BOYUN EĞME'nin 38'nci sayısı yarın çıkıyor: Hepsi gitsin

Haftalık siyasi dergi BOYUN EĞME'nin 38'nci sayısı yarın okurlarıyla buluşuyor. Dergi kapağında düzen siyasetinin tüm aktörlerine yer veriyor ve "Hepsi gitsin" diyor.
Haber Merkezi
Perşembe, 23 Haziran 2016 16:33

Haftalık siyasi dergi BOYUN EĞME'nin 38'nci sayısı yarın okurlarıyla buluşuyor. Dergi kapağında düzen siyasetinin tüm aktörlerine yer veriyor ve "Hepsi gitsin" diyor. 

BOYUN EĞME'nin yeni sayısında, Gericiliğe Karşı Aydınlanma Hareketi'nin "Zorunlu din dersi yasaktır" başlıklı bildirisine de yer veriliyor.

Dergide yer alan bazı konu, başlık ve yazarlar şöyle: 

- Aydınlanmaya tatil yok

Okullar kapandı, imam hatiplerle mücadeleye devam... İmam hatiplerin kapatılması, geçtiğimiz dönemde imam hatibe dönüştürülen okulların yeniden kazanılması için çalışmalar sürüyor.

- Türkiye'nin Suriye politikası mı, koltukta taşınan karpuzlar mı: Başkan babamızın şuursuz hareketleri (Erman Çete) 

Ortadoğu’da işlerin ve ilişkilerin karmaşıklığı Erdoğan’ın dış politika kozları için bir çeşitlenme olanağı sağlamıyor. Rusya ve ABD tarafından topun ağzına konulmuş AKP’nin tutunma arayışlarında sistematik bir zemin değişikliği aramak da hiç mantıklı değil.

- Onur Haftası'nın tarihsel anlamı ve değeri: Ramazan, Onur Haftası'na denk geldi

LGBT hareketi, AKP’nin liberal açılım denemeleri alanlardan birisi olamadı. AKP içinde ikbal arayanların küçük çıkışları da parti içinde destek bulmadı. Sapkın, hasta ve günahkâr kişiler olarak gördükleri LGBT’lere saldırmadan edemediler. 

- Çilem'in çilesi bitmez 

Meşru müdafaa, kadının fıtratına aykırı. Gericiliğin ve onun inanç temelinin bir erkeğe tanıdığı hak, Çilem’e tanınmıyor elbette. Bu karardaki adaletsizlik, mahkemeye ya da yasal düzene ait değil. Adaletsizlik, bu düzenin içinde.

- Fatih Terim sadece kapitalizmdir (İsmail Sarp Aykurt) 

Fatih Terim, gösterdiği tepkiler, davranışlar, söylemler ve vitrin düşkünlüğü ile kapitalizmin yarattığı insanı temsil ediyor. Futbolda himayecilik ve tahakkümün cisimleşmiş halini bize gösteren bu durum, sermaye iktidarı ve onun temsilcisi AKP tarafından kendi sınıf çıkarları için temcit pilavı gibi önümüze sunuluyor. 

- Düzeni değiştirmek istediğimiz için özür dilemeyeceğiz (Kemal Okuyan) 

İslamcının yanında ‘katı’ laiklere, Kürt ulusalcısının yanında Kemalistlere, Türk ulusalcısının yanında HDP’ye, sosyal demokratın yanında ‘devrimci lafazanlığa’, liberallerin yanında komünist geleneğe,
komünistlerin yanında reformistlere çakmakta hiçbir beis görmeyenlerinki kişisel değil kolektif bir zaaftır...

- 'Her konuda hakszılıkla mücadeleye' 

Konut-İş Sendikası, Türkiye’nin çeşitli illerinde apartman görevlilerini, kapıcıları örgütlüyor. Sendika Genel Başkanı Alican Kayhan’ın da dediği gibi bir apartmanda kapıcılık yapmak bir fabrikada çalışmaya benzemiyor. Kayhan’la sendikalarını ve yaşam kavgalarını konuştuk. 

- AKP Kıbrıs'ı da ısıtıyor (Burçak Özoğlu) 

2014 Temmuzu’nda gündeme getirilen ve AKP’nin Kıbrıs’ı “gençlik kampları” için seçmesinden başka anlamı olmayan plan yeniden yürürlükte. Kuzey Kıbrıs’ta halk ‘Reddediyoruz’ diyerek sokaklara döküldü. 

- Türkiye'de işçiler ve komünistler 

Ülkemizde işçi haklarının hep tepeden, devlet ve patron tarafından bir lütuf gibi verildiği söylenir. Oysa işçi sınıfımız örgütlenme ve grev hakkını hep “aslanın ağzından” almıştır. Burjuvazinin “iş büyümeden önünü kesme” mantığının verdiği “tepeden inme hak” izlenimi bir yanılsamadır. 

- Orta sınıfın gizli çekiciliği (Özgür Şen) 

Orta sınıf bugünün kapitalizmi için her açıdan çekici ve herkese hitap eden bir kavram. İşçi sınıfının bir parçası olmanın hiçbir cazibesi yokken orta sınıfların mensubu olmak tersine bayağı ilgi çekici. İlgi çektikçe nesnel konumundan bağımsız olarak insanları düşünsel düzlemde kendisine bağlayarak genişleyen ve etkisini artıran bir sınıf... Neden peki?