Yapay zeka Beethoven'ı tamamlayabilir mi?

Beethoven'ın yarım kalmış 10. Senfonisini Alman Telekom sponsorluğunda yapay zeka tamamlayacak. Tamamlar mı, hakkı mıdır, bize ne düşer, sadece reklam mıdır? Konuyu, bu gibi sorularla göğsümüzde yumuşatarak müzik ve yazılımı ortak ilgi alanları olarak birleştirmiş bir akademisyene danıştık.
soL - Mehmet Kuzulugil
Salı, 10 Aralık 2019 22:34

"Beethoven‘ın yarım kalmış 10. Senfonisini yapay zeka tamamlayacak!"

Deutche Welle‘den ülkemiz basınına yayılan haber buydu. Haber dünya basınında da yer buldu diyebiliyor muyuz derseniz… Çok değil. Bonn/Frankfurt kaynaklı habere bazı Alman haber siteleri ve yayınları yer verdi.

Ülkemizdeyse pek rağbet gördü.

Bu durumun projenin ilginçliği kadar ticari uzantılarıyla da ilgisi olabilir: Alman Telekom‘un sponsorluğunda hayata geçiriliyor. Üstelik, buna benzer bir proje geçtiğimiz dönemde Trump‘ın belalısı Çinli Huawei tarafından Schubert‘in yarım kalmış bir senfonisi için oluşturulmuş.

Projenin "tamamen duygusal" olması ihtimali bu habere kuşkuyla bakmamıza neden oldu. Öte yandan konunun kendisi gerçekten ilgi çekici.

Müzik ve yazılım konusunda bütünleşmiş bir ilgiye sahip olduğunu bildiğimiz Ruhan Alpaydın‘la aşağıdaki söyleşiyi gerçekleştirdik.

Alpaydın, Bilim ve Aydınlanma Akademisi‘nin Madde Diyalektik ve Toplum dergisi Danışma Kurulu üyesi. Mayıs ayında bu dergide "Müzik eserinin yapısını anlamada diyalektiğin yasaları kullanılabilir mi?" başlıklı bir yazısı yayımlandı. Andığımız haberler hakkında bilgisine başvururken bu alana dönük ilgisini de özetlemesini istediğimiz Alpaydın, müzik teorisi ve sembolik seviyede müzik analizine dair matematiksel modeller ve bunların algoritma/yazılım olarak gerçekleştirilmesi üzerine çalıştığını belirtti ve yaklaşımını şöyle özetledi: Müzik araştırmacısının çalgı ile ilişkisinin gerekli olduğunu düşünüyorum. Klasik gitar ile çok uzun seneler ilgilendim. Beste çalışmalarım da mevcut.

Geçtiğimiz günlerde basına yansıyan bir habere göre Beethoven'ın 10. Senfonisi yapay zeka algoritmaları kullanılarak bitirilecek. Hayattayken tamamlayamadığı eserini bestecinin zihnini ve belki müzikal dehasını taklit ederek tamamlama fikrine nasıl yaklaşıyorsun?

Beethoven’ın tarzını veya stilini, müzik dilini diyelim, Beethoven’ın eserlerini, o dönemin ve o janraların müzik formlarını, Beethoven’ın müzik dilindeki değişimi ve dönüşümü de işin içine katarak analiz ederek ortaya çıkartmaya çalışmak değerli bir çaba.

'SIRRINA EREMEYECEĞİMİZ TANRISAL DEHA' DEMEYECEKSEK...

Bunun tersi olan yaklaşım, yani müziğe dair, ve müzik yapıtlarına dair ‘anlaşılamaz, sırrına erilemez’ tarzı yaklaşımın bir kaç nedeni var. Beethoven gibi bir müzisyene tanrısallığı çağrıştıran yaratıcılık atfedilmesi ve bir yanıyla da bireyin kutsanması. Belki bir de müzik okuryazarlığının toplumlarda genelde diğer sanatlara göre daha az olması; ve bununla ilişkili olarak tabii, müziğin daha soyut bir sanat olması. Örneğin, Van Gogh’un yarım bırakılmış tablosunun bir yapay zeka (YZ) algoritması ile tamamlanması bu kadar ilgi görmezdi kuşkusuz.

Ortaçağda insan bedeni üzerinde anatomi çalışmak yasak hatta günahtı. Ancak sonrasında, ve ancak anatomi çalışmaları ile tıp eğitimi ve tıp bilimi ilerledi. Müzik araştırmalarına da bu şekilde yaklaşabiliriz. ‘Bach’ın korallerindeki armonizasyon stilinde şu melodiyi çokseslileştir’ her müzik öğrencisinin akademik hayatında sınav sorusu olmuştur. Bunu bilmek o öğrenciyi J.S. Bach yapmıyor şüphesiz. Zor bir egzersiz de değil, çünkü bu kurallar çok çalışıldı ve bunu yapan algoritmalar/programlar da var. Kaldı ki bugün J.S. Bach gibi eserler yazmak bir besteci için yaratıcılığının göstergesi olmaz; o dönemde, o ilişkilerde ve o kültürde değiliz çünkü. Bir sosyal iletişim şekli olarak yaratıcılığa o bireyi ilişkilerinden ve o tarihten kopartarak, tamamen kendi içsel özelliğiymiş gibi bakamayız. 10. senfoniyi Beethoven tarzı bitirebilir ama Beethoven olarak bitiremeyiz, çünkü o tarih diliminde, o ilişikilerde değiliz; Beethoven’ın sağır ama çok iyi kulağına, fırtınalı ilişkilerine, Fransız Devrimi dönemi sonrası Avrupa’sında yaşayan bir entellektüel sanatçı olma konumuna, devrim sonrası o dönemin insanlığına olan inancına sahip değiliz.

Uygunluğu ya da gerçekten mümkün olup olmadığı bir yana, müzik ve yazılım için anlamlı olamaz mı bu tür girişimler?

Evet. Kesinlikle. Bir bestecinin eserlerinin incelenmesi, bestecinin stilinin/ tarzının, dönemlerin müzik dilinin vb. anlaşılmasında matematiksel yöntemler, algoritmalar, bilgisayarlı analiz yardımcı oluyor ise, yeni bir dil sağlıyor ise kim, neden buna karşı çıkabilir? (Ancak müziğin sadece hayran olmak ve tapınmak için dinleneceği ve bilimsel olarak incelenemeyeceğini düşünen felsefeciler, müzisyenler var: ’Analiz edilemez şiirsel güzellik’ şeklinde betimlemeleri var örneğin.)

Fizikte kimi anlaşılamaz/analiz edilemez meseleler kalkülüsün geliştirilmesi ile anlaşılır oldu. Çünkü kalkülüs değişimin matematiksel olarak ifadesinin dili. Dili geliştirmek, genişletmek, anlaşılmaz olanı anlaşılır yaptı. Bilgisayar algoritmaları veya matematiksel modeller de müzik yapısının analizinde yardımcı gereçler oluyorlar.

Elbette bir de bu tür çalışmaların neredeyse istisnasız olarak bir teknoloji firmasının desteğiyle hayata geçirilmesi var. Alman Telekom ya da Huawei için böyle bir çalışma reklam amaçlı bir "sponsorluğun" ötesine geçen bir anlam taşıyor mu? Yani bu tür çalışmalar gerçekten destekleyen firmanın teknolojik birikiminin bir ürünü sayılabilir mi? Böylesi bir çalışma firmanın teknolojik sermayesine yeni bir şey ekliyor mu? Yoksa bir reklam kampanyasından mı ibaret?

Evet, bu çalışmalara çevresindeki süreçten, YZ ve etrafında estirilen rüzgar ile eşitsizlikler üzerinde yükselen ve eşitsizliği devamlı olarak üreten sınıflı toplumu veri almadan, bunlardan soyutlanmışçasına bakarak doğru değerlendiremeyiz.

Destekçi şirketlerin temel işlerinin müzik besteciliği veya müzik teorisi olmadığını biliyoruz. Ancak YZ teknolojisindeki gelişmelerine dair, zevkli, estetik, insancıl kullanım alanları şeklinde bir tanıtım/reklam çalışması olabilir, bu bilinçle yapılıyor olmasa da. Uygulama alanı olarak yaratıcı bir alan olan sanat, YZ algoritmalarının ne güçlere muktedir olduğunun kamuoyu çalışması olabilir. Tamamlanan 10. Senfoninin ne kadar iyi veya ne kadar Beethoven olduğunu kim yargılayacak merak ediyorum.

'BEN DEMİYORUM, YAPAY ZEKA DİYOR' BİR KONTROL ARACI OLABİLİR

YZ teknolojilerine bir gereç olarak bakmak ve bunun sınıflı toplumda nereye oturacağına odaklanmak gerekir. Aşağıda hazırladığım görsel, YZ’ye dair gelişmelerin olası kullanımını özetliyor. ‘YZ yaptı’ söylemleri, YZ’nin bir özne gibi algılatılmaya başlanmasına yol açabilir. Bu şekilde YZ teknolojilerinin sevimsiz kararları veren, ancak itiraz da edilemeyen, burjuvazinin bir kontrol aracı haline gelmesi mümkün olabilir.

ABD’de COMPAS adında bir algoritma, bir suçlunun gözetim altında tutulup tutulmayacağına savcının karar vermesinde yardımcı oluyor ve halihazırda da kullanılıyor. Bu program, verilerle eğitiliyor ve o kişinin geçmiş kişilerin verileriyle olan örtüşmelerine bakarak, istatistiksel bir risk hesabı yapıyor. Algoritmalar ile bu şekilde toplumsal hayata müdahale; teknik olmayan, sosyal kararlara etki etmeleri biraz kuşkulandırıcı. Ancak bunun yanında, insan aklı sınırlı bir belleğe, sınırlı işlem gücüne sahip ve bugün neredeyse sınırsız belleğe sahip bilgisayarlar ve verileri gerçekten de daha sağlıklı kararların alınmasına yardımcı olabilir. Halihazırda, bu tarz algoritmaların ırkçı, cinsiyetçi kararlar verdiğine, verilerde gömülü olan eşitsizliği referans alarak bu eşitsizliği devam ettiren kararlar verdiğine dair çok sayıda örnek var. İş dönüp dolaşıp bu teknolojiler ve algoritma tasarımcıları kimin yanında, kimin kontrolü altında sorusunun cevabına geliyor.

Orhan Selim'den (Nâzım Hikmet) kısa bir Beethoven pasajı...

Müzik ve yapay zeka alanında bu tür "reklam kokan hareketler" dışında neler olup bitiyor?

Aslında müzik ve diğer konularda YZ çalışmalarını belli bir mesafeden takip ediyorum. Müzik ve makina öğrenmesi konusunda araştırmalar var. Ancak makinalar öğrenince biz de öğrenmiş oluyor muyuz, onu bilemiyorum. 'Araştırma müzik teorisi olarak ve müziği anlayışımıza dair olarak bize ne katıyor, ne fikirler var içinde?’ ilgilendiğim asıl soru bu.