Ankara SBF’de “komünist hareketin doğuşu” tartışıldı

Ankara'da TKP'li öğrenciler tarafından düzenlenen gençlik sohbetlerinin ikincisinin başlığı “Anadolu'da komünist hareketin doğuşu”ydu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde düzenlenen etkinliğe tüm üniversitelerden yüzlerce öğrenci katıldı.
Perşembe, 25 Kasım 2010 14:19

TKP'li öğrenciler Ankara'da haftalık olarak gençlik sohbetleri düzenliyorlar. Bu haftaki gençlik sohbeti, gençlik hareketinde hep önemli bir yer tutmuş, Mahir Çayan gibi büyük devrimci öğrencilerin sınıflarında okuduğu Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler fakültesinde yapıldı. “Anadolu'da komünist hareketin doğuşu” başlığı ile yapılan etkinlik tüm üniversitelerden yüzlerce öğrencinin katılmıyla gerçekleşti. Etkinlik Metin Çulhaoğlu'nun sunumu ile başladı.

Çulhaoğlu komünist hareketin doğuşunda belirleyici dört etmenin sıralanabileceğini söylerek söze başladı. İlk etmen olarak verili coğrafyadaki sınıf mücadelelerinin görülebileceğini, sınıf mücadelelerinin yeterince gelişmediği coğrafyalarda ise halk hareketlerinin belirleyici olabileceğini belirtti.

Bir diğer belirleyici etmenin o coğrafyadaki geleneksel aydınların aranışı ya da geleneksel aydın dinamizmi olarak görülebileceğini belirten Çulhaoğlu, üçüncü olarak doktrin yani verili coğrafyadaki ileri toplumsallığın marksizmle kurduğu ilişki, bir başka deyişle marksist kültürün hareketin doğuşunda rol oynayan bir diğer etmen olduğunu aktardı.

Bir dördüncü etmeni ise, saydığı bu üç etmenin sağladığı konjonktür olarak kodlayan Çulhaoğlu, soyut düzlemde bu dört etmenin herhangi birinin diğerlerinden daha önemli olmadığını, ama farklı coğrafyalarda birinin veya birkaçının diğerlerine baskın çıkabileceğini belirtti.

Türkiye'de ise 1920'lerde bu dört etmenden dördüncüsünün, yani konjonktürün daha belirleyici olduğunu savunan Çulhaoğlu, bunun Türkiye komünist hareketini iki farklı alternatife yönlendirmiş olduğunu belirtti.

Bu iki alternatiften ilkini, Türkiye'de kapitalizmin gelişmediği ve gelişmesinin beklenmesi-desteklenmesi gerekliliğine inanılması ve somut olarak çoğu zaman kemalizmin desteklenmesi olarak tezahür eden düşünce olarak açıklayan Çulhaoğlu, ikincisini ise kapitalizmin de sosyalizmin de Türkiye şartlarına uygun olmadığı ve Türkiye'de Sovyetler Birliği tarafından desteklenen ve orta sınıf radikalliğine dayanan bir “kapitalist olmayan yol”un örülmesi düşüncesi olduğunu belirtti.

Bu ikiliğin Türkiye sol tarihindeki tartışmaların uzun süre belirleyici ikiliği olduğunu açıklayan Çulhaoğlu, bu ikiliğin ancak 15- 16 Haziran olayları ile başlayan ve 1970'lerde yükselerek devam eden işçi mücadeleleri ile aşılabildiğini belirtti. Çulhaoğlu ardından sınıf mücadelelerinin birincil belirleyici etmen olarak geliştiği 1960'lar döneminin, ikinci kuruluş dönemi olarak adlandırabileceğini ifade etti.

Sunumunu sonlandırırken iki kuruluş dönemi tespitini tekrarlayan Çulhaoğlu, birincisini 1920'ler dönemi olarak kodladı. İkincisinin 1960'lar olduğunu tekrarladıktan sonra üçüncüsünü ise şu an bu kuşağın inşa ettiği dönem olduğunu savundu. “Ben sizi bu yeni kuruluşa katkı koymaya çağrıyorum. Bu çorbada sizin de tuzunuz olsun” şeklinde sözlerine nokta koyan Çulhaoğlu bu sözlerinden sonra yoğun alkış aldı.

Etkinlik, 27 Kasım'da Abdi İpekçi Spor Salonu'nda düzenlenecek olan TKP'nin 90. yılı etkinliklerine çağrı ile sona erdi.

TKP'li öğrencilerin Ankara'da düzenledikleri gençlik sohbetlerinden ilkinin konusu ise “Marksizm ve din”di.

(soL - Ankara)