"Sanatçıyı özgürleştirmek için"

“Sanatçıyı özgürleştirmek için” başlığını taşıyan toplantı bugün yapılıyor. Toplantı öncesinde çerçeve metin oluşturuldu, tartışma başlıkları çıkarıldı. Sonbaharda büyük bir kurultay toplanacak.
Cumartesi, 29 Mayıs 2010 10:30

Geçtiğimiz aylarda çalışmalarına başlayan TKP Kültür-Sanat bürosu, bu alanla üretken bağı olan parti üyeleri ve parti dostu sanatçılarla birlikte “sanatçıyı özgürleştirmek için” başlığıyla bir toplantı düzenliyor. Bugün saat 13'te başlayacak ve Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Yıldız Binası'nda yapılacak toplantının üç oturumu “sanatçının siyasal sorumluluğu”, “sanatçının ‘çirkinlikle’ mücadelesi”, “sanatçının maddi koşulları ve üretiminin topluma ulaşma kanalları” olarak belirlendi.

Bugün yapılacak toplantıyla birlikte, başta Sanat Cephesi olmak üzere bazı yayınlara da yansıyacak olan yoğun bir tartışma sürecine girilecek. Sonbaharda ise çalışmaların bağlanacağı ve somut adımlara dönüşeceği bir “Sanatçılar Kurultayı” düzenlenecek.

TKP Kültür-Sanat Bürosu, konuyla ilgili çalışmalara bir çerçeve metin hazırlayarak başlamıştı. Sanat Cephesi dergisinde de yayınlanan bu metnin ardından tartışmalara katkı sunmak amacıyla, değişik sanat dallarına ilişkin sorular hazırlayan büro, bir yandan da bu sorulara yanıtlar üzerinde de çalışıyor. Bu kapsamda bir toplantının ilk kez yapılacağına dikkat çeken büro yöneticileri, Parti’de doğrudan kültür sanat alanında görev almayan çok sayıda kişi olduğunu, onların da bu alandaki çalışmalarla ilişkilendirilmesi açısından toplantının büyük önem taşıdığını belirtiyorlar.

Büro yöneticileri, konuya yalnızca TKP’nin gereksinimleri açısından bakmadıklarını, bununla birlikte ciddi iddiaları olan bir devrimci partinin, Türkiye’de sanat dünyası bu haldeyken fazla yol alamayacağının açık olduğunu özellikle vurguluyorlar. Konunun sanatçı cephesinden de benzer bir önem taşıdığı hesaba katılırsa, toplantının zamanlamasının ne kadar isabetli olduğu ortaya çıkıyor.

Toplantıya sunulan bazı sorular
Çürümeyle tanımlanabilecek bir toplumsal dokudan roman karakterleri çıkarmanın zorlukları hesaba katıldığında, edebiyatçı gerçeklikle ilişkisini hangi kanallardan kuracak?

Edebiyatçı ile okur arasında giderek büyüyen uçurumu kapatmanın yolları nedir, “yapıt kendini zaten anlatır” ne denli sağlıklı bir yaklaşımdır?

12 Eylül filmleri olarak tanımlanan ve Türkiye insanının yaşadığı büyük trajediyi yansıttığı oranda “kabul gören” filmlerin bugünkü piyasa zihniyetine hizmet edip etmediği ne kadar sorgulandı?

Aykırı örnekleri cesaretlendirmek için neler yapılabilir?

Geçmişte “ilerici” bir eksende hızla politikleşen tiyatronun bugün gerici ideolojiler üzerinden politikleşmesinin tek nedeni ekonomik kuşatma mıdır?

Türkiye’de gelişkin kentli sanat müziği, “popüler müzik”in toplumda yaygın bir kabul gördüğü günümüz ortamında, kendisini elitizme düşmeden nasıl var edebilir?

Politik müzik, dar anlamıya ajit-prop müzik olarak anlaşılmayacaksa, kendini hangi ideolojik değerlerle geliştirebilir?

Plastik sanatlar eğitimine yönelen gençlerin “piyasa” beklentileri ne kadar belirleyici? Reklam ve diğer sektörler ülkemizdeki yaratıcıyı ne ölçüde kuşatıyor?

(soL - Haber Merkezi)