Sayfa yolu
Margarin kadar 'ucuz' kalp uzmanları
Yayın Tarihi: 12.12.2008 , 13:30 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
soL (HABER MERKEZİ) Sağlığa zararlı bir yağ türü olduğu bilinen margarinin kitlesel tüketiminin terk edilmeye başlanması, Türkiye'de yürütülmeye başlanan büyük ölçekli bir kampanyanın konusu oldu. Margarin sanayicileri, bu yılın ilk aylarında başlattıkları ve medyatik isimleri de dahil ettikleri kampanyayla, margarin satışlarını özlenen günlerdeki gibi yükseltmeye soyundu. Türkiye'deki margarin pazarının iyiden iyiye daralması karşısında, pazarı paylaşan üretici şirketlerin destekçisi sadece "ünlüler" olmadı, margarin tüketiminin en önemli etkenlerden biri olduğu bilinen kalp hastalıkları alanında faaliyet gösteren bir takım vakıf ve dernekler de, sponsorluk anlaşmaları yoluyla kirli bir işbirliğinin tarafı haline geldi. Türk Kalp Vakfı, İstanbul Kalp Cerrahisi Vakfı ve Dünya Kalp Federasyonu, hem yönetim kurullarında yer verdikleri margarin şirketleri temsilcileri, hem de margarin sanayicileri ile girdikleri kirli sponsorluk ilişkileri ile bir kez daha masaya yatırılmayı hak etti.
Halk sağlığı margarin kadar ucuz değil
Margarinin, beslenmenin temel yapı taşlarından olan yağların sağlıklı olan türlerine göre ucuz bir sanayi ürünü olması nedeniyle daha fazla oranda girdiği evlerin düşük gelirli olması, tüketimi artırması hedeflenen kitlenin de aynı olduğu gözden kaçırılmaması gereken bir gerçek. Oysa ki, yapılan araştırmalar, ilk olarak 1. Dünya Savaşı'nda cephedeki askerlere "ucuz tereyağı" sağlamak amacıyla geliştirilmiş bir yöntemle üretilmeye başlanan, üretimin hızla kitleselliştiği ve en fazla yoksul evlerin mutfağını işgal eden margarinin, insan sağlığına çok zararlı olduğunu ortaya koydular.
Bilim adamlarının, halkın "ucuz yağ" tüketmesini engelledikleri suçlamasıyla aynı lobilerin hedef tahtasına yerleştirilerek "halk düşmanı" ilan edildiği dönemlerden geçen Türkiye'de, artık daha fazla sayıda araştırmacı ve klinisyenin, çeşitli mekanizmalarla -en fazla da sağlık alanının ticarileştirilmesinin bir sonucu olarak- margarin lobisinin yanında yer alması mümkün hale geldi, margarinin paketlenmesi kayan banttan "uzman" ellere terfi ettirildi.
Margarin sanayicileri lobisinin "tam teşekküllü" giriştiği kampanyada, reklam amaçlı habercilikten kalp vakıflarına, uzman görüşçülerden ünlülere margarin güzellemesi yapıldı. Lobiye, belli bir kitlenin okuduğu Cumhuriyet gibi yayınlar da, karşıt görüşlere sayfalarında yer vermediği yanlı haberleriyle hizmet etti, uyarıları dikkate almayıp bu medya-reklam kampanyasının destekçisi oldu.
Kalp vakıfları hangi şirketlere çalışıyor
Ülker'in "Kalbim" adlı yağ markasının destekçisi İstanbul Kalp Cerrahisi Vakfı ve Türk Kalp Vakfı. Ürünün piyasa sürülmesi öncesinde Çırağan Sarayı'nda yapılan "Ülker Kalbim Benecol" tanıtım toplantısında İstanbul Kalp Cerrahisi Vakfı Başkanı Prof. Dr. Tayyar Sarıoğlu, konuşmasının büyük bölümünü Kalbim Benecol'e övgüye ayırmıştı. Sarıoğlu, Ülker Grubu'nda çalışan bir yönetici gibi konuşarak, "burada duyarlı, toplumsal bir olay için buluşuyoruz. Ülker Grubu'na böyle bir yağ yaptığı için teşekkür ediyoruz" şeklinde konuştu. İstanbul Kalp Cerrahisi Vakfı Başkanı Sarıoğlu'na, vakfın Kalbim Benecol margarinine neden destek verdikleri sorusuna "biz öyle uygun gördük" açıklaması yapmıştı. Tesadüf olamayacak bir gerçek de, vakfın yönetim kurulunda, Ülker Grubu şirketlerinden Bizim Marketler Zinciri'nin müdürünün de yer alması.
