Erdal Eren anıldı

TDKP üyesi Erdal Eren'in 17 yaşında faşist cunta tarafından idam edilişinin 28. yıldönümünde, Devrimci 78'liler Federasyonu ve EMEP üyeleri tarafından Ankara'da eylemler yapıldı.
Pazar, 14 Aralık 2008 10:15

soL (Ankara) 12 Eylül 1980 darbesi ile iktidarı alan faşist cuntanın katlettiği yüzlerce devrimciden biri olan Erdal Eren, dün Ankara'da etkinliklerle anıldı. Devrimci 78'liler Federasyonu Ankara Şubesi ve Emek Partisi (EMEP) üyelerinden oluşan bir grup, öğleyin saat 14.00'te Karşıyaka Mezarlığı'nın 2 Nolu kapısında toplanarak Eren'in mezarına yürüdü. 17 yaşında idam edilen Eren için yapılan saygı duruşunun ardından, katılan örgütler adına birer basın açıklaması okundu.

Emek Gençliği adına konuşan Sinan Hasar, Erdal Eren'in 17 yaşındayken kemik testi yapılması engellenerek ve yaşı büyütülerek idam edildiğini belirterek, "Bu idamlarla gençliğin gözünü korkutmak istediler. Ancak şu anda burada yüzlerce Erdal Eren var" dedi. Hasar, son günlerde Yunanistan'da da gençliği susturmaya yönelik benzer bir sürecin yaşandığını, ancak toplumun polis şiddetine karşı refleks gösterdiğini söyledi.

Devrimci 78'liler Federasyonu adına konuşan Hüseyin Yılmaz, 12 Eylül darbesinin toplumsal hayatın her zerresine işlediğini ve bu durumun Türkiye'de demokrasi mücadelesinin önündeki en büyük engel olduğunu belirtti. Yılmaz, ''Ölümünün 28. yılında Erdal Eren'i anmak demek, sadece darbe düzeninin gerçek niteliğini teşhir etmek ve egemenlerden hesap sormak değil, aynı zamanda kendimize, geleceğimize ve değerlerimize sahip çıkmaktır'' dedi.

Açıklamanın ardından şiirler okundu ve Eren'in mezarına karanfiller bırakıldı. Daha sonra, 12 Eylül döneminde işkencede yaşamını yitiren Ercan Koca'nın mezarı ziyaret edildi.

Akşam saat 17.30'da Kızılay'da Yüksel Caddesi'nde ikinci bir anma etkinliği düzenlendi. Erdal Eren ve katledilen tüm devrimciler için saygı duruşunun ardından, Devrimci 78'liler Federasyonu'nun hazırladığı bir sinevizyon gösterimi yapıldı. Sinevizyonda, Edip Cansever'in "Gül Kokuyorsun" adlı şiiri eşliğinde Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan, Hüseyin İnan, İbrahim Kaypakkaya, Sinan Cemgil, Mahir Çayan gibi devrimcilerin ve geçtiğimiz aylarda yapılan '68 ve '78 hareketini anma eylemlerinin görüntülerine yer verildi.

Daha sonra Emek Gençliği il yönetimi adına Hüseyin Arslan bir konuşma yaptı. Cunta yönetiminin Erdal Eren'i 47 günde alelacele yargıladığını ve işlemediği bir suçtan dolayı mahkum ettiğini hatırlatan Arslan, "Darbeciler için Erdal'ı asıl suçlu yapan, bir eri vurup vurmaması değildi onları korkutan Erdal'ın örgütlülüğüydü, partili kimliğiydi. Ve Erdal, örgütlü mücadeleye inandığı için, bayrağının devralınacağını bildiği için işkenceyle ya da idamla teslim alınamamıştır" dedi. Arslan, Emek Gençliği olarak 20 Aralık'ta Kadıköy'de başlatacakları "Emperyalizme Karşı Bağımsızlık Yürüyüşü" ile Eren'in mücadelesini yaşatmaya devam edeceklerini dile getirdi.

Devrimci 78'liler Federasyonu adına konuşan Aysun Cereci, Eren'in gözaltına alınmasıyla başlayan ve idamıyla sonlanan süreci aktardı. Sağanak yağmur altında gerçekleştirilen eylem, "Erdal Eren onurumuzdur" "Yaşasın devrim ve sosyalizm" sloganlarıyla sona erdi.

Erdal Eren

12 Eylül öncesinde Ankara Yapı Meslek Lisesi'nde okuyan Türkiye Devrimci Komünist Partisi (TDKP) üyesi bir öğrenci olan Eren, Yurtsever Devrimci Gençlik Derneği (YDGD) üyesi ODTÜ öğrencisi Sinan Suner'in 30 Ocak 1980'de MHP'li bir bakanın koruması tarafından vurularak öldürülmesini protesto etmek amacıyla 2 Şubat'ta düzenlenen bir gösteride gözaltına alınmıştı. Gösteri sırasında çıkan çatışmada er Zekeriya Önge'yi öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan Erdal Eren, yargılanarak 19 Mart 1980 tarihinde idama mahkum edilmişti. Eren, eri vurmadığını, suçlandığı gibi "anarşist" ya da "terörist" olmadığını, tek kaygısının Türkiye halkını her türlü baskı ve sorundan kurtulması olduğunu ifade etmişti. Fakat Eren'in cezası Milli Güvenlik Konseyi tarafından onaylanmış ve 13 Aralık gecesi infaz edilmişti.

Geçenlerde Radikal gazetesinin ortaya çıkardığına göre, resmi kayıtlar bile darbecileri yalanlıyor. Eren'in öldürmekten dolayı hüküm giydiği er Zekeriya Önge'nin memleketi olan Giresun Valiliği'nin resmi internet sitesinde, "Şehitlerimiz" başlıklı bir bölümde ismine yer verilen Önge'nin "silah kazası" sonucu öldüğü belirtiliyor.