Türköne ‘Cepheleşme’den çok rahatsız

Zaman gazetesi yazarı Mümtaz’er Türköne, EMEP, Halkevleri, ÖDP ve TKP liderlerinin katıldığı “Sol Ne Yapmalı?” panelinde konuşulanlardan alıntılar yaparak, solun “PKK’nin eylemsizlik kararından doğan şiddet boşluğunu kapatmaya çalıştığını” iddia etti.
Perşembe, 23 Aralık 2010 13:43

Zaman gazetesi Mümtaz’er Türköne, bugünkü yazısında EMEP, Halkevleri, ÖDP ve TKP’yi “şiddet stratejisi yürüten terör örgütleri” olmakla suçladı.

Son haftalarda AKP’ye ve AKP’cilere karşı yapılan eylemler, AKP’cileri çileden çıkardı. Emniyet teşkilatı solcular hakkındaki istihbarat raporlarını yandaş medyaya servis etti, yandaş medya hedef gösterdi, kimi kalemler grev ve gösterilerin yasaklanması ve göstericilerin öldürülmesini isteyecek kadar ileri gitti.

Eylemlerden bu yana sol, AKP’cilerin gündeminden düşmüyor. Bugün sola saldıranlardan bir diğer isim, Zaman gazetesi yazarı Mümtaz’er Türköne oldu. Nabi Yağcı, Roni Margulies ve kendisini susturmak isteyenlerin şiddet gösterisi sergilemek istediklerini söyleyen Türköne, “Her ürünün olduğu gibi şiddetin de bir piyasası var. PKK'nın eylemsizlik kararı ve Kürt sorununun hal yoluna girmesi şiddet piyasasında bir boşluk yarattı. Bu boşluk 80 öncesinin silahlı sol geleneğini sürdüren marjinal sol örgütlerin iştahını kabarttı. Hepsi kendince bu piyasada tezgâh açıyor” dedi.

Geçtiğimiz haftalarda Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Türkiye’de Sosyalist Sol Ne Yapmalı?” başlıklı panelde konuşulanlardan bahseden Türköne, “TKP, ÖDP, EMEP ve Halk Evleri gibi örgütler, başlayan bu şiddet dalgasının arkasında yer alıyorlar. Neyse ki her şey şeffaf bir toplumda olup bitiyor da ne olup bittiğini takip edebiliyoruz. Bu ay içinde Kadıköy'de bu dört örgüt temsilcisinin katıldığı bir panel yapıldı. TKP temsilcisi 'dirençleri birleştirip kuvvetli vuruşlar yapma', bunun için de radikal sol örgütler arasında cepheleşme çağrısında bulunuyor. ÖDP Genel Başkanı, 'Fatsa'ya benzer örnekler yaratma'yı öneriyor. Halk Evleri Genel Başkanı ise 'öfke taşıyan her itirazın aynı yöne akması' gerektiğini söylüyor. Türkiye'nin Sosyalist Sol literatürüne az buçuk vâkıf olanlar bu sözlerin ne anlama geldiğini çok iyi bilir. 'Cepheleşme', 'Fatsa örneği' ve 'öfkenin sevk ve idaresi' sizi şiddet dolu bir topluma götürür” dedi.

“Masum öğrenci gösterileri ve bunlara uygulanan şiddet ve baskı”nın “standart şiddet stratejisinin ön safhası” olduğunu yazan Türköne, “Geriye 'öfke'nin 'cepheleşerek', 'Fatsa örneği' gibi örgütlenerek aynı noktaya 'kuvvetli vuruşlar' yapması kalır” dedi.

Türköne daha sonra şunları yazdı: “Bunlar bayat teoriler. Günümüzün marjinal sosyalist örgütleri fikir dışında her şeye dayanıyor. Çünkü fosilleşmiş sloganlarının ne hayatta ne de dünyada bir karşılığı yok. Bu yüzden kapalı tarikatler gibi örgütleniyorlar. Buldukları her aykırı şeyi birbirine karıştırıp bir çorba yapıyorlar. Biraz Kemalizm, biraz Marksizm, biraz Ergenekonculuk ve darbecilik vs. Bu sosyalist tarikatlerin mürşidleri ve müridleri dayanışma içinde ispat-ı vücût etmeye çalışıyor. Tarikate anlam katacak eylemler lâzım. Öfkenin beslediği şiddetten daha elverişli yapıştırıcı bir unsur olabilir mi? Bu örgütlerin uyguladığı şiddet bir tür ibadettir. Şiddet doğal olarak gizlilik, gizlilik dayanışma, dayanışma disiplin ve hiyerarşi yaratır. Bomboş hayatlar enine ve boyuna derin anlamlar kazanır.”

Sosyalist örgütlere “terör örgütü” yaftası vurmaya çalıştığı anlaşılan Türköne, “Şiddet dalgası birbirini besleyen iki ana mecrada ilerliyor. Yoldan sapmış olanları cezalandırmadan takipçilerinizi şiddete yöneltemezsiniz. Kitlesel eylemlerle birlikte Roni Margulies'in ve Nabi Yağcı'nın cezalandırılması bu yüzden. İkincisi, bu hasta dünyadan gelen suikastlar ve sabotajlar olur. Önceki gün Cebeci'de silahlarıyla birlikte yakalanan sol örgüt mensuplarını tam da bu alana yerleştirmek gerekir” ifadelerini kullandı.

(soL - Haber Merkezi)