49 yıllık gecikme... FKF'nin ilk 1 Mayıs'ı

2014 1 Mayıs'ının ilkleri arasında en dikkat çekici olanlardan biri 1965'te kurulan Fikir Kulüpleri Federasyonu'nun ilk kez 1 Mayıs alanlarında boy gösterecek olması. Türkiye gençlik hareketinin en önemli örgütlerinden birinin hiç 1 Mayıs görmemesinin arkasında ise epey ilginç bir hikaye var.
Çarşamba, 30 Nisan 2014 18:09

Özgür Savaşcıoğlu
İlk kez 49 yıl önce kurulan Fikir Kulüpleri Federasyonu(FKF) bu sene ilk 1 Mayıs'ına çıkacak. Bu uzun bekleyişin arkasında ise Türkiye'de gençlik ve işçi sınıfı hareketlerinin gelişiminin ve birbiriyle buluşmasının hikayesi var.

60'larda 1 Mayıs
Türkiye sol hareketinin gündemine 70'lerde giren 1 Mayıs'lar 60'lı yıllarda gündemin oldukça geri sıralarındaydı. Kitlesel bir biçimde FKF'de temsil edilen gençlikte de kimi tekil örnekler haricinde 1 Mayıs büyük bir yankı uyandırmıyordu.

1968-1971 arası ODTÜ Sosyalist Düşünce Kulübü üyeliği yapan eski FKF'li Metin Çulhaoğlu yaptığımız görüşmede o yılları şöyle tarif etti:

"Arızi durumları bir kenara bırakacak olursak 1976'ya kadar 1 Mayıs fenomeni yoktu. Ne TİP'te ne ODTÜ SDT'de ne de FKF'de kolektif bir kutlama olmadı"

Gençler işçilerle buluşunca...
Bir başka eski ODTÜ'lü ve FKF'li Tuncay Çelen de benzer bir tablo çizerken 1 Mayıs'larda zaman zaman Türk-İş'in yaptığı salon etkinliklerine katıldıklarını anlattı. O yıllarda Türk-İş tarafından gençler pek de sıcak karşılanmıyordu. Çelen ve FKF'li arkadaşlarının katıldığı Tandoğan'da bir salonda düzenlenen Türk-İş etkinliğinde gençlerin işçilerle diyalog kurmasından çekinen sendika yöneticileri gençlerle işçiler arasına güvenlik şeridi örülmesini emrediyordu.

Çelen ve arkadaşları o gün işçilerle buluşamasa da bu tür önlemler gençlikle işçi sınıfının buluşmasını engellemek için yeterli olmadı. Türk-İş yöneticlilerinin korkuları işçi sınıfının 15-16 Haziran çıkışını izleyen yıllarda defalarca gerçeğe dönüştü.

Bu korkunun nedenini ise yıllar sonra yeniden kurulan FKF'nin üyeleriyle Yatağan direnişi sırasında tanışan Türk-İş üyesi bir kadın işçinin sözlerinde görmek mümkün:

"Ben onları gördükten sonra bir şeylerin değişeceğine inanıyorum. Açıkçası bu durumlar yaşanmadan önce, bu öğrencilere farklı bir gözle bakıyordum. Çocuklarımı da bu konuda uyarıyordum. Ama bu çalışmada FKF’den gençleri tanıdığıma çok memnun oldum. Bir anne olarak gözlemledim. Hiçbir beklentileri olmadan, özveriyle çalışıyorlar."

15-16 Haziran: Gençlik yüzünü sınıfa dönüyor
Kitlesel 1 Mayıs kutlamaları yetmişli yıllarda gündeme gelse de gençlik ve işçi sınıfının buluşması bu kadar gecikmiyor. 15-16 Haziran 1970'te İstanbul sokaklarını dolduran işçiler, 68 kuşağının gençlerinde büyük bir heyecan yaratıyordu.

Metin Çulhaoğlu, yetmişli yıllarda 1 Mayıs'a gösterilen duyarlılıkta 15-16 Haziran çıkışı sonrasında işçi sınıfının ciddi bir toplumsal güç olduğunun solun bütün kesimleri tarafından kavranmasının da payı olduğunu belirtiyor.

FKF'nin 1969'da yapılan kurultaydan sonra yerini Dev-Genç'e bıraktığını hatırlatan Tuncay Çelen ise Haziran günlerinin gençlik üzerindeki etkisini şöyle anlatıyor:

"15-16 Haziran gençliğin işçi sınıfına bakışını değiştirdi. 'Gençlik önderdir. Sınıftan hayır gelmez' şeklindeki hatalı eğilimler büyük ölçüde ortadan kalktı."

ODTÜ'lüler sanayide
15-16 Haziran sadece İstanbul'da değil birçok kentte bulunan devrimci gençler üzerinde büyük bir heyecan yaratıyor. Bu heyecanın etkisiyle Tuncay Çelen ve arkadaşları "ODTÜ'lüler olarak işçileri desteklemek için ne yapabiliriz" diye düşünmeye başlıyorlar. Akşam karar veriliyor. 16 Haziran günü ilk iş olarak arabalarla Ankara'daki sanayi sitesini ziyarete gidiyorlar.

Ancak, işçiler ODTÜ'lü gençleri pek hoş karşılamıyor. Çıraklar, kendilerini ziyarete gelen ODTÜ'lülere polisle birlikte saldırıyorlar. Olay sırasında epey hırpalanan ODTÜ'lüler üstüne bir de gözaltına alınıyorlar.

Araya 6 sene giriyor. 76 ve 77'de, o çıraklar 68 kuşağının artık otuzlarına gelmiş gençleriyle alanları doldururken polis yine karşı tarafta yerini alıyor. Bu sefer yanında destekçi olarak çıraklar yerine ABD beslemesi kontgerilla güçleriyle beraber...

FKF 1 Mayıs'a hazırlanıyor
2013'te yeninden kurulan FKF'nin sınıfla kurduğu ilişki ise Tuncay Çelen'e umut veriyor Çelen,"Bugün FKF çok doğru bir yolda, işçi sınıfının ideolojik önderliğini kabul etmiş bir tarzda gidiyor" ifadelerini kullanıyor ve bu durumun Türkiye'de solun önünü açacağını vurguluyor.

Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız FKF Genel Sekreteri Ercan Bölükbaşı da emekçilerle FKF'nin sık sık yan yana geldiğini söylüyor. Bölükbaşı, "Greif'ten Yatağan'a hemen hemen her direnişte işçi sınıfının yanında olmaya çalıştı FKF. Bu ve benzeri direnişlere hem gençliğin desteğini ilettik, hem de sınıf kavgasını okullarımızın gündemine taşıdık" diyor.

Bölükbaşı, FKF bayrağının ilk kez 1 Mayıs alanlarında dalgalanacak olmasını ise "İlk defa duyunca gerçekten ilginç görünüyor. Ama aslında geçmiş dönemin farkı o dönemde 1 Mayıs'ların solun gündemine girmemiş olması" şeklinde yorumluyor.

Yarın 1 Mayıs alanlarında çok sayıda kişinin gözleri FKF bayrağında olacak. Bölükbaşı'na göre o bayrağı çoğu hayatında ilk kez 1 Mayıs'a katılan gençler tutacak:

"Önümüzdeki 1 Mayıs bizim açımızdan aynı zamanda, direnmeyi ve mücadele etmeyi öğrenmiş bir kuşağın da ilk 1 Mayıs'ı olacak. Haziran'da ortaya çıkan enerji işçi sınıfının gündemi ile ilk kez bu kadar yakınlaşacak."