Türk Kalp Vakfi da, bu yıl düzenlenen Kalp Haftası'nin 20.'sini, Ülker Kalbim Benecol işbirligi ile 12-20 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirmişti. Ülker Grubunun, Kalbim Benecol markasını piyasaya çıkardığı son üç yılda Kalp Haftası etkinliklerine destek verdiği, Ülker Kalbim'in, bu iki vakfın da desteğiyle margarin pazarındaki liderliğini yüzde 80'lik payla pekiştirdiği biliniyor.
Türk Kalp Vakfı'nın "destek verdiği" bir diğer şirket de Aymar... Koç Grubu ve Unilever bünyesinde yer alan Aymar 2003'te Antep merkezli Toros Gıda'ya satıldı. Türk Kalp Vakfı, Aymar'ın yabani bir otsu bitki olan Kanola'dan üretilen Kanola Yağı'nı destekleme kararı aldığını kamuoyuna duyurdu. Kansere yol açtığı yönünde araştırma sonuçlarının yayımlanmaya başladığı kanola yağına sunulan bu destek, margarin gibi katı yağlar grubunda olmasa da, yağ sanayi ile sektör haline getirilen sağlık alanının ilişkilendiği düzenin bir figürü...
"Margarin mecburen tüketilecek"
Margarin tüketimini artırmaya soyunan lobinin öncülüğüyle, Dünya Kalp Federasyonu tarafından kalp ve damar hastalıklarına dikkat çekmek amacıyla düzenlendiği iddia edilen "Kalbini Sev Kırmızı Giy Kampanyası" Türkiye'de de başlatılmıştı. Kampanyanın sponsoru Unilever'in Becel markası oldu. Konunun "önemi"ne dikkat çekeceği ileri sürülerek hazırlanan kırmızı bilekliklerin de satışa çıkarıldığı kampanyada, elde edilecek gelirin, Türk Kardiyoloji Derneği'nin kalp ve damar hastalıkları araştırmalarında kullanılacağı fona aktarılacağı belirtildi. Margarin pazarının baş aktörlerinden Unilever'in Türkiye Gıda Pazarlama Direktörü Özgür Kölükfakı, bu kampanyaya destek vermekten mutluluk duyduklarını söylerken, kalp hastalıklarında margarin yağının tetikleyici olduğunun hatırlatılması üzerine, artık margarinin farklılaştığını, yağın sağlıklı beslenmenin bir parçası olduğunu ve margarini alternatif bir yağ olarak önerdiklerini iddia etmişti.
Prof. Dr. Oktay Ergene de, Türk Kardiyoloji Derneği olarak "zeytinyağını bırakıp margarin tüketin" demediklerini söyleyip, "tükettiğimiz gıda maddelerinin içinde margarin var. Margarin üreticileri dünyada 1990'lı yıllardan sonra yağın katılaştırma tekniğini değiştirdiler. Margarinlerin kötü ünü 1990'lı yıllardan önceki trans yağ içeriklerinden kaynaklanıyordu, ama Türkiye için söyleyeyim, 1997-1998 yıllarından sonra birçok margarin yağ üreticisi katılaştırma tekniğini değiştirdi. Margarin diğer yağlara göre daha ekonomik bir yağ ister istemez tüketilecek" diyerek, margarinden uzak durmanın "mümkün olmadığı"nı bilim cephesinden "kanıtlayan"lardan oldu.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.