Oturduğun yere dikkat et!

Bir okul müdürü servis aracında bir kadın öğretmenin yanına oturdu diye hakarete uğradı. Eğitim Sen, durumu protesto eden bir açıklama yaptı.
Çarşamba, 16 Temmuz 2008 07:50

soL (HABER MERKEZİ) Eğitim Sen gündelik hayat içersinde İslamcı uygulamaların ağırlığını artırmasına ve muhazakarlaşmaya karşı duracaklarını açıklayan bir basın açıklaması yaptı.

Eğitim Sen Merkez Kadın Sekreteri Gülçin İsbert yaptığı açıklamada, uzun süredir gündelik hayatın muhafazakârlaştırılması olgusuyla karşı karşıya olduğumuzu ifade ederken, balık tutarken "uygunsuz giyindiği" gerekçesiyle bir kadının "Hayâsızca hareketler"de bulunmaktan mahkûm edildiğini, ortak kullanıma açık mekânların haremlik selamlık uygulamalarına dönüştürüldüğünü kaydetti.

Kadın yanına oturmak yasak!

İsbert gündelik yaşamın muhafazakârlaştırılmasına ilişkin en son örneklerden birinin 26 Mart 2008 günü, Ankara'nın Polatlı ilçesinde yaşandığını ifade etti. İlçenin Tigem İlköğretim Okulu Müdürünün servis aracında aynı okulda öğretmenlik yapan bir kadın öğretmenin yanındaki boş koltuğa oturduğunu kaydeden İsbert, bu nedenle okul müdürünün aynı araçta bulunan bir kişinin hakaretine ve şiddet girişimine maruz kaldığını belirtti.

AKP teşvik ediyor

Olay nedeniyle Eğitim Sen üyesi olan müdürün adli makamlara şikâyette bulunduğunu ve hakaret suçlamasıyla Polatlı Sulh Ceza Mahkemesinde dava açıldığını kaydeden İsbert, davanın adli bir olay olmanın ötesinde bir anlam taşıdığını vurguladı. İsbert açıklamasında şu sözlere yer verdi: "Bu dava da karşımıza çıkan davranış, ülkemizde bir süreden beri devam eden ve hükümet tarafından teşvik edilen muhafazakârlaşmanın ürünüdür. Resmi-özel çeşitli törenlerde uygulanan haremlik-selamlık uygulamalarının, çağdaş yaşam değerlerine yönelik saldırılara ve kişisel hakları zedeleyen muhafazakâr-ırkçı tutumlara sessiz kalınmasının sonucudur."

Her alanda uygulanan gözü kara kadrolaşmanın bu davada da görüldüğü gibi insanların yaşam alanlarına saldırıya dönüştüğünü ifade eden İsbert, bu olumsuz gelişmelerin, kadınların yaşamın her alanında özgür bireyler olarak yer almaları ve cinsiyet eşitliği açısından olduğu kadar toplumsal barış açısından da engel oluşturduğunu vurguladı. Eğitim Sen davayı sonuna kadar takip edeceğini ve sendika üyesi müdürü karşılaştığı bu olayda yalnız bırakmayaklarını ifade etti.