ODTÜ'de 'AKP'nin Yeni Türkiye'si' tartışıldı

ODTÜ'de Hopa Tutuklularıyla Dayanışma Haftası devam ediyor. Üniversiteliler stand çalışmalarıyla tutuklu arkadaşlarına desten olurken, akşam saatlerinde de "AKP'nin Yeni Türkiye'si" başlıklı bir panel gerçekleştirildi.
Çarşamba, 30 Kasım 2011 01:49

Metin Lokumcu'nun öldürülmesini protesto ettikleri eylemin ardından tutuklanan 3 ODTÜ öğrencisi için arkadaşları tarafından düzenlenen "Hopa Tutuklularıyla Dayanışma Haftası" devam ediyor.

ODTÜ'lüler, hafta boyunca Fizik Bölümü önünde stand açarak arkadaşlarını 9 Aralık'taki Hopa duruşmasına davet edecekler. Bugün de yaygın bir şekilde bildiri dağıtımı gerçekleştirilirken, Yapı Topluluğu tarafından Hopa tutuklularını simgeleyen duvar örümüne başlandı.

Akşam saatlerinde de, Metin Çulhaoğlu, Metin Özuğurlu, Dilşat Aktaş ve Önder İşleyen'in katıldığı "AKP'nin Yeni Türkiye'si" isimli panel gerçekleştirildi.

AKP'nin Türkiyesi'nde neler oluyor?
Panelde söz alan TKP MK üyesi Metin Çulhaoğlu, AKP'nin üç seçimdir oylarını artırarak iktidar olmasına rağmen neden hala doludizgin gittiğinin sorgulanması gerektiğini söyledi. Bunun için beş neden sayan Çulhaoğlu, bunları, Kürtlerin ve Kemalistlerin potansiyel ittifak olanağından korkması ekonomik kriz etkileri Rusya ve İran'ın kırmızı çizgilerini belirginleştirme ihtimali AB'nin yaşadığı iç çözülme ve Almanya'nın öne çıkması ve AKP-Gülen çizgisi dışındaki dinci unsurların AKP-Gülen tekeline çomak sokma ihtimali olarak sıraladı.

Metin Özuğurlu ise, 21. yüzyılın devrim koktuğundan, kapitalizmin, liberal-burjuva dünyasının krizleri ile birlikte bir yıkım yaşadığından ve bu tablonun aslında bir devrimci dönemin öncülü olduğundan bahsetti. İnsanlığın genel bir değişim arayışında olduğunu belirten Özuğurlu, dönemin sosyalist devrimlere gebe olduğunu söyledi.

Daha sonra söz alan ÖDP Genel Başkan Yardımcısı Önder İşleyen, dönemin emperyalist yeniden kuruluş süreci olduğunu, AKP'den beklenen demokratikleşmenin altının ne kadar boş olduğunu ve aslında Türkiye'de pek bir şeyin değişmediğini, yani AKP'nin eski iktidar biçiminin yerini aldığından ve devlet parti birliğini sağlamaya doğru evrildiğinden bahsetti. Aynı zamanda solun şu an ki zayıflığından kendini her anlamda yeniden örgütleyerek çıkması gerektiğini söyledi.

Hopa olayları sırasında polisin kalça kemiğini kırdığı Halkevleri MYK üyesi Dilşat Aktaş ise, Tayyip Erdoğan'ın kendisine yönelik "kız mıdır kadın mıdır bilemem" sözünün aslında kadına dair yaklaşımını gösterdiğini vurguladı. Kendilerinin hak mücadelelerinin devam edeceğini ve AKP'nin aslında bu en güçlü döneminde alacağı darbeler ile hızla gerileyeceğini belirtti.

Yarın da, "Türkiye'de Basın ve Basın Özgürlüğü" konulu panel, Birgün gazetesinden Ahmet Meriç Şenyüz ile soL Haber Portalı Yayın Kurulu Üyesi Yiğit Günay'ın katılımıyla gerçekleştirilecek.

(soL - Ankara)