Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Liselere polis nasıl girdi?

AKP döneminde “güvenlik ve huzurun” sağlanması iddiasıyla üniversiteler gibi liselere de polis sokuldu. Liselerden gelen haberler ise polisle beraber, polis şiddetinin de liselere girdiğini gösteriyor.

Yayın Tarihi: 27.12.2010 , 09:30 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Nuri Cıngıllıoğu Lisesi’nde çıkan bir tartışmaya müdahale eden polisin iki öğrenciyi sınıfa çekip şiddet uyguladığı iddialarının ardından polisin okullardaki varlığı tekrar tartışılmaya başlandı. Olayı soL’a anlatan lise öğrencisi “Hepimiz bir odada polise ve müdüre olayı anlattık. Anlattıktan sonra polis ve müdür bir arkadaşımızı suçlayarak bütün odadakilerin önünde arkadaşımızı müdürün odasına çekti. Bunun üzerine ben de 'ortada bir suç varsa buna ben de ortağım neden sadece o' dedim. Polis zaten elim de kaşınıyordu diyerek bana vurmaya başladı. Vururken arada da hakaret ediyordu. Diğer arkadaşım da müdürün odasında dövüldü” dedi.

Polis liseye nasıl girdi?
Üniversitelerde polisin yetkisi Ağustos ayında YÖK’ün ”özgür ve güvenli bir üniversite “ başlığındaki genelgesinin 81 ilin vali ve emniyet müdürlerine gönderilmesi ile arttırılmıştı. Liselere ilişkin aynı proje ise Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından şu şekilde başlatıldı: Okulların polis ile işbirliği içinde çalışmaya başlaması 20 Eylül 2007’de MEB ile İçişleri Bakanlığı arasında imzalanan 'Okul Güvenliği' protokolü ile düzenlendi ve okulların büyük çoğunluğunda kamera yerleştirme, özel güvenlik görevlisi ve sivil polis görevlendirme gibi uygulamalar başlatıldı. Öğrenciler ve eğitimciler tarafından okulun güvenliğinin sadece polis ile daha fazla mesai yürütmekle eş anlamlı tutulması tartışma yaratırken MEB’in son uygulaması "muhbir öğretmen" uygulaması oldu.

‘Okul Güvenliği’ protokolü her okulun çevresinde sivil polislerden oluşan bir ekibin devriye gezmesini, öğrencileri madde bağımlılığı, çeteleşme gibi tehditlere karşı sivil polisler tarafından 'tedirgin edilmeden' kontrol edilmesini öngörüyor.

“Muhbir öğretmen” uygulaması
Polisin okul çevresi içinde görevlendirilmesinin ardından okul içinde de görevlendirildiği geçtiğimiz günlerde TBMM'de verilen bir soru önergesiyle ortaya çıktı. MHP Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ ın okullarda şiddetin önlenmesi için alınacak tedbirlerin ve çalışmaların neler olduğuna yönelik soru önergesine yanıt veren Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, her okulda bir müdür yardımcısının bir emniyet görevlisi ile “irtibat görevlisi” olarak beraber çalıştığını açıkladı. MEB'in şiddet olaylarını önlemek için öğretmenleri “polisleştirerek” çözüm araması tepki topladı ancak Çubukçu tepki ve eleştirileri “Koordinasyonu sağlamak için okuldaki bir idarecinin Emniyet ile irtibat kuracak kişi olarak belirlenmiş olması son derece doğal ve normal. Elbette ki okul güvenliği projesi yürütülürken, Emniyet ile bu bilgi paylaşımını sağlayacak bir idareciye ihtiyaç var. Bundan doğal ne olabilir?” diye yanıtladı.

Eğitim Sen: Pedagojik açıdan sorunludur
Olayın ortaya çıkmasının ardından bir açıklama yapan Eğitim Sen uygulamanın pedagojik açıdan sorunlu olduğunu belirtti. Eğitim Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç konuşmasında MEB’in öğretmenleri polis muhbiri yapma uygulamasının kabul edilemeyeceğini şu sözlerle ifade etti: “Geçmişte yaşanan örnekler dikkate alındığında, sivil polislerin ve tıpkı bir ‘istihbarat görevlisi’ gibi görev yapacak öğretmenlerin sadece şiddeti engellemek için okullarda görevlendirilmeyeceği kolayca anlaşılabilir. Okullar, öğrenciler, öğretmenler ve diğer eğitim emekçileri hakkında ‘istihbarat toplama’ ve onları ‘sürekli gözetim altında’ tutmaya hizmet edecek böylesi bir uygulama pedagojik açıdan sorunludur. Okul ortamlarında bu tür uygulamaların hayata geçirilmek istenmesi, öğrencilerin, öğretmenlerin ve diğer eğitim emekçilerinin psikolojik olarak olumsuz etkilenmesine neden olacaktır.”

Okullarda şiddetin uzun yıllardır var olduğunu ve MEB’in sorunu çözmek yerine suçu öğrencilere atmasının kabul edilemeyeceğini vurgulayan Kılıç, “Şiddet sosyo-ekonomik nedenlerin ortaya çıkardığı bir olgudur. Dolayısıyla çözümü, uygulanan sosyal-ekonomik politikaların yarattığı olumsuzlukları ortadan kaldırmaktan geçmektedir” şeklinde konuştu.

“Liseleri polise zimmetleme” uygulaması
Çeteleşme, madde bağımlılığı gibi sorunların önlenmesi için ne tür tedbirler alınması gerektiği konusunda Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü farklı bir uygulamaya imza attı. Ankara Emniyet Müdürü Orhan Özdemir, “liseli gençliği suçtan korumak ve meydana gelebilecek olayları önlemek amacıyla” Ankara'da 105 liseyi polislere zimmetlediklerini, bu liselerde görev yapmak amacıyla özel seçilen 109 polis memuru görevlendirdiklerini açıkladı.

Liselerde şiddet olayları azaldı mı?
Okullarda yaşanan olaylar, alınan ‘güvenlik’ önlemlerinin şiddeti önlemekte yetersiz kalmasının yanı sıra pek çok örnekte bu önlemlerin şiddetin önünü açtığını gösteriyor.

Milli Eğitim Bakanlığı’nca açıklanan şiddet bilançosu da “güvenli okul” yaratmanın polislerle işbirliği yürütmekten geçmediğini kanıtlar nitelikte. Çubukçu konuyla ilgili bir açıklamasında, 2006-2010 tarihleri arasında okullarda 6 bin 569 vaka yaşandığını ve bu olaylara 8 bin 550 öğrencinin karıştığını belirtilmiş, bu dönemde yaşanan olaylarda 8 kişinin ateşli, kesici, delici silah sonucunda hayatını kaybettiğini söylemişti.

(soL-Haber Merkezi)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.