Sayfa yolu
Bir 'anaakım medya' hikâyesi: Rania Khalek nasıl linç edildi?
Erman Çete
Yayın Tarihi: 01.11.2016 , 12:24 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 05:26
Arap ve Batılı anaakım medyanın kendi hükümetleriyle olan bağlantısı, birçok kez deşifre oldu. Özellikle "Arap baharı" süreci ve Suriye'de yaşananlar, bu bağın çok çarpıcı örneklerini gösterdi.
Bunun son örneği, Filistin haber ve analizleri ile bilinen Electronic Intifada'nın (EI) editörlerinden Rania Khalek oldu. Khalek, kendisine yönelik hakaretlerin EI'ya kadar uzandığını söyleyerek, editörlükten ayrıldığını açıkladı.
Peki, Rania Khalek'in "suçu" neydi?
Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad'ın kayınbabasının kurucusu olduğu "Britanya-Suriye Cemiyeti", başkent Şam'da iki günlük bir konferans düzenleyecekti.
Konferansın ana teması, Suriye'ye yönelik uygulanan yaptırımlardı. Khalek de, buradaki bir "workshop"ta, Batı'nın daha önceki yaptırım deneyimlerinden yola çıkarak Suriye yaptırımların etkilerini anlatacağı bir konuşma yapacaktı.
Ne olduysa bundan sonra oldu. Arap medyasının "yıldızları", Batı'nın tekelci medyasında yuvalanmış Araplar ve Batılı "dostları", konferansın katılımcıları hakkında büyük bir kampanya başlattı.
Yalnızca Khalek değil, Batı'da Suriye karşıtı medya kampanyasına karşı dik duruşuyla bilinen Şermin Nervani gibi isimler de hedef tahtasına oturtuldu ve özellikle konferansa Batı'dan katılacak isimler "rejim yandaşı" olarak ilân edilerek itibarsızlaştırılmaya başlandı.
Yalnızca bu da değil. "Özgürlükçü" olarak bilinen The Guardian gibi gazetelerde, konferansa Britanya'dan katılacak eski diplomat ve siyasetçilere (örneğin Lord Asquith) yönelik de suçlamalar dile getirildi.
Örneğin gazeteye konuşan Council for Arab-British Understanding'in başkanı Chris Doyle, konferansı "rejimin PR'ı" olarak nitelendirerek, Britanya'dan katılacak kimselere "yanlış yapmayın" çağrısı yaptı.
Doyle, "sivil toplumculuğun" sınırlarını göstermeyi de ihmal etmedi ve konferansa katılınmasından "Dışişleri Bakanlığı'nın mutlu olmayacağını" söyleyiverdi.
Suriye hükümetinin "PR" faaliyeti yürütmekte epey geç kalması bir tarafa, Britanya hükümetinden aldığı paralarla Suriye'de Esad karşıtı "PR" yapan "muhalif" grupların benzer şekilde uyarılmaması, ironiden de öte, adı geçen kurumların ne kadar "sivil toplum kuruluşu" olduğunu gösterir nitelikte.
Khalek, saldırılar karşısında kendisini "konferansa katılacak başka Batılı gazeteciler de var" diyerek savunmaya çalıştı. Ancak bu sefer de, bu gazetecilerin "konuşmacı" değil, yalnızca konferansı izlemeye giden kişiler olduğu söylendi.
Hatta Sunday Times'tan Christina Lamb, isminin konferans konuşmacı listesine "izinsiz" olarak yazıldığını söyleyerek, Khalek'in iddialarını boşa düşürdü.
Rania Khalek, üzerine konuşacağı Suriye'ye yaptırımlar hakkında, bir süre önce The Intercept'te de bir yazı kaleme almıştı. Bu makalede, ABD ve AB'nin Suriye'ye yaptırımlarının sıradan Suriyelileri vurduğunu BM raporuna dayanarak vurguluyordu. Khalek'in bu yazısı da, anaakım medyada "Esad savunuculuğu" olarak damgalanmıştı.
İşin ilginç yanı, Khalek'in editörlüğünü yaptığı Electronic Intifada, özellikle Şam'daki Filistinlilerin yaşadığı Yermuk Kampı'nın cihatçılar tarafından işgal edilmesi sürecinde ve genel olarak Suriye'deki vekalet savaşında, Esad'dan ziyade "muhaliflere" yakın duran bir yayıncılık izledi. Filistinlilerin Suriye konusundaki bölünmesine, EI da bir yandan katkı sunuyordu.
Ancak anlaşılan o ki, "az Esad karşıtlığı" bile tekelci medya için yeterli değil. Khalek'in başına gelenlerin bir benzerini, AlterNet'e El Kaide bağlantılı Beyaz Miğferler ile bağlantılı grubu Syria Campiagn'i yazan Max Blumenthal de yaşadı.
Blumenthal de, bir süre öncesine kadar "muhaliflere" yakın bir isimdi (Örneğin, Blumenthal'in şu yazısına bakınız). Beyaz Miğferler yazısını yazdıktan sonra ise ne "beyaz ırkçılığı" kaldı, ne de "diktatörlük sevdası..."
Yani, adına "anaakım medya" denen bu kurtlar sofrasında, azıcık pozisyon değiştirmeye kalkan, yemeği bağdaş kurarak yiyen, yemeği ona değil de buna verin diyen herhangi bir kimse, parçalanmaya yazgılıydı.
Hem de kendi "dostları" tarafından...
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.