Solda işbirliği arayışları...

Türkiye Komünist Partisi "Cepheleşme Çağrısı" başlıklı bir metin yayınladı. Ülkenin tümüne AKP'ye karşı ilericilerin, emeğin cephesinin kurulması için çağrıda bulunan metin, EMEP, Halkevleri ve ÖDP'ye de iletildi.
Perşembe, 28 Ekim 2010 10:30

Türkiye Komünist Partisi Merkez Komitesi, geçtiğimiz haftasonu yaptığı toplantının ardından bir cephe çağrısında bulundu. "Cepheleşme Çağrısı" başlığıyla bir metin yayımlayan TKP Merkez Komitesi, AKP politikalarına karşı bir direnç odağı oluşturmak amacıyla bir cephe kurulması çağrısı yaptı.

Söz konusu metin, referandum süreci öncesinde "hayır" cephesinde TKP'yle birlikte ortak bir çalışma yürüten Emek Partisi, Halkevleri ve Özgürlük ve Dayanışma Partisi'ne de iletildi. Metin şu şekilde:

"CEPHELEŞME ÇAĞRISI

Türkiye Komünist Partisi işçileri, köylüleri, aydınları, öğrencileri her ulus ve etnik kökenden yoksulları sermaye saldırılarına, işbirlikçiliğe, faşizme, AKP iktidarının zorba politikalarına karşı direnç oluşturmaya çalışan yerel odakları emeğin çıkarlarını savunan, devrimci, yurtsever, sosyalist siyasal parti ve örgütleri CEPHELEŞMEYE çağırmaktadır.

Bugün patronlar istedikleri gibi at oynatıyor, toplumsal eşitsizliklerin büyümesi doğal karşılanıyor, işçi sınıfının hakları bu kadar kolay gasp ediliyorsa, akla ilk emek cephesinin zayıflığı gelmelidir.

Memleket her geçen gün daha da gericileşiyor ve karanlığa gömülüyorsa, bilime ve tarihsel gelişmeye meydan okuyan yobazlar subaşlarını bir bir ele geçiriyorsa, bunda ilericiliğin kendi cephesini oluşturamamasının payı vardır.

İşbirlikçiler alabildiğine arsızlaştıysa, uluslararası tekeller ülke ekonomisi üzerindeki egemenliğini bu kadar kolay pekiştiriyorlarsa, emperyalist ülke ve kurumların çıkarlarını savunmak bir erdem gibi yutturuluyorsa, bütün bunlar Türkiye'nin bütün yurtsever birikimini temsil edecek bir cephenin kendini hissettirmemesiyle açıklanmalıdır.

Kürt sorununda çatışma ve daha yoğun sömürüden başka anlam taşımayan, ülkeyi iç savaş ve bölünme eşiğinde tutsak alan politikalar siyasal iktidar tarafından "çözüm" diye sunuluyorsa, emperyalist ülkeler soruna bu kadar kolay müdahil oluyorsa, bunun nedeni halklarımızın devrimci birliğine dayalı barış ve kardeşliği savunanların cephesinin kurulamamış olmasıdır.

Sekiz yıllık iktidarı boyunca toplumun büyük çoğunluğunu yoksullaştıran, halkı yalanla, baskıyla, iftira, şantajla ve onun inançlarını istismar ederek kontrol altında tutan AKP hükümeti hâlâ ayakta duruyor ve her zorlu virajı başarıyla alıyorsa, en büyük sorumluluk bu parti ve onun temsil ettiği sınıfsal güçlere karşı ilkeli bir cepheyi yaratamayanlardadır.

Türkiye sermayeye karşı emeğin, gericiliğe karşı ilericiliğin, işbirlikçiliğe karşı yurtseverliğin, ayrımcılık ve inkarcılığa karşı eşitlikçilik ve birlikçiliğin, sağa karşı solun, karanlığa karşı aydınlığın cephesine gereksinim duymaktadır.

Eğer bugün emekçileri kuşatan, onları baskı altına alıp ülkeyi karartanların cephesi işbirlikçilik ve gericilikle tanımlanabiliyorsa faşizan uygulamalar içindeyse milliyetçilik ve ırkçılığı barındırıyorsa bu özelliklerini açık bir sınıf kimliğine borçluysa, bunun karşısında konumlanma iddiasını taşıyacak odağın şaşmaz bir anti-emperyalist duruş sergilemek, insanlığın ilerici birikimini temsil etmek ve geliştirmek, temel hak ve özgürlükleri savunmak ve kendini emekçi sınıflara ait bir zeminde oluşturmaktan başka bir tercihi olamaz.

Bu tercih, ülkenin gündemindeki bütün sorunlara etkili bir biçimde müdahale olanağı verecek, Anayasa tartışmalarından yaklaşmakta olan seçimlere varıncaya kadar bütün kritik dönemeçlerde sağlıklı bir tavır almanın önünü açacaktır.

CEPHELEŞME mutlak zorunluluktur.
CEPHELEŞME Soros beslemelerinden, AKP kuyrukçusu liberal aydınlardan kopuş çağrısıdır.
CEPHELEŞME milliyetçi hezeyanlardan, sınıflarüstü milli birlik fantazilerinden, Türkçülükle solculuğu birleştirme sevdasından da kopuş çağrısıdır.
CEPHELEŞME tercihini yapıp, karşı cepheyle bağlarını koparan herkesi kapsamalıdır.
CEPHELEŞME siyasal parti ve hareketlerin yan yana gelebildiği ama bundan ibaret kalmayan bir toplumsal örgütlenmeye dönüşmelidir.
CEPHELEŞME sürekli büyüyen ve kapsayan bir oluşum haline gelmelidir.
CEPHELEŞME merkezi bir yapılanmanın yanı sıra, yerel direnç unsurlarının yer aldığı meclisleri ve taban girişimlerini de içermelidir.

CEPHELEŞME çağrısı, Türkiye Komünist Partisi tarafından, bu doğrultuda şimdiye kadar değişik düzlemlerde bu ve benzer konuları tartışan, çeşitli başlıklarda işbirliğine giden siyasi hareketlerle birlikte cephemizin gerçek sahibi olacak toplumsal güçlere iletilmektedir.

CEPHELEŞME temel gündemdir. Türkiye Komünist Partisi, kendi programatik hedefleriyle CEPHELEŞME çağrısı arasında bir uyumsuzluk görmemektedir. Ancak Türkiye Komünist Partisi'nin ya da bir başka oluşumun kendi siyasal hedef ve ilkelerinin tümünü bugün acil gereksinim haline gelen "cephe"ye aktarmaya kalkması, kendi dil ve formülasyonlarının birebir karşılık bulacağı beklentisine girmesi düşünülemez.

Tam da bu nedenle, CEPHELEŞME çağrısı, onu zorunlu hale getiren toplumsal gelişmelere açıklık getirmekle yetinmemeli, ilke ve kapsamını da mümkün olan en açık biçimde ortaya koymalıdır.

CEPHELEŞME çağrısı, bu aşamadan itibaren TKP'ye ait olmaktan çıkmakta, bir süredir benzer kaygılarla hareket edenlerin ortak çaba ve çağrısına alan açmaktadır.

TKP bu çabalara yapıcı bir biçimde katkı koyacağının altını çizerken, CEPHELEŞME çağrısını ortada bırakmayacağını, onun toplumsal karşılık bulması için her koşulda üzerine düşeni yapacağını da ilan etmektedir.

Dayatmacılık, küçük hesaplar, dar grupçuluk ve ertelemecilik bizden uzak olsun!

Yaşasın emekçilerin, devrimcilerin, yurtseverlerin, sosyalistlerin cephesi.

Türkiye Komünist Partisi

Merkez Komite"

(soL - Haber Merkezi)