Türban karşılaşmaları ve bol gollü mücadelemiz (Ferhat Talan)

Cumartesi, 23 Ekim 2010 19:45

Türban konusu yine gündemde. Çeşitli sosyologlar, akademisyenler, siyasetçiler bu konu üzerinde yeni olmayan görüşleriyle tekrar karşımızdalar. Yıllardır çeşitli dönemlerde gündemde olan türban konusunu bir futbol karşılaşması şeklinde değerlendireceğim .

Takımlar ve dizilişleri belli …Takımın bir tanesi türbana kamusal alanda ve üniversitelerde evet diyenler. Diğer takımda çeşitli nedenlerle türbana hayır diyenler .. Evet diyenler bu maçı zamana göre farklı sahalarda oynamak istiyorlar, ya da her sahada ayrı ayrı maç yapma amacı içindeler ... Bu sahalarımız ise kapasiteleri ile birbirinden farklı olsa da genel anlamda pek birbirlerinden farklı düşünülmemesi gereken sahalar ... Demokrasi ve Özgürlük, Laiklik, Kadın sorunu ve son olarak ta eğitim olmak üzere toplam 4 farklı sahada maç yapacağız .

Saha 1 : Demokrasi ve özgürlük

Evetçilerin tezi: Gelişmiş demokrasilerde türban sorunu olmaz, herkes inancı doğrultusunda istediği yere istediği şekilde girer. Kimse inancından dolayı kamusal alandan ayrı tutulamaz yüzde 80'e yakın insan türban yasağına karşıyken statükonun yasakçı anlayışı mahkum edilmelidir.

Oruç tutmadığı için öldürülen, Sünni olmayan her türlü insana farklı muamele yapılan, işsizlik ve yoksulluğun olağan karşılandığı, alınmayan önlemler nedeniyle meydana gelen iş kazalarının “kader” olarak nitelendirildiği, bağnazlığın, yobazlığın, tahammülsüzlüğün, ırkçılığın, ötekileştirmenin hüküm sürdüğü bir ülkede demokrasi ve özgürlüğün sadece neden türbana indirgendiğini sorup ikinci sahaya geçebiliriz. Demokrasi madem ki çoğunluğun sesi, o zaman çoğunluk olan yoksulların, emekçilerin, ezilenlerin hak gasplarının hesaplarını demokrasi ve özgürlük sahalarında soralım, bu koşullar sağlansın o zaman türbana evet !

Saha 2 : Laiklik

Başbakan diyor ki” Laik ülkede türban sorusu olmaz, laiklik inanç özgürlüğüdür, kimse inancından dolayı haklarından mahrum bırakılamaz.“

Laik bir ülkede diyanet işleri bakanlığı olur mu? Diyanet işleri başkanı toplumda tartışılan konularda din adamlarına sorulsun, onların görüşleri benimsensin der mi? şeklinde sorular sorsak ta farklı noktalara değinebiliriz.. Madem laik devlet halkın inançlarına saygılı o zaman soralım yıllardır Alevilerin inanç taleplerine göz yuman, okullarda zorunlu din eğitimi veren, Alevi köylerine cami yapanlar .. Türkiye' de mahalle baskısı yoktur diyenler hangi inanç özgürlüğünden ve demokrasiden bahsediyorlar?

Bu sahada atacağımız goller Laiklik adına gelecekse , taleplerde yukarıdaki sorunlar etrafında gelişecektir. Türbana madem evet, o zaman yukarıdaki talepleri de yerine getirsinler, o zaman türbana evet !

Saha 3: Kadın sorunu

Evetçilerin tezi: Türbanlı kadınlar bu ülkede kamusal alanda ikinci sınıf vatandaş muamelesi görüyorlar, sırf başları kapalı diye kamu sektöründe çalışamıyorlar, üniversiteye türbanla gidemiyorlar .

Bu sahada ise gollerimiz bir hayli fazla olacak. Ülkemizde kadınların sorunlarını sadece türbana indirgeyen anlayışın yıllardır görmezden geldiği şeyleri hatırlatalım.

- Töre cinayeti ,namus cinayeti , birden fazla kadınla evlilik , koca dayağı , mahalle baskısı gibi konularda kadınlar için neler yapılıyor ?

- Herhangi bir kriz olduğunda ilk işten kadınlar çıkartıldığında ne gibi önlemler var ?

- Kadına gerçek anlamda özgürlüğü sağlayabiliyor musunuz ?

- Kadınlar bu ülkede iş hayatında ne kadar istihdam ediliyor ?

-5 milyon kadının okuma yazma bilmemesi türban sorununun neresinde ?

-Emekçi kadınların özel sektördeki hak gasplarına karşı ne gibi önlemler alınıyor ?

-Ucuz emek gücü olarak görülen kadınların gerçek emeklerinin karşılığının verilmemesi türban sorununun neresinde ?

Kadınlar kimsenin baskısı altında kalmadan kişisel olarak özgür olsun, devlet onlara toplumsal güvence sağlasın, çalışmaları teşvik edilsin, toplumsal statüde erkeğin geri planında kalmasın, çalışan kadınlara çocuk bakımı konusunda devlet tarafından destek verilsin o zaman türbana evet !

Saha 4: Eğitim

Evetçilerin tezi: Türbanlı kızlar üniversitelerdeki türban yasağından dolayı eğitim haklarından mahrum kalıyorlar.

Bu sahada da atılacak çok fazla gol var.. Sıralamaya başlayalım.

Eğitim daha da paralı hale gelirken, özel üniversiteler her geçen gün artarken, emekçi çocukları okuyabilmek için inşaatlarda çalışıp ölürken, okullarda uzun zamandır bilinen sivil polis gerçeği bu sene açıkça dile getirilirken, bilimsel ve özgür tartışma ortamının yaratılmazken, insanlar açık açık fişlenirken, muhalif akademisyenler susturulurken, bilimsel düşünceye saldırı artarken, muhalif öğrencilere soruşturmalarla sindirilmeye çalışılırken, gençlik toplumsallıktan bireyselciliğe itilirken, toplumsal çürüme ve yok olma, kültürel izolasyon en çok gençliği kendi benliğinden uzaklaştırırken hangi eğitim sorunundan bahsedelim?

Eğitim her alanda ücretsiz sağlansın, Ana dilde eğitim sağlansın, ÖSS kaldırılsın, öğrencilerin barınma ihtiyaçları devlet tarafından ücretsiz karşılansın , üniversiteler bilimsel tartışmaların yapılabileceği şekilde özgür koşullar sağlansın, Avrupa Birliğinin emperyalist projeleri üniversiteler üzerinden kaldırılsın, YÖK kaldırılsın, polis ve özel güvenlik üniversitelerden uzaklaşsın, eğitime aktarılan bütçe arttırılsın, akademisyenler üzerinde ki baskı kaldırılsın, gerici, ezberci müfredat yerine bilimsel programlar hazırlansın o zaman türbana evet!

Yukarıdaki talepler ve kıyaslamalar akp nin asıl korktuğu şeylerdir.. Onlar özgürlük-demokrasi gibi kavramları açıkça kullanmaktan çekinmezler, o halde madem bizim alanımızda bizim kavramlarımızla top oynamak istiyorlar, onlara golleri o kavramlarla atalım.

Bizim gollerimiz gerçekleştiği zaman türban sorunu kalmayacaktır. Gericiliğe karşı mücadele de kendi silahlarımızla bizi alt etmelerine izin vermeyelim..