Süleyman Soylu: Kandil'den Saraçhane'ye tünel kazılmaya çalışılıyor

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu katıldığı bir televizyon programında İmamoğlu'nun mahalle meclisi açıklalamasına ilişkin, 'Oradan da bir yerlere mesaj veriyor. Bunun terör örgütüne yeni bir kanal açacağı, yani aslında kısa ve öz biçimde Kandil’den Saraçhane’ye bir tünel kazılmaya çalışıldığı apaçık ortadadır' dedi.
Cuma, 21 Haziran 2019 12:49

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, TV100’de katıldığı programda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı. 

İstanbul’un vereceği kararın Türkiye’nin geleceğinde etkili olacağını belirten Soylu, “Türkiye’nin istikrarını bozabilecek marjinal grupları görüyoruz. İstanbul’un başına böyle bir ekibin geldiğini düşünün. Bu elbet tehlikeli bir şeydir. Şimdi bu ekip LGBT dahil olmak üzere İstanbul yönetimine hazırlanıyor. Ben bunu Türkiye için de İstanbul için de bir tehdit olarak görüyorum'' dedi. 

'LGBT'Yİ TÜRKİYE İÇİN TEHDİT OLARAK GÖRÜYORUM'

Süleyman Soylu, “Şimdi Kandil, İstanbul seçimleri için ‘AKP-MHP faşizmine karşı İmamoğlu’nu destekleyeceğiz’ diyor. Ondan önce de Sezai Temelli, ‘Herhalde bu bizim seçimimizdir, biz de alacaklarımızı alacağız.’ diyor. Etrafta da hep şu konuşuluyor, İSPARK ve benzeri bilimum yerler HDP ile anlaşıldı. Bütün bunlar LGBT, terör örgütleri, kusura bakmayın Can Dündar’ın Gezi olaylarındaki tweetini hepimiz hatırlıyoruzdur, başka yerlerden copy-paste yaptıklarını, savaş manzaralarını Taksim Meydanı manzaralı olarak yansıttılar. Şimdi bu ekip LGBT dahil olmak üzere İstanbul yönetimine hazırlanıyor. Ben bunu Türkiye için de İstanbul için de bir tehdit olarak görüyorum” ifadesini kullandı.

'KANDİL'DEN SARAÇHANE'YE TÜNEL KAZILMAYA ÇALIŞILDIĞI APAÇIK ORTADA'

İmamoğlu’nun “Mahalle, ilçe meclisleri oluşturacağım” dediğini aktaran Soylu, “Ben buna dikkat kesildim. Ne demek istiyor? Zaten ilçe belediye meclisleri var siyasi partilerin katıldığı. ‘İlçe meclisleri, mahalle meclisleri oluşturacağım’ diyor. Oralarda farklı bir takım yapılar bunların akıllarında söz konusu. Oradan da bir yerlere mesaj veriyor. Bunun terör örgütüne yeni bir kanal açacağı, yani aslında kısa ve öz biçimde Kandil’den Saraçhane’ye bir tünel kazılmaya çalışıldığı apaçık ortadadır” diye konuştu.

'SEÇİMİ 4.5 PUANLIK KARARSIZLAR BELİRLEYECEK'

Soylu, bir başka soru üzerine 31 Mart’ta sandığa gitmeyenlere yönelik çalışma yaptıklarını, yaklaşık 4,5 puanlık bir kararsız seçmen bulunduğunu, bu kesimin tercihinin seçimi belirleyeceğini söyledi.

'İSMAİL KÜÇÜKKAYA İLE KİMSE PROGRAMA ÇIKAR MI? YALAN SÖYLEDİ'

Yıldırım-İmamoğlu ortak yayınına da değinen Soylu, İsmail Küçükkaya'nın herkesi aldattığını öne sürdü ve programı yorumladı: ''Siz de gazetecisiniz, yıllardan beri bu işi yapıyorsunuz, bir millet bu tartışmaya kitlenmiş. Bu iş namuslu bir iştir. Düğmeye basıyorsunuz, ‘size 3 dakika verdim, size 3 dakika verdim’ diyorsunuz da buna hazırlanırken, otelde iş pişirirken diğer adaya niye bunu sormuyorsunuz, niye diğer adayla bunu konuşmuyorsunuz? Görüşme yapma hakkınız olabilir 1 saat onunla konuşursunuz, 1 saat de onunla konuşursunuz. Ama bunu kamuoyuna açık edersiniz. Dersiniz ki ‘Ben burayla da konuşuyorum, burayla da konuşuyorum, buraya da gideceğim.’ veya ‘Onların danışmanlarıyla konuşacağım, ikisinin de.’ ama ikisini eşit şekilde ortaya koyarsınız. Benim üzüldüğüm şudur, buradaki haksızlığı, bir barem daha yükseltiyorum, buradaki ahlaksızlığı görüp de bunu korumaya çalışan insanlar, bu doğru bir yaklaşım değil. Her işin bir namusu var. Gazeteciliğin de siyasetin de namusu var. Bu namusu korumak temel felsefedir ve burada millet aldatılmıştır, İstanbul seçmeni aldatılmıştır ve Binali ağabey aldatılmıştır. Bu kadar açık ve net. Şimdi İsmail Küçükkaya ile kimse programa çıkar mı? Bu saatten sonra kimse çıkmaz. Çünkü güvenilirliğini tamamen yitirdi ve Türkiye’ye yalan söyledi. Türkiye’deki seçmeni aldattı, tüm Türkiye’yi aldattı” 

SOYLU'DAN S-400 YORUMU: BU BİR HARAÇTIR

Türkiye’nin S-400 alımına ilişkin ABD’den yapılan yaptırım açıklamalara ilişkin de konuşan Soylu, şöyle dedi:

“Türkiye’nin bir devalüasyonla karşı karşıya kalması bir haraçtır. Bu haracı almak istiyorlar. 7-8 yıldır kazandığınız haracınızı verin diyorlar. Başka ülkelerden almadılar mı? Orta Doğu ülkelerine çökmediler mi? Şimdi Türkiye’ye de çökmeye çalışıyorlar. Bu kadar açık. S-400’ü bahane ediyor. Gezi’de Tayyip Erdoğan’a, Dolmabahçe saldırısıyla ‘koltuğunu alırız, haracını ver.’ dediler. 17-25’te de ‘seni içeri atarız, haracını ver’ dediler. 6-7 Ekim’de millete ‘seni bir birine düşürürüz’ dediler. 15 Temmuz’da da ‘Tayyip Erdoğan seni öldürürüz.’ Millete de ‘sana öyle bir acı çektiririz ki bu acıyı unutamazsın.’ Şimdi bunun tesadüf olduğunu hiç kimse düşünmesin. Şimdi de ‘önümüzde 4-4.5 yıl var bunu sana kullandırmayacağım’ diyor. ‘Sen Afrin’e benden izinsiz girersen, sen S-400 alırsan, sen 2 milyar doların üzerinde savunma sanayinde ihracat yaparsan, benim alanıma girersen ben sana bu hakkı kullandırmam, Avrupa ile kuşatırım, buldozer gibi üzerine gelirim.’ Bugüne kadar yaptığı açıklamaların tamamı budur. Bizden haraç istiyor, bildiğiniz haraç. ‘Ben yöneteceğim seni’ diyor. ‘Haraç verdin verdin, vermedin kapına geliyorum’ diyor. Türkiye de eski Türkiye değil, ayaklarının üzerinde duruyor, gayret gösteriyor.”