TKP: Üçüncü cumhuriyet Sosyalist Cumhuriyet olacak

Türkiye Komünist Partisi, seçim sonrası toplama kararı aldığı 10. Kongresi'nin Türkiye Konferansı'yla ilgili bir açıklama yaptı.
Salı, 19 Temmuz 2011 13:25

Açıklamada asıl kongre raporunun önümüzdeki hafta kamuoyuna açıklanacağı belirtildi ve konferansta alınan kararlar paylaşıldı.

Açıklama şöyle:

"TKP 10. Kongre Türkiye Konferansı tamamlandı
Üçüncü Cumhuriyet mutlaka Sosyalist Cumhuriyet olacak!

TKP 10. Kongre Türkiye Konferansı 16-17 Temmuz tarihlerinde 600'e yakın delegenin katılımıyla tamamlandı. Hatırlanacağı gibi TKP Merkez Komitesi 12 Haziran seçimlerinin hemen ardından olağanüstü kongre kararı almıştı. Yaklaşık bir aylık süre içinde parti dostlarıyla toplantılar, örgüt toplantıları ve delege seçimlerini gerçekleştiren partimiz son olarak kongre raporunun değerlendirildiği ve yeni Merkez Komite'nin belirlendiği Türkiye Konferansını da gerçekleştirmiş bulunuyor.

Türkiye Konferansı'nda geliştirilen Kongre Raporu redaksiyon çalışmaları tamamlandıktan sonra önümüzdeki hafta kamuoyuna açıklanacak.

10. Kongre, seçim sonuçlarının, ülkemizde gerici İkinci Cumhuriyet rejiminin kuruluşunun tamamlanmasını temsil ettiği değerlendirmesini yapmıştır. Türkiye toplumunun, emperyalist işgale karşı ulusal kurtuluş mücadelesi ve bunun peşi sıra imparatorluk rejiminin reddi temellerinde ulaştığı “cumhuriyet” evresinin içerdiği tarihsel ilerleme ve kazanımlar, bu yeni dönemde bütünüyle tasfiyeye uğramaktadır.

Tasfiye edilen bu kazanımların kapitalizm koşullarında geri getirilmesi nesnel olarak imkansız hale gelmiştir. Türkiye Komünist Partisi, emekçi halkımızın önündeki biricik ilerleme yolunun sosyalizmden geçmek zorunda olduğunu saptamakta, Üçüncü Cumhuriyet'in yalnızca sosyalist bir karakter taşıyabileceğini ilan etmektedir.

TKP 12 Haziran seçim sonuçlarını yeni bir ileri atılım için fırsat haline getirecektir.

TKP solda yeniden yükselen liberal dalgayı durdurmaya kararlıdır.

TKP Kürt halkının haklı ve meşru özgürlük talepleriyle en içten dayanışma içinde olacak, öte yandan gerici İkinci Cumhuriyetin Kürtlerin özgürleşmesini yakınlaştırmayacağı gerçeğini politikalarında temel eksen olarak vurgulamaya devam edecektir.

TKP yeni rejimin karşısındaki temel güç olan işçi sınıfı içinde kalıcı mevziler edinmek için güçlü adımlar atacaktır.

TKP ülkemizin devrimci birikimini Sosyalistlerin Meclislerini inşa etmek üzere harekete geçirecektir.

10. Kongre, bir yıl sonra toplanacak olan yeni Kongre'ye kadar partinin yeniden yapılandırılmasını karar altına almıştır.

Türkiye'nin komünistleri, 10. Kongre'den geleceğe dönük umutlarını arttırarak, bu geleceği kurma iradesini güçlendirerek çıkmış bulunuyorlar.

Kongre kararları

Suriye ve Ortadoğu hakkında karar
Türkiye Komünist Partisi 10. Kongresi komşu ülke Suriye'de yaşanan gelişmelerin özünü, Ortadoğu'nun, başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere, emperyalizm tarafından yeniden biçimlendirilmesine yönelik projelerin oluşturduğunu saptamakta ve Suriye'nin bütün anti-emperyalist, ilerici güçleriyle dayanışma içinde olduğunu ilan etmektedir.

Suriye'nin ağır toplumsal ve siyasal sorunlara sahip bir kapitalist ülke olduğu açıktır. Bu sorunlar, son yıllarda Suriye'nin dünya kapitalizmine yeni ve daha gelişkin bir eklemlenme yoluna yönelmesi, bu doğrultuda liberal reformların önünün açılmasıyla derinleşmiştir. Kuşkusuz Suriye halkının, sorunlarına örgütlenerek ve eylemli biçimlerde çözüm araması meşrudur. Ancak halkçı, emekçi, ilerici nitelikli hareketlere zemin oluşturabilecek bu ortam, emperyalist girdilerle istismar edilmiş ve ülke bir iç savaşa doğru sürüklenmeye başlamıştır.

Suriye'nin emperyalist sistemden kısmi özerk politikalar güdebilen yapısının, ABD tarafından hoşgörülmediği ve bu ülkenin çeşitli araçlarla baskı altında tutulduğu biliniyordu. Bahar aylarından bu yana bu emperyalist basınç karakter değiştirmiş ve Batılı ülkelerle doğrudan ilişkili, işbirlikçi ve gerici güçler devreye girmiş, hatta bu güçler emperyalistler tarafından silahlandırılmıştır.

Ortadoğu'da iç savaş gündeminin emperyalist müdahale için vesile haline getirildiği son dramatik örnek Libya'dır. TKP Libya'ya yönelik emperyalist müdahaleyi bir kez daha şiddetle protesto etmekte ve Türkiye'nin bu müdahaleyle tüm doğrudan askeri, lojistik veya mali ilişkilerinin derhal kesilmesini talep etmektedir.

Suriye ise Türkiye için daha yakın ve daha yakıcı bir gündem maddesidir. Seçimlerden güçlenerek çıkan AKP, yayılmacı, militarist dış politika aranışlarında da cesaret bulmuştur. Emperyalizmin Suriye'ye yönelik baskılarında kritik bir aracı rolü yüklenen Ankara'nın, bu komşu ülkeye doğrudan bir askeri müdahalenin söz konusu olması durumunda, bu kez öncü bir misyon üstleneceği kesindir. Seçimlerin hemen ardından Türkiye'nin Suriye'ye yönelik tavrını sertleştirmesi, provokatif tutum ve yayınların artış göstermesi başka türlü yorumlanamaz.

Türkiye'nin bir askeri müdahalede yer alması veya bu müdahaleyi bizzat gerçekleştirmesi bütünüyle gayrımeşrudur. İçerde Osmanlı dönemine öykünmeye dayanacağı, milliyetçi ve islamcı dalgaları körükleyeceği açık olan böyle bir sertleşme veya müdahalenin, yalnızca emperyalist planlar çerçevesinde anlam taşıyacağı da açıktır.

Üstelik böyle bir gelişmenin, Türkiye'nin güneyinde yoğunlaşan Arap vatandaşlarımız, bu topluluğun büyük çoğunluğunun Nusayri-Alevi kökenli olması, Suriye'nin dinsel yapısı, bölgenin Kürt coğrafyasıyla iç içeliği gibi faktörler gözönüne alındığında çok boyutlu sorunlara yol açacağı da öngörülebilir.
TKP 10. Kongresi, bu kapsamda, Suriye'ye yönelik son 16 Temmuz kampanyasını emperyalist ve militarist bir provokasyon olarak lanetlemektedir.
TKP 10. kongresi AKP iktidarının egemen bir komşu ülke olan Suriye'nin iç işlerine müdahalesini protesto etmekte ve şiddetle kınamaktadır.

TKP bu çerçevede halkımızı uyarmak, gelişmelerin gerçek anlamı konusunda toplumu aydınlatmak, olası bir savaşa karşı mücadeleyi yükseltmek ve Suriye'nin ilerici, devrimci, anti-emperyalist güçleri ve emekçileriyle dayanışmasını sıkılaştırmak için hiçbir görevden geri kalmayacaktır.

BDP'ye dönük saldırılar hakkında karar
12 Haziran seçimlerinden sonraki bir ayı aşkın süre AKP'nin oylarının artmasının Kürt sorununda çözümü kolaylaştırdığı düşüncesinin bütünüyle yanlış olduğunu göstermiştir. Türkiye Komünist Partisi 10. Kongresi AKP Anayasasının Kürt halkının özgürleşme mücadelesinde ileri bir aşamaya geçme olanağı yaratacağı yolundaki beklentilerin temelli bir yanlışa denk düştüğünü saptamaktadır. Kürt halkının özgürlük mücadelesinin gerçek ve samimi koşulları ancak sosyalizm perspektifi doğrultusunda inşa edilebilir.

BDP destekli bağımsız milletvekillerinin bir bölümünün milletvekilliklerinin engellenmesi bir hukuki sorun değil, siyasal iktidarın Kürt ulusal hareketine boyun eğdirme politikasının bir parçasıdır. AKP, yeni anayasa gündemini açmazdan önce Kürt muhalefetini mümkün olduğunca sindirmek arzusundadır. Türkiye Komünist Partisi 10. Kongresi Hatip Dicle ve diğer Kürt milletvekillerinin haklarının gaspedilmesini ve tutsaklıklarının sürdürülmesini protesto etmekte, bu başlıkta BDP ile dayanışma içinde olduğunu ilan etmektedir.

AKP'nin izlediği gerginlik politikası akan kanın şiddetlenmesine, Türk ve Kürt halklarınının arasındaki mesafenin daha da açılmasına ve şovenizmin yükselmesine yol açmıştır. BDP binalarına yönelik faşist saldırılar da bu politikanın bir parçasıdır. TKP 10. Kongresi tüm ilerici güçleri bu şoven tırmanışın ve akan kanın karşısına birlikte dikilmeye çağırmaktadır.

Sosyalist Küba ile dayanışma hakkında karar
Sosyalist Küba, ABD'nin yanı başında emperyalizme karşı yürüttüğü mücadeleyi sosyalist ülkelerde yaşanan karşı-devrimlerden sonra yirmi yılı aşan onurlu direnişiyle sürdürmüş ve sosyalizmin haklılığını, yıkılmazlığını en zor koşullarda kanıtlamış bir ülkedir.

Türkiye Komünist Partisi 10. Kongresi yoldaş Fidel'in adıyla özdeşleşerek kurulan ve yoldaş Raul Castro'nun sürdürdüğü devrimci önderliği ve onurlu Küba halkını coşkuyla selamlamakta, Küba Komünist Partisi'ne en içten dayanışma duygularını iletmektedir.

Yaşasın Küba, yaşasın sosyalizm!

Emekçi kadınların mücadelesi hakkında karar
İkinci cumhuriyetin kadın düşmanı politikalarına karşı görev başına!

AKP iktidarı altında yaşanan yıllar, kadınların toplumsal ve hukuksal kazanımlarının aşındırılmasına ve gaspına neden olmuş, bu sürecin en trajik örneklerinden biri olarak “kadın cinayetleri” düpedüz bir katliama dönüşmüştür. Bu karanlık sicili ortaya koyan İkinci Cumhuriyet sürecinde, AKP'nin en önemli siyasal meşruiyet kaynaklarından birisinin yine kadınlar olması, Partimizin önündeki görevin ne denli zorlu olduğunu gözler önüne sermektedir.
Türkiye Komünist Partisi 10. Kongresi AKP politikalarının “kadın düşmanı” karakterine dikkat çekmekte ve emekçi kadınların örgütlenmesinin ertelenemez bir görev olduğunu vurgulamaktadır.

Türkiye Komünist Partisi, kongreyi takiben tüm ülkede bölgesel kadın toplantıları düzenleyecek, siyasal, toplumsal yaşam ve kadınlar, kadınların örgütlülüğü, kadınların siyasete katılımı ve eğitimi başlıklarını değerlendirecek, emekçi kadın örgütlenmesine yeni bir ivme kazandırmak yönünde önlemler alacak, bu alana yönelik siyasal ve örgütsel bir yol haritası çizecektir.

Kıdem tazminatı hakkına saldırı konusunda karar
AKP'nin seçimde oylarını arttırmasının en önemli doğrudan sonuçlarından bir tanesi de, işçi sınıfımızın ekonomik kazanımlarından kıdem tazminatının iptali girişimi olmuştur. Yeni hükümetin programına kadar giren bu saldırının geçmişinin eski olduğu bilinmektedir. Bugün gündeme girişi ise AKP'nin emek düşmanı sınıf karakterinin yeni bir kanıtıdır. Kongre raporumuzda yer verilidği gibi İkinci Cumhuriyet rejiminin işçi sınıfına ayırdığı yer, bastırma ve hak gasplarından başka bir şey olmayacaktır.

TKP 10. Kongresi bu saldırıya karşı etkili araçlar geliştirmeyi ve direnmeyi karar altına alır. Kıdem tazminatının gaspı için üretilen gerekçelerin bütünüyle geçersiz olduğunu topluma açıklamak ve emekçilerin direnişine önderlik etmek, partimizin öncelikli ve acil görevidir.

10. Kongre bütün sendikaları bu başlıkta güçlü bir direniş hattı kurmaya davet eder, ortak mücadelenin samimiyetle örgütlenmesi çabalarının takipçisi olacağını duyurur.

TKP Genel Merkez"