İKSV'nin konsepti Kamusal Sanat Laboratuvarı tarafından belirlendi: Anne ben insan mıyım?

İKSV tarafından ENKA Vakfı, Petkim ve VitrA eş sponsorluğunda düzenlenen 3. İstanbul Tasarım Bienali’nin konsepti, Kamusal Sanat Laboratuvarı tarafından belirlendi
Haber Merkezi
Salı, 01 Kasım 2016 10:18

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından ENKA Vakfı, Petkim ve VitrA eş sponsorluğunda düzenlenen 3. İstanbul Tasarım Bienali, 22 Ekim’de başladı.

‘Biz insan mıyız? : Türümüzün Tasarımı: 2 saniye, 2 gün, 2 yıl, 200 yıl, 200.000 yıl’ başlığıyla, Beatriz Colomina ve Mark Wigley küratörlüğünde düzenlenen 3. İstanbul Tasarım Bienali, “insan”ın 200 bin yıl boyunca tasarımla kurduğu ilişkiyi, arkeolojiden son teknolojiye, tıptan mimarlığa, bilimden iletişime birçok farklı alanda inceliyor.

3. İstanbul Tasarım Bienalinin konsept başlığı ise, iki yıl öncesi bir protestodan tanıdık geliyor. Fulya Erdemci’nin küratörlüğünü üstlendiği 13. İstanbul Bienali’nde (2016), Erdemci’nin Andrea Phillips ile birlikte eş-küratörlü olarak düzenlediği “Kamusal Simya” programı kapsamında konuşmalar, atölyeler, seminer ve performanslarla kamu kavramının nasıl dönüşmeye devam ettiğinin tartışılması planlanmıştı. ‘Kamuya Hitap Etmek’ başlıklı 22 Mart 2013 tarihli oturumda, farklı dernekler, oluşumlar, ve kolektiflerin girişimiyle 13. İstanbul Bienali’nin Kamusal Programı’nın “Kamusal Simya” oturumu protesto edildi. Bu girişimde “Bienal güzellemesi oyunlarının bozulması dileğiyle” örgütlenen çeşitli gruplar, Kamusal Direniş Platformu adı altında bir araya gelmişti. Bunlar Kent Hareketleri, Açıkalan Sanat Kolektifi, Kamusal Sanat Laboratuarı, ArtHack, Homur Mizah ve Karikatür Grubu, Öğrenci Kolektifleri, Gündoğusu Sanat ve Düşün Topluluğu, Red Fotoğraf, Bağımsız Sanatçılar ve Bağımsız Üniversite Öğrencileri’ydi. Bir deklarasyon okuduktan sonra, grup hep birlikte Konstantin Kavafis’in “Barbarları Beklerken” şiirini okurken, sahnede de “Anne Ben İnsan Mıyım?” pankartı, o anda yazılanıp, hazırlanmıştı.

Bu protestonun bileşenlerinden Kamusal Sanat Laboratuvarı, oturuma müdahale ettikleri sırada sahnede sergiledikleri ve oradakilere sordukları performansın sorusunun, bugün 3. İstanbul Tasarım Bienali ekibi tarafından tasarım bienalinin yeni konsepti olarak tanıtılmasından memnun olduklarını vurguladıkları bir açıklama yayınladılar.

Kamusal Sanat Laboratuvarı, ironik bir dille, Gezi Parkı Direnişi sırasında Gezi Parkı’na da taşıdıkları performansın pankartından esinlendiklerini ve 3. İstanbul Tasarım Bienali’nin konseptini bu şekilde belirlediklerini duyurdular.

Bienalde yer alan projeler, tasarımın insan hayatını, bedenini, yaşadığı gezegeni ve zamanı nasıl kökten değişikliklere uğrattığını da gösteriyor. İKSV ve 3. Tasarım Bienali küratörleri, konsept danışmanlığı iddiası konusunda henüz bir açıklama yapmadı.