AKP’nin BGC’si… (Ayhan Karahan)

Pazartesi, 01 Ekim 2012 11:19

AKP’nin siyasal, toplumsal ve ideolojik şifreleri üzerine ciddi bir meşgale sarf edildi memlekette. Şifrelerden kodlamaya geçilirken, ÖSYM kadar kolay değildi meşgul olanların işi. Biber gazının dumanı görüş ve hareket alanını daraltır. Biber gazının genze kaçan kısmı o alanda ayakta durabilmeyi güçleştirdiği gibi aklın ihtiyacı olan oksijeni beyinden ırak tutar. BGC (Biber Gazı Cumhuriyeti) AKP’nin A, B, C’si gibi duruyor hayatın sisli, puslu yaşandığı sokaklarda, alanlarda… Padişah ne zaman “Oku bakayım” dese İmamın Ordusu “Be, Gee, Ceee” şartlı refleksinden kendisini alıkoyamıyor.

Son olarak 29 Ekim’in 89. Yıldönümünde BGC yüksek performans gösterdi. Ama bu olağan üstü çaba barikatı ayakta tutmaya yetmedi. BGC’nin gazı yetmedi maksadı engellemeye. Görüldüğü kadarıyla biber gazından nasiplenme potansiyeli taşıyanların bağışıklık sistemleri evrim geçirmiş. Fıs fısa dokunan eller, biber gazı mağdurlarından daha çok etkileniyor durumdan. Bibere, tüp gaza, doğal gaza yapılan zammı protesto edenlere biber ve gaz bir arada yanında da tazyikli su, yetmedi cop bonus olarak itina ile takdim edilir oldu. BGC’nin kurucusu AKP ülkede son 89 yılın en yaratıcı-icracı iktidarları içerisinde, kürsüdeki birincilik namını kalıcılaştırma, yatağa dahi boynunda altın madalya ile girme yolunda…

BGC’nin açılımı esnasında İçişleri Bakanı Şahin “Biber gazının tamamen bitkisel ve doğal” olduğunu söylemişti. Kolay değil, GDO’lu ve hormonlu ürünlerin dünya pazarlarını kasıp kavurduğu bir süreçte halkın hizmetine katkısız, natürel bir ürün sunuluyordu. Bu ürünün piyasaya sürülmesi ile birlikte yakın geçmişte 8 vatandaşın hayatını yitirdiği iddia edilse de, bunu yol kazası olarak değerlendirmek mümkün… Beş ay kadar önce, Yalova’da arkadaş kavgasını ayırmak isteyen Çayan Birben biber gazı çılgınlığının son kurbanlarındandı. Çayan o esnada “Astımım var sıkmayın” demiş ölüm spreyine basan ellerin sahiplerine. Sonra bu konu TBMM’ye taşındığında İdris Naim Şahin, Yalova Valisi ve pek çok yetkili ile beraber çalışma yürüttüklerini ifade ederek, çıkan sonucu açıkladı: “Çayan biber gazı sıkıldıktan sonra astım hastası olduğunu” söyledi. Öyle ya Çayan “Astım hastasıyım, biber gazı sıkmayın ölebilirim” ya da kafasına isabet eden havan mermisi ile yaşamını yitiren 7 yaşındaki Ceylan Önkol “Amca kafama havan mermisi atma, ölebilirim” ibarelerinin yazılı olduğu tişörtlerle dolaşmalıydılar. Yaşamla vedalaşmayı getiren bu ve benzeri sonuçların sorumlusu ölüme yolculananlardı. İleri demokrasinin dayanılmaz ağırlıktaki sürecine ayak uyduramamışlardı. Bu yetmezmiş gibi bir de ölüp devletin imajına zarar verdiler. Eğer imaj zedeleyiciler yaşıyor olsaydılar kendilerine özel bir dava icat edilip, hesap vermelerinin sağlanması ileri demokrasinin ruhuna huşu kondururdu kesinlikle.

Bu ülke çok delikanlı bakanlar gördü. Anımsayalım… Cahit Aral adlı bir Sanayi ve Ticaret Bakanı 26 yıl önce Çernobil faciası sonrasında çayda radyasyon olduğu iddialarını boşa çıkarmak için “gönül rahatlığı ile içebilirsiniz” diyerek ekranlardan görüntü vermişti. Kefil olduğu çayı önce kendisi afiyetle içmişti. Madem ülkenin evlere şenlik-akıllara ziyan Bakanı İdris Naim de biber gazına kefil… Sıktırırsın kendi yüzüne bu yere göğe sığdıramadığın ürünü. Hangi hastalıklara iyi geldiğini yanına bir TÜBİTAK yöneticisini de alır izahlandırırsın. Hatta bu son dönem BGC icadının okyanus kokulusunu da üreteceğinin müjdesini verirsin. Biber gazı yiyenlerin mutluluktan döktüğü gözyaşlarını da görüntü efekti olarak arka fonda seyrettirirsin. Bu konudaki muammayı giderirsin. Bunun için hiç “takla atmaya” gerek yok.

Okyanus kokulu biber gazı derken, okyanus ötesinin de, yani Pensilvanya sakininin de projeye katkı konusunda var olan ve olacak olan etkisi yadsınamaz. O da bitmez-tükenmez, tanrı lütfu göz yaşlarına hakim olamayacaktır bu ulvi amaca hizmetin meşakkatli yollarında. Sadece biber gazında çevreye uyum ve uygunluk yetmez. Tazyikli su olarak, zemzem suyu kullanılabilir. Rezerv yetersiz mi geldi? Termal kaplıca suyu ile takviye sağlanabilir. Plastik cop yerine, doğal kauçuk ağacından yapılmış coplar kullanılabilir.

Bodrum bu anlamda BGC’nin yüksek maliyetli ve görev aşkında sınır tanımayan çalışmasına mutlaka duyarsız kalmamalı. Bodrum Belediyesi buna öncülük yapıp “Biber Gazı Şenlikleri” düzenlemeli. Bodrum’u ziyaret eden özellikle yabancı misafirlerin oldukça ilgisini çekeceği muhakkak bu şenlik, yarımada turizminde vazgeçilmez önem taşıyacaktır. Efeciğime önerimdir 12 ay turizmi hayata geçirmenin yolu 12 ay biber gazından geçiyor. Sayelerinde keşfettik. Eyyy biber gazı!!! Sen nelere kadirsin. “Biber gazı kullanın pürüzsüz cilde kavuşun. Yaşamdan biber gazını çıkarın, geriye ne kalır ki? Her sabah yüzünüze biber gazı sıkın, hayata bakışınız değişecektir” derken, genellikle garajın üstünde konumlanan memleketimizin zararsız şarapçısı Haldun’dan bir ses geldi: “Şişştt gürültü yapmayınız, biber gazı çekiyorum...”

[email protected]