Hem provoke et, hem "provokasyon" de

“DHKP/C’liler tekrar Edirne’ye girmeye hazırlanıyor” haberiyle gençleri hedef göstererek provokasyon yapan Zaman, saldırılarda “emekli astsubayların provokasyonunun" rolüne işaret etmekten de geri durmuyor.
Pazartesi, 11 Ocak 2010 09:30

Zaman gazetesi Edirne’de yaşanan olaylardan, her anlamda yararlanmayı deniyor. Dün yayınlanan iki haberden birincisinde, saldırılardan "DHKP/C’li gençleri" sorumlu tutan ve “halkı” "DHKP/C’lilere" karşı “uyaran” Zaman, bir diğer haberde, “saldırıların arkasında şehre hafta sonu giriş yapan emekli astsubayların bulunduğunu” belirterek, “provokasyona” işaret ediyor.

Gazetede yer alan “DHKP/C’liler tekrar Edirne’ye girmeye hazırlanıyor” haberinde genel olarak solcu gençlerin saldırıya uğramalarından sorumlu tutuldukları ve ailelerin çocuklarını “bu işlerden” uzaklaştırmaları için uyarıldıkları görülüyor. Haber ayrıca, "DHKP/C’li" olarak lanse edilen gençleri “potansiyel bir tehlike” gibi sunarak hedef gösterirken, günlerdir devam eden provokasyonun da sürdürülmesi anlamına geliyor.

Öte yandan, sol düşmanlığı yapmaktan ve halkı solcu gençlere karşı kışkırtmaktan geri basmayan Zaman gazetesinin, olayların akışındaki “kurgusallığı” ve olup bitenin ardında bir “provokasyon” bulunduğunu gören okuyucuların tepkilerini de manipüle etmeyi denediği görülüyor.

Zira Zaman, “Olaylardan önce Edirne'yi istihbaratçılar kuşatmış” başlıklı haberde, gençlere ilk saldırının gerçekleştiği 3 Ocak günü yaşananlarda, “Edirne’ye gelen istihbaratçıların da aktif rol oynadığının ortaya çıktığını” ileri sürüyor.

“Olayların büyümesinde özellikle emekli astsubay ve bazı birimlerin istihbarat elemanlarının da etkili olduğu öğrenildi” denilen haberde, “istihbarat elemanlarının, pazar günü Edirne'ye gelecek DHKP/C'li grubun halka 'PKK'lılar Edirne'yi basacak' şeklinde yansıtılmasında aktif rol oynadığı” ifade ediliyor. Halkın sokağa dökülmesinin ardından “Türkiye lâiktir, lâik kalacak”, “Şehitler ölmez vatan bölünmez”, “Ya Allah bismillah Allahuekber” gibi sloganların aynı anda atılmasının sağlandığına ve böylece her kesimden insan toplamanın mümkün olduğuna işaret ediliyor.

Saldırganlar kadar, emniyet güçlerinin ve ailelerin tutumuyla da “provokasyon” olduğunu ele veren ve muhtemelen farklı istihbarat birimlerinden “görevlilerin” üzerinde çalıştığı olaylar, Zaman tarafından tümüyle TSK istihbaratına yüklenerek, emniyetin ve istihbarat tarafından kullanılan kimi ülkücü örgütlerin olaydaki rolü görünmez kılınıyor. Öte yandan Zaman, aynı gün hem provokasyonun bir parçası olurken, hem de provokasyona işaret eden çelişkili bir konuma yerleşiyor.

(soL - Haber Merkezi)