TKP Küba ile dayanışma etkinliği düzenledi

Türkiye Komünist Partisi, Taksim Gezi Parkı’nda düzenlediği etkinlikle hem Küba devrimini selamladı, hem de Küba'nın ‘Ulusal İsyan Günü’ olan 26 Temmuz’u coşkuyla kutladı.
Pazartesi, 26 Temmuz 2010 10:30

Fidel Castro ve arkadaşlarının Moncada kışlasını basmasının ve faşist Batista rejimine karşı ilk büyük karşı koyma hareketinin ortaya çıkmasının 57. yıldönümü tüm Küba halkı ve Küba dostları tarafından kutlanıyor. İstanbul’da da 26 Temmuz TKP tarafından düzenlenen etkinlikle kutlanırken, Küba’ya da dayanışma mesajları iletildi.

Etkinlik TKP Siyasi Büro üyesi Kemal Okuyan’ın konuşmasıyla başladı. Küba’yla dayanışmanın önemine değinen Kemal Okuyan, "Türkiye Küba dostu bir ülke. Başka ülkelerdeki gibi düşmanlık yok. Sokağa çıktığınızda Che resimli t-shirt ile dolaşan insanları görüyoruz. Ama Küba’yı bu kadar sevenler, sosyalizmden söz edince ses vermiyorlar. Bu çelişki sorgulanmalı. Küba devrimi eşitliktir. Sadece eşitlik değil bağımsızlıktır. Zorbalığa karşı, faşist planlara karşı bir başkaldırıdır. Egemen bir Küba bir Latin Amerika yaratma çalışmasıdır. Biz Türkiye’de bunu unutturmak istiyorlar. Fidel, bağımsızlığın eşitlikten sonra gerçekleşeceğini kavradı. Bizde de özgürlükçü çok ama sosyalizm için çalışan yok" dedi.

Ardından Küba’nın yıllardır büyük sorunlarla mücadele ettiğinden söz eden Kemal Okuyan "Sovyetler çözüldüğünde ‘Biz dah iyisini kurarız’ dedik. Komünistler tüm dünyada inatçı olmak zorundadır. Yalnız dünyanın en inatçı komünistleri Latin Amerikalı, Kübalı komünistlerdir. Kimse Küba’yı cennet sanmasın. Birçok sorun var Küba’da da. Ama Kübalı komünistler inatla mücadele ediyorlar bu sorunlarla. Öldü dedikleri, hasta dedikleri Fidel’i hepimiz görüyoruz işte. Hala Küba devrimi için güç sarfediyor. Fidel komünist olmasaydı yaşayamazdı. Fidel’i ayakta tutan inadıdır. Çok yaşa Fidel!" diyerek devrimin büyük liderini de unutmadı.

Kemal Okuyan’ın ardından söz alan Küba Komünist Partisi Uluslararası İlişkiler Departmanı Avrupa Sorumlusu Julio Garmendia Pena ise Küba’dan getirdiği selamlarla başladığı konuşmasına şöyle devam etti:

"5 yurtsever için dayanışma artırılmalı"
"Ülkemiz bugün önemli tehditlerle karşı karşıya: Küresel kriz, 2008 yılında adayı vuran kasırganın etkileri, kuraklıklar, Küba karşıtı medya ve yıllardır süren ABD ablukası.

"İnsanlık da büyük sorunlarla karşı karşıya: emperyalistlerin hegemonya kavgaları, yeraltı kaynakları için verilen savaşlar, askei harcamalar, yoksulluk artarken toplumsal çelişkilerin de artması ve çevre sorunları gibi.

"Bütün bunlar, dünyayı çıkmaz bir yola sürükleyen ve insanlık tarihinin en derin krizlerinden birinin sebebi olan neo-liberal kapitalist modelin dayattığı sonuçlardır. Biz ise tüm bunlara karşı 50 yılı aşkın süredir sosyalist modeli savunuyoruz. Küba’nın eğitim, sağlık, kültür ve sporda elde ettiği tüm başarılar 1959 devriminin sonucudur.

"ABD ise Küba karşıtı medya kampanyasına devam ediyor. Avrupa ve latin Amerika ülkeleriyle ilişkilerini normalleştirmeye çalışan Küba’ya karşı tüm basın desteğini kullanan ABD, İsrail hapishanelerinde açlık grevi yapan 7 bin Filistinli tutsak hakkında neredeyse hiçbir şey söylemezken yine ABD basını, NATO’nun Afganistan’daki sivilleri bombalamasını ve ABD’nin her yıl Küba’daki yıkıcı faaliyetler için ayırdığı milyonlarca dolarlık fonu görmezden geliyor. Beş Kübalı yurtseveri yıllardır esir tutarlarken, 1976’da bir Küba uçağını düşüren Luis Posada Carriles, Miami’de serbestçe geziyor.

"Halkımız bu yurtseverlerin derhal serbest bırakılmasını talep ediyor ve dostlarına dayanışmanın artırılması çağrısı yapıyor.

"Buradan partilerimiz ve halklarımız arasındaki dostluk ilişkilerini derinleştirmek istediğimizi dile getiriyoruz. Tüm Kübalı komünistler ve tüm Küba halkı adına, bu efsanevi Türkiye topraklarından bize gösterilen dostluk, dayanışma ve destek gösterileri için teşekkür ederiz.

"Yaşasın Küba ve Türkiye halkları arasındaki dostluk!"

"Küba'nın burada da yaşamasını istiyoruz"
Konuşmaların ardından müzik dinletisine geçildi ve Gülcan Altan ile Bulutsuzluk Özlemi sahne aldılar. Kübalı grup Caribbean Band ise bir üyelerinin hastalığı nedeniyle son anda katılımını iptal etmek zorunda kaldı.

Küba hakkındaki düşüncelerini sorduğumuz Gülcan Altan, "Küba bizim kalemiz gibi sonuçta. Bizler, ne kadar aramızda coğrafi uzaklık olsa da, burada bunu yaşatmaya çalışıyoruz. Orayı hedef alarak, orayı örnek alarak burada da yaşamasını istiyoruz. Onlardan güç alıyoruz. Küba hepimiz için çok büyük bir motivasyon kaynağı. Fidel'den sonrası için birçok kötü senaryo vardı. Tabii ki hep olumsuz şeyler söyleniyor, ama hiç onlara katılmadan hep iyi olacağını ve hiçbir şeyin bozulmayacağını ve o sistemin her zaman var olacağını düşünüyorum. Burada olduğum için çok mutluyum" derken, Bulutsuzluk Özlemi’nin solisti Nejat Yavaşoğulları ise "Küba bizim için çok anlamlı bir ülke. Sadece bizim için değil tüm dünyadaki sosyalistler için çok anlamlı. 50 yıldır sosyalizme sahip çıkan Küba halkının bundan sonra da bu başarılarını devam ettireceklerini düşünüyorum. Küba ABD’ye rağmen, Güney Amerika’daki diğer halkçı iktidarlarla birlikte, ayakta kalmaya devam edecektir" diye konuştu.

Etkinlik alanında Venezuela da unutulmadı. Kolombiya ile gerilimli günler geçiren Venezuela'ya destek veren çeşitli pankartlar dikkat çekti.

(soL – Haber Merkezi)