TKP'den 29 Ekim açıklaması

Türkiye Komünist Partisi, Cumhuriyet'in kuruluşunun 85. yılı nedeniyle bir açıklama yaptı.
Çarşamba, 29 Ekim 2008 07:41

Cumhuriyet'in 85. kuruluş yıldönümü nedeniyle Türkiye Komünist Partisi (TKP) Siyasi Komite tarafından yapılan açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti'nin tasfiye edilmekte olduğu ve cumhuriyet fikriyle onun değerlerinin ancak sosyalist bir iktidar tarafından ayağa kaldırılabileceği vurgulandı. "Yol ayrımında" başlığını taşıyan açıklamanın tamamını yayınlıyoruz:

"Türkiye Cumhuriyeti, 85 yıl önce bağımsızlık, egemenlik, laiklik ve halk iradesine dayanma iddiasıyla yola çıktı. Arkalarına bağımsızlık mücadelesinin meşruiyetini alan Kemalist kadrolar, Türkiye Cumhuriyeti'ni ilan ederek tarihsel bir sıçramaya imza atmışlardır. Bu sıçramanın kendisi de, bağımsızlık, egemenlik, laiklik ve halk iradesine dayanma fikri de komünistler için bugün tarihsel değerini fazlasıyla korumaktadır.

TKP, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunu, bağımsızlık ve egemenlik için mücadelede pekişen yurtsever kimliğiyle selamlamaktadır.

TKP, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunu, dinin siyasal alanın dışına çıkarılması ve toplumsal yaşamın dini kurallarla şekillenmesinin önüne geçilmesi için sürdürülen mücadelede anlam kazanan aydınlanmacı kimliğiyle selamlamaktadır.

TKP, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunu, emekçi halkın iradesinin egemen olacağı eşitlikçi ve özgürlükçü bir düzen kurmak için sergilediği kararlılıkta somutlanan devrimci kimliğiyle selamlamaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşuna önderlik eden kadroların sınıfsal karakteri ve ideolojik tercihleri nedeniyle, iddialarını ve dolayısıyla cumhuriyet fikrini geliştirmek bir yana, koruyabilecek iç dinamiklere sahip değildi. Bugün yıkıcı ve gerici karakterini herkesin kabul ettiği kapitalizm, Türkiye Cumhuriyeti'nin başından beri kendini var etmeye çalıştığı toplumsal zemin olarak, ne bağımsızlığı, ne egemenliği, ne laikliği, ne de halk iradesini taşıyabilirdi. Tersine, sermaye sınıfı için bağımsızlık, egemenlik, laiklik ve halk iradesi, kendi iktidarını meşrulaştırdığı oranda anlam taşıyan, bunun dışında içi boşaltılması, hatta kurtulunması gereken niteliklerdi.

Bu anlamda 85 yıldır, cumhuriyet fikrini ve onun kazanımlarını geliştirip, ona sahip çıkabilecek tek güç olan emekçi halkımızın dışlandığı, ezildiği ve baskı gördüğü bir ülkede bugün yaşananlara kimse şaşırmamalı.

Türkiye burjuvazisi, 85 yıl önce iç ve dış koşulların denk düştüğü bir sırada göze aldığı, kendi çıkarlarına uyarladığı büyük "Cumhuriyet hamlesi"nden bugün tamamen kurtulmak için gün saymaktadır.

AKP iktidarını kimse başka türlü anlamlandıramaz.

Türkiye bağımsız ve egemen bir ülke olma özelliğini çok ama çok uzun yıllar önce yitirmişti. Ancak bugün bağımsızlık ve egemenlik iddiasından da kurtulmak istiyorlar.

Türkiye hiçbir zaman gerçek anlamda laik bir ülke olmamış, dinci hareketler zengin sınıfların imdadına yetişen bir siyasal araç olarak ilerici düşünce ve örgütlenmeye karşı kullanılmıştı. Ancak bugün laiklikten bir bütün olarak kurtulmak için düğmeye basılıyor.

Türkiye'de halk iradesi, paranın tahakküm ettiği bir düzende erozyona uğramış çaresizleştirilen, korkutulan, kişiliksizleştirilen, örgütsüz hale getirilen, sindirilen halkın aynı zamanda iradesizleşmesi anlamına gelmişti. Ancak bugün halkın doğrudan köleleştirilmesi aşamasına geçiliyor.

Kimse kendini kandırmasın. "Herkes Cumhuriyetçi, padişahlık isteyen mi var" söylemi, halkı yanıltmak amacı taşımıyorsa, ciddiyetsiz bir söylemdir. Bugün Türkiye Cumhuriyeti tasfiye edilmektedir.

NATO'culuk, Avrupa Birlikçilik, anti-komünizm, Kürt inkarcılığı işleri bu noktaya getirmiştir. Türkiye, emperyalistlerin planları doğrultusunda gevşek, aşiretleşmiş, militarist bir İslam ülkesi olma yolundadır. Kendi bencil sınıf çıkarlarından başka kaygısı olmayan egemen sermaye sınıfı, uluslararası tekellerin bir uzantısı olarak bu yolculuğun motor gücüdür.

29 Ekim 2008'de, bir yol ayrımındayız. Bu düzen cumhuriyet düşüncesini de, cumhuriyetin tarihsel kazanımlarını da ayaklar altına almış, onlardan tamamen kurtulmanın yollarını aramaya başlamıştır. Önümüzdeki dönemde ya emekçiler cumhuriyeti eşitlikçi bir felsefeyle ayağa kaldırıp, gerçekten bağımsız, egemen ve aydınlık bir ülke yaratacak ya da Türkiye hızla aşiretleşecek.

TKP bu yol ayrımında, ülkenin tüm ilerici, yurtsever, devrimci birikimini, tasfiyeci güçlere karşı koymaya, bu süreci durdurmaya çağırmaktadır. Bu çağrıya kulak verenlerin Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun!

Türkiye Komünist Partisi
Siyasi Komite"