklerinin 15 milyar dolar sınırına yaklaştığı not edilirse futbolun geleceğinin ülkemizde de pek sağlıklı kalamayacağını tespit etmek zor değil.

PEKİ, YAPACAK BİR ŞEY VAR MI?

KPMG Football Benchmark’ın yaptığı son araştırmalara göre, Avrupa’nın 5 büyük liginde toplam zarar 4 milyar Euro’yu bulurken, Türkiye’nin önde gelen 4 kulübünün borsa kaybı ise yüzde 50’yi görmüş durumda. Belarus haricinde liglerin durdurulduğu ve Avrupa’nın en önemli futbol liglerinden sayılan İtalya Serie A’nın belirsiz bir süreliğine ertelenmesi İtalyan futbol kulüplerini fazlasıyla etkiledi. Araştırmaya göre etkilenen kulüplerin başında gelen Juventus, yüzde 50’nin üzerinde değer yitirirken, Almanya Bundesliga ekiplerinden Borussia Dortmund’un kaybı yüzde 45 ve İngiltere Premier Lig ekiplerinden Manchester United’ın kaybı ise yüzde 35’lere yaklaşmış durumda. Ligler arasında özellikle Premier Lig’in kaybı öne çıkarken Avrupa spor organizasyonlarının durması da kulüplerin ticari fonksiyonlarını işlevsiz duruma getirdi. Güncel gelişmelerde ise kuruluşundan beri bir soygun şebekesi gibi çalışan FIFA’nın koronavirüs nedeniyle zarar gören kulüplere 2.7 milyar dolarlık bir yardım yapmaya hazırlandığının altı çiziliyor. Projede her federasyona 6 milyar dolara varan bir ödemenin gerçekleştirileceği ve bunun gerçekleşmesi durumunda spor tarihinin en büyük yardım organizasyonu olacağının vurgusu yapılıyor. Buradaki bir diğer soru ise bu paranın federasyonlara bölüştürüldükten sonraki akıbeti. Federasyonların dağıtımını üstleneceği bildirilen bu gelişme sonucunda hangi kulübün ne kadar yardım alacağı gelecek dönemin kavga konularından biri olmaya aday. Futbolun ekonomisi konusunda son gelişme ise doğrudan UEFA tarafından açıklandı. UEFA, kulüpleri ilgilendiren FFP (Finansal Fair Play) kurallarında 2020-2021 sezonu için ‘esnemeye’ gitti. Bu anlamda, kulüplerin bu sezonki yükümlülükleri de kalkmış oldu. Bu kuralın gevşetilmesi, kulüplere nefes aldıracak gibi dursa da durumun ömür uzatmaktan öteye gitmediği anlaşılıyor.

Kapitalizmin son derece kırılgan bir zeminde olduğu çok uzun zamandır tespit edilmişken, bunun endüstriyel futbol düzenine olan etkisi de ‘görkemli’ oluyor. Tüm bu veriler bir araya getirildiğinde ise buradan bir kurtuluş reçetesinin çıkması zor görünüyor. Futbol için kısa vadede topyekûn bir çöküş beklemek ne kadar doğal ise, yapacak şeylerin tükendiği ve endüstriyel futbol düzeni için artık sınıra gelindiğini iddia etmek de bir o kadar meşru duruyor.