Taraf'ın Cübbeli'yle derdi

Taraf gazetesi misyonunu bu kez İsmailağa Cemaati içine kadar taşıdı. 3 Mart tarihli Taraf gazetesinin “Cübbeli Zorba” sürmanşetiyle çıkmasının arkasında cemaatler savaşı var.
Perşembe, 04 Mart 2010 19:20

Taraf gazetesi bir süredir Baykal'la telefonda görüştüğü belirtilen, “Cübbeli Ahmet Hoca” olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü ile uğraşıyor. İsmailağa Cemaati içinde etkili bir isim olan Cübbeli'nin, hasta olan lider Mahmut Ustaosmanoğlu'nun ardından lider olabileceği söyleniyordu. Bu olasılık cemaat içinde bir iktidar savaşı başlatmış görünüyor. Cübbeli'nin liderliğine aynı makama gözlerini dikenlerin itiraz ettiği anlaşılıyor. Ancak Cübbeli'ye karşı itiraz sadece cemaat içinden de gelmiyor. Nakşi İsmailağa içerisinde Fethullah Gülen Cemaati ile en fazla çatışan kişinin de Cübbeli olduğu belirtiliyor.

Cübbeli'nin televizyonlardaki gerici şovlarından yüksünmeyen Taraf gazetesi, cemaatler arasındaki çekişmenin yoğunlaşmasıyla birlikte, olayların içerisine Cübbeli aleyhine açtığı bir kampanya ile girmiş bulunuyor.

Kampanyayı Arınç başlattı, Taraf sürdürüyor
Bir süredir televizyonlarda boy gösteren Cübbeli Ahmet Hoca'ın Taraf'ın hedefi olması Bülent Arınç'ın sözleriyle başladı. Arınç, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın Cübbeli'yi aradığını söylemiş, Baykal da Cübbeli'ye geçmiş olsun demek için kendisiyle konuştuğunu ve Cübbeli'yi televizyonda zevkle izlediğini açıklamışt. İşte ne olduysa ondan sonra oldu ve Taraf gazetesi daha önce gericiliğine rağmen zevke düşkünlüğü ile medyanın diline pelesenk olan Cübbeli'yi hatırladı.

Taraf'ın ilk atağı İsmailağa'nın diğer önemli ismi Saadettin Ustaosmanoğlu'nun ağzından Cübbeli ile ilgili pek çok iddiaya yer verilmesiyle başladı. 8 Şubat tarihli haberde, üstü kapalı olarak Cübbeli'nin Ergenekon tarafından yönlendirildiği ve Ergenekon'un cemaati içten ele geçirmeye çalıştığı iddia ediliyordu.

Cemaat içerisindeki iktidar mücadelesinde kendisini “taraf” olarak hissettiği anlaşılan Taraf gazetesi, bu kez muhabiri Fırat Alkaç'ı Cübbeli'ye gönderdi. Alkaç görüşmek amacıyla gittiği Arifan dergisi bürosunda tehdit edildiğini anlattı. 3 Mart tarihli bu haberde, otomatik açılan demir kapılardan geçilerek girilen ofiste Cübbeli'ye sorularını yönelten Alkaç'ın korumalar tarafından tehdit edildiği belirtiliyordu.

Taraf'ın sürmanşetten verdiği haberdeki suçlayıcı dil de oldukça dikkat çekiciydi. Dini cemaatlere karşı yumuşak ve anlayışlı üslubuyla bilinen Taraf, habere “Cübbeli Zorba” başlığını atmış, ara başlıkta ise “Yüz yüze görüşelim dedi, kalleşlik etti” ifadesini kullanmayı seçmişti.

Aynı suçlayıcı ton, Saadettin Ustaosmanoğlu ile yapılan söyleşili habere de hakimdi. Taraf, o haberde de Ustaosmanoğlu'nun suçlamalarına hiçbir şey eklemeden nesnel bir habermiş gibi vermeyi tercih etmişti.

Ustaosmanoğlu'nun söyledikleri
Taraf'ta 2 Şubat tarihinde yayınlanan ve Ustaosmanoğlu'nun görüşlerine dayandırılan haberde şu ifadelere yer veriliyordu:

“Cübbeli Hoca’nın bir takım kişisel zaaflarının olduğunu belirten Ustaosmanoğlu, bunların ötesinde bazı ilişkilerinin de cemaatte büyük tepkiye yol açtığını söyledi. Ustaosmanoğlu, 'Cübbeli’nin bundan altı ay önce CHP İl Başkanı Gürsel Tekin’le görüştüğünü duydum. Son olarak Deniz Baykal, yaptığı açıklamada, [Cübbeli televizyona çıktığında, kendisini eğlenceli bir program izler gibi zevkle izlediğini] söyledi' diye konuştu.

Cübbeli’nin, 'Hodri meydan' dediğini ve bazı kesimler tarafından da önünün açıldığını iddia eden Ustaosmanoğlu, 'Yapılmayacak davranışlara teşebbüs etti. Cemaatin içinde genel kanı da böyledir. Seneler önce ben kendisine bir haber yollamıştım. Peşine takılmış olan devlet kurumlarından birileri var demiştim, uyarmıştım onu. Mahmut Ustaosmanoğlu’nun geri çekilmesinin ardından, cemaatteki bazı gruplar ön plana çıktı.'” diye konuştu.

Haberde ilginç bir iddiaya da yer verilmişti. Ustaosmanoğlu, bir süre önce silahlı bir kişi tarafından evinin basıldığını, sakallı ancak içkili olan bu kişinin psikolojisinin de bozuk olduğunu söylemişti. Saldırganı Cübbeli'nin yönlendirdiğini ima eden Ustaosmanoğlu, saldırganı tanıdıklarını, bir süre önce cemaate giren kimsesiz bir kişi olduğunu söyledi.

Kendilerine ait camide iki kez cinayet işlenen İsmailağa Cemaati, bu tür hesaplaşmaların olağanlaştığı bir cemaat. Ancak bu cinayetlerden dolayı cemaat içinden kimseye dokunulmazken, son olarak cinayetlerin Balyoz darbe planı kapsamında cemaati karalamak için işlenmiş olduğu iddia edilmişti.

(soL - Haber Merkezi)