Filipinler'de solun Duterte'ye olan sabrı tükeniyor

Solun müttefik ve muhalif olarak ikili rol oynaması gittikçe zorlaşıyor. Temel varlığı, ideolojik tutarlılığı ve gerici devlete karşı militan mücadelesi olan bir hareket, Başkan'ın ruh halini, politika değişiklikleri, demagojisini ve cani liderliğini çok fazla tolere edemez.
Çeviri: Tahsin Can Nalcı
Çarşamba, 26 Temmuz 2017 11:17

soL'un notu: Teddy A. Casiño'nun inquirer.net'te yayımlanan bu yazısında, Filipinler solunun Başkan Rodrigo Duterte'ye olan bakışının ne şekilde değiştiği anlatılıyor. ABD karşıtı "egsantirik" çıkışlarıyla gündeme oturan popülist liderin neoliberal politikaları devam ettirmesi ve kontrgerilla taktiklerini uygulaması, sol ile Duterte arasındaki ilişkileri kopma noktasına getirmiş durumda.


Yakmak ya da yakmamak: Bugün Millet Meclisi Söylevi Mitingi sırasında Başkan Duterte'nin kuklası ile ne yapılacağına ilişkin protestocuların karşı karşıya kaldıkları bir soru.

Bunun nedeni, Duterte son bir yıllık döneminde tehlikeli bir şekilde sağa saptığı halde Sol'un, özellikle de Ulusal Demokratik Hareket'in hala Duterte ile son derece sıkı bağlar kurmasıdır.

Duterte'nin Sol ile uzun süredir sürdürdüğü işbirliği, ülkenin sömürge ve neo-sömürge ilişkileri konusunda Birleşik Devletlerle olan yakın ilişkisine dair son derece eleştirel görüşleri ve statükoya karşı çıkma cesareti, Başkanlık görevini üstlendiğinde onu hakiki bir aykırı kişilik ve değişim aktörü yaptı. Bu, Sol'un son 12 ay içinde Başkan'la yapıcı bir şekilde etkileşime girmesi için yeterli bir temeldi.

Duterte'nin başkanlığı, solculara ve örgütlerine politika değişikliklerini takip etme, hükümet projelerini ve programlarını ilerici ve ulusalcı bir çizgide uygulamaya koyma gibi, sınırlı olmakla birlikte, geniş fırsatlar sundu. Sol örgütler, Duterte'nin popülist programlarını ve politikalarını destekledi ve genişletmeye çalıştı. Aynı zamanda bu örgütler elitist ve gerici kesimi etkisiz hale getirmek ve karşı koymak için elinden geleni yaptı.

Örneğin, ilerici insanlar örgütleri geçen sene bir Halk Zirvesi düzenledi. Bu zirvede Duterte'nin Başkanlık Ofisinde geçirdiği ilk 100 günündeki somut tekliflerini de içeren 15 maddelik kapsamlı bir "Halkın Gündemi" katılımcılara sunuldu.

Son zamanlarda, gruplar tekliflerinin nasıl geçtiğini değerlendirmek için tekrar toplandılar ve Duterte'nin değişim sözünün başarısızlığa uğradığına karar verdiler. Başkanın yoksul kesimi rahatlatmak için verdiği göstermelik imtiyazlar (sosyal güvenlik aylığında 1.000 Pezo'luk artış, toplu iş sözleşmelerine ilişkin göstermelik yasak, eyalet kolejlerinde ve üniversitelerde şartlı ücretsiz eğitim, Kadamay "işgalci" Halkı'na verilen ücretsiz evler vb.) basit lütuflardan ziyade marjinalize olmuş kesimlerin zorlu mücadelelerinin sonucudur.

Gruplar, Duterte'nin ekonomiyi sakat bırakan, ulusal egemenliği zayıflatan, devlet istismarını ve insan hakları ihlallerini teşvik eden eski politikalardan ve uygulamalardan henüz kopmadığı sonucuna ulaştı.

Filipinlerin Ulusal Demokratik Cephesi altındaki devrimci sol, Duterte'nin barış görüşmelerini yeniden başlatma teklifini kabul etti. Ayrı tek taraflı ateşkesler silahları 4 ay boyunca etkisiz bir halde tutmayı başardı. Duterte'nin görev süresinin ilk sekiz ayında dört tur görüşme gerçekleştirildi. Sosyal ve ekonomik reformlar konusunda önerilen anlaşmaya yönelik büyük atılımlar yapıldı ve her iki tarafta çok iyi niyet ve işbirliği gösterildi.

Bununla birlikte, Sol'un Duterte'yle olan temel anlaşmazlıkları normale göre çok fazla derinleşti. Duterte'nin uyuşturucu maddelere dönük yürüttüğü soykırımsal savaş, ekonomi ekibinin neoliberal ekonomi politikaları, eski diktatör Ferdinand Marcos'a duyduğu hayranlık, Mindanao'daki sıkıyönetim dayatması ve bu kapsamda Marawi'ye ve isyancılar tarafından işgal edilmiş diğer bölgeler'e yaptığı hava saldırıları, ABD'nin kontrgerilla doktrinlerine göre tasarlanmış uygulamalara devam etmesi, bilinen insan hakları ihlalcilerini üst düzey görevlere ataması ve absürt dış politikası bu anlaşmazlıklara örnek olarak sayılabilir.

Kuşkusuz, başlangıçta Duterte'nin sağcı bir demagog olduğunun açığa çıkmadığı zamanlarda belli bir miktarda dizginleme olsa da bu konularda Sol Duterte'ye olan muhalefetini gösterdi.

Duterte'nin sosyal ve ekonomik reformlarla ilgili görüşmeler öncesinde ikili bir ateşkes anlaşması yapılması konusunda ısrarlarıyla birlikte barış görüşmeleri bilhassa zorlaştı. Filipinlerin Ulusal Demokratik Cephesi, bunu teslim olma ve silah bırakmayla eşdeğer mantıksız bir önkoşul olarak görüyor.

Solun müttefik ve muhalif olarak ikili rol oynaması gittikçe zorlaşıyor. Temel varlığı, ideolojik tutarlılığı ve gerici devlete karşı militan mücadelesi olan bir hareket, Başkan'ın ruh halini, politika değişiklikleri, demagojisini ve cani liderliğini çok fazla tolere edemez.

Duterte ve Duterte'nin sadece sağa sendelemeyen, aynı zamanda açık faşist yönetimin sınırında duran rejimi ile Sol'un iş birliği kırılma noktasında